açıkçası ilk yarı sinirden kendimize kerkinirken, 2. yarı taktiksel bazı dokunuşlar gerçekten işe yaradı. okan hoca taktisyenliğini konuşturdu. ama şu da var, sahada bir iletişimsizlik vardı. bu iletişimsizlikten dolayı da zaman zaman gereksiz top kayıpları yaptık. tabii o topu kazanan juventuslu oyuncular da beceriksizlik yapıp ya değerlendiremedi ya da topu aldığı gibi geri verdi. resmen bahtsızların savaşı oldu. ben manet atacak olsam bunu yazardım. bahtsızların savaşında kazanan cimbom. zira maçın bazı anlarında özellikle ilk yarıda amatör gibi hatalar yaptık. juventus da keza öyle. sara'nın attığı golde torreira'nın topu dürtememesi, lang'ın yetişememesi ama juventuslu defans oyuncusunun uzaklaştıramaması. yine mesela boey'in attığı golde de bi bahtsızlıklar. top garip bir şekilde ayaklara dolandı. o aradan topu alıp boey'nin gol atması. hakikaten tarihe geçen bir maç.
ikinci yarı taktiksel ve oyuncu değişiklikleriyle başlamazsak kesinlikle bir rezalet daha ortaya çıkacak.
adamlar gelmiyor, adamlar basmıyor, adamlar bekliyor. bizimkiler kendilerini yormakla meşguldü ilk yarı. 60'dan sonrası facia olabilir allah korusun. acil taktiksel değişiklik!
biri kafa sutunu rakibe dogru çeler, biri atak yerken adamini kaybeder, otekisi ileride top kaptirip ellerini yana dogru acar(ki bundan cok gol yedik son donemde). amator gibi top oynuyoruz resmen. elin oglu 2 kere geldi, 2 defa tiklatti gitti.
yusuf demir ve berkan gitti. yerlerine 2 oyuncu yazilacak o cepte. 3. kisi kim olacak kadrodan cikarilan?
bir de yazilacaklar var: noa lang, boey, asprilla, renato nhaga
biraz sakat bir durum. kimse buraya dikkat cekmedi sanirim olduysa da ben kacirdiysam affola.
bir de metehan zaten cezali agustos'a kadar. onu da listeye yazabiliyor muyuz sirf kontenjan doldurmak icin yoksa cikarmak zorunda miyiz? garip garip haller kafamda.
sahte 40 milyon euroluk teklifle kendini dev aynasinda zanneden enayimiz. ancak anadolu takimlarina karsi şov yapar o kadar. hicbir zaman oyle 40 milyon euro etmeyecek. ama arkadas nasil inandiysa maasinda artis falan istedi, maclara cikmadi. şoyle bir sanri var, iste yorgun, ustunluk kuramadi. alakasi yok. 28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçında o kadar yoktu ki sahada, bir kac kere de jakobs'un kendisine donup pas opsiyonu olarak gordugunde eliyle diger tarafi isaret etti. bu yorgunlukla falan aciklanabilecek birsey degil. rakipte kendisinin muadilleri de kendisi kadar maca cikti. komik komik analizler yapiliyor. dedigim gibi ancak anadolu takimlarina karsi fark yaratir. o kadar. asla city gibi takimlara karsi varlik gosteremez. olan bizim paramiza oldu.
20 veren varsa paketleyip gondermemiz lazim. o bile zor. 40 milyon euro teklif gelmis de biz de yedik. suyun karsi tarafi cok guzel operasyon cekti, bizimkiler de yedi.
28 ocak 2026 manchester city galatasaray maçında bu sezon hep oldugu gibi. jogging ustasi. kara ekran bey diyeceksiniz. def edin gitsin su herif su takimdan. yeter artik. kerem denen lord voldemort muptelasi heriften kurtulduk bundan da kurtulma zamani geldi. 5-10 ne veriyorlarsa paketleyin gitsin. artist herif.
city gözü kapali tak tak tak tak oynuyor. kusura bakmasinlar da, guardiola bosuna guardiola olmadi. biz en son ne zaman boyle tak tak tak oynadik? hatirlayan var mi? 2 sene onceki takkm makine gibiydi ama dar kadro tercihleri yuzunden havlu atmistik hatirlatirim. bu macin oluru bu. sane rezillik cikmasin diye canini disine takiyor. ama maalesef rezillik cikacak belli oldu.
21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçında gosterdi ki, kendisinden 1 tane daha olsa, bambaska bir seviyede olacagiz. oyunu yonlendirmesi, defansa katkisi, orta sahadaki katkisi (kac kere 2 ila 4 oyuncunun arasindan siyrildi sayamadim) gercekten muazzam. ıyi ki varsin.
müsaade ederseniz kendisini tebrik edecegim. 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçında antoine griezmann'ın ayagini raket gibi kullanarak, topu dondurmek suretiyle cok guzel falso verdigi serbest vurusu kurtardi. hatta pozisyonu tekrar izledim, hani azicik sanssiz olsa top ellerinden de kacabilirmis. onun haricinde guzel bir mac izledik. kaleye yonelen topta abdülkerim bardakcı topu cikarmisti bir pozisyonda, orada muslera olsaydi kedi gibi atlardi, orada bi hatasini gordum. keske o tarz karambollerde biraz atılgan olsa. o da oldu mu zaten cok iyi kalecilikten mukemmel kalecilige terfi edecek. ıyi ki varsin kocum. verilen para mara falan artik onemsemiyorum. onu da yoneticiler dusunsun bana ne.
kendisini cok severdim, hep de destekledim. kirdigi rekorlar falan oyle kolay kolay kirilacak rekorlar degil.
-bir sezonda en fazla puan toplayan takım/teknik adam
-bir sezonda en çok galibiyet alan teknik adam
-75. galibiyete en hızlı ulaşan teknik direktör
-ligde en fazla şampiyonluk gören isim (oyuncu ve teknik direktör toplamı)
-ligde üst üste galibiyet rekoru: 17 maç
-iç sahada üst üste kazanma rekoru (21 maç)
-deplasmanda üst üste galibiyet rekoru (17 maç)
-süper lig'de üst üste en çok maç kazanan teknik direktör (17 maç)
-iç sahada üst üste gol atma rekoru (35 maç)
evet bunlar gercekten saglam rekorlar.
ama futbolda dün dündür, bugun bugündür. 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçında galatasaray'in aciz olmadigini gostermek zorundadir.
maclarda puan kayiplari olabilir, 100 tane bos kaleye sallarsin sanssizlik olur, yan yatar camura batar top bir türlü girmez, olabilir. super futbol oynarsin, gelecege dair umut verirsin ama o gun sanssizsindir, kabul edilebilir. bir suru sakatlik olur ama takimin huviyetinde yazan sistem ve oyunu diger oyuncular oynamaya calisir, becerirler beceremezler aman deriz sanssizlik oldu kabul ederiz, yine destekleriz.
ama ben burada sozlukte, cevremde, sosyal medyada gordugum ve taraftarin sıkıntı olarak gordugu ortak kavram "acizlik". kimse galatasaray'i aciz gormeye tahammul edemiyor.
21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçında skordan bagimsiz, takimi aciz gosterecek her turlu tavir, ifade, aciklama, oyun vb. ciddi anlamda kendisinin ipini cekecektir. kendisine ve ozellikle takima ceki duzen vermesi sart.