yönetim maç sonu toplantı yaptı ama bir sonuç yok, inşallah artık daha fazla görmezden gelmezler, şampiyonluk için daha fazla hata yapma şansımız kalmadı, bu adam yapamıyor, beceremiyor, ısrar etmenin gerçekten manası yok...
çünkü gene puan kaybedeceğiz... işin ucunu kaçıracağız...
serdar süper hoca demiyorum ama yeni biri gelene kadar takımı hata yapmadan taşır, geçen sene gördük, bu saçma hataları yapmaz... kendimize devre arasına atalım gerisi o zaman düşünülür...
son anda salih'le can' ı almasıda ayrıca komik, demek ki aslında maçı kimin kurtarabileceğini de gayet iyi biliyor ama son ana kadar uygulamıyor...
alınacak yeni teknik direktör de inşallah gene şu saçma cümleleri duymayız;
" başkanın bana anlattığı beşiktaş projesine inandım ve bu projeye dahil olmak istedim....birlikte başaracağız"
bunları duymak ve biliç, valentin ismail, giovanni senaryosu yaşamaktan bıktık....
lucescu ayarında bir adam almazlarsa bu saatten sonrası zaten çok zor...
seneyede aynı saçma senaryolarla gireriz....
bakalım yönetim bu süreci nasıl yönetecek...bizi bu kaostan nasıl çıkaracak, bunu da gerçekten çok merak ediyorum.
bu adamın beşiktaş'ın başında kaldığı hiçbir gün bize huzur yok...
van bronchorst o kadar süper bir kadro ile başladı ve o kadar süper değişiklikler yaptı ki!!!! neden sonuç alamadık???
gerçek bir winner...
bu maçta hakem kötüydü eyvallah ama ne zaman iyiydi, biz bu yarışı ne zaman eşit şartlarda kazandık ki, biz hakemi federasyonu da yenip şampiyon olmak zorundayız.
sözde beşiktaş yazarı, ağzı yalama olmuş karakter yoksunu tiplerden üç kuruşluk top oynamış cincona övgüler duymak beni şaşırtmıyor, kinlendiriyor. tamam biz kötüydük ama otoban fareleri iyimiydi allah aşkına, hakem ittirmesiyle ancak aldılar maçı. asıl soruın şu ki biz bildiğimiz kuyuya düşüyoruz, düşerken şaşırıyoruz, zaten hakem ittirecekti, yollarına kırmızı halı serecekti, biz bunun hazırlığını yapmadıysak sorun bizdedir. hakeme, federasyona kızalım ama bu bizi yolumuzdan alıkoyar, biz hakeme, federasyona rağmen şampiyon olacak planlar yapmalıyız. öyle toz pembe bir yolumuz olmayacak hiçbir zaman... çok iyi taranferlerimiz var evet ama her bölge için adam gibi transfer yapmadık, sezonun ilk başında alınan skorlar yanılttı, yanılmayacaksın, yanılamazsın, bir sezon kanatsız biter mi, nasıl bu riski alırsın?!!!
şu an geleceğimizi bu maç ve hakem üzerinden kurarsak gene aynı çukura düşeriz, transfer yapmak zorundasın, transfer... hakemlerde değişmeyecek sana yapılan pisliklerde azalmayacak, hatta puanlar kafa kafaya gelsin bakın daha neler neler oluyor...
valentin ismail, fernando santos, carvahal... bunlar beşiktaş'ı kaldıracak hocalar değiller, giovanni de bunlardan farklı bir ışık vermiyor. hata bir kere yapılır, iki kere yapılır üç, dört, beşi yaparsan artık bu hata değildir....
hiçkimse yaptığı saçmalıkları söylemiyor, söyleyemiyor galiba, arka arkaya bu kadar hata yapılmaz...hiç bir yönetimde bu kadar hataya tepkisiz kalmamalı, herkes profesyonel, giovanni iyi adam kalbini kırmayalım diyerek bu iş olmuyor.. bu iş böyle giderse de beşiktaş için iyi olmuyor...
yönetimin giovanni'ye hatalarına rağmen sonuna kadar sahip çıkacağını düşünüyorum... o zaman hatalarını söyleyeceksin bu adama, bir şeyler yapmak zorundasın...
profesyonel bir ekip kur, ''beşiktaş haftalık gelişim raporu'' hazırlasınlar, bu raporun içinde teknik analizler, gelişim analizleri, tespit edilen hatalar, tavsiyeler olsun bir nüshası yönetimin önünde, bir nüshasıda giovanni'nin önünde olsun, oda bilsin yaptığı hataları, hatta göremiyorsa saçmaladığı yerleri, bu raporla bir şekilde göstersinler...
futbol iyi topçuyla oynanır, iyi topçun var yeteri kadar ama onlara destek verecek askerin yok, immobile neden defansa kadar gelip top alıyor ki, kanada destek veriyor, orta sahaya destek veriyor? çünkü top gelmiyor adama, yok immobile hata yapıyormuş da cart curt, nasıl yapmasın? 35 yaşında adamı bu kadar koşturan futbol aklı hata yapmıyor, immobile mi hata yapıyor, fotoğrafa tersten bakmak bu.... zaten sen bu adamı koşturmayacak organizasyonu yaparsan adam koşmaz, sen ona adam gibi top getirmeyince koşuyor, iyi ki koşuyor da ,ileride çoğalabiliyoruz, aksiyon oluyor....ya oda koşmasa ne olacak, her işi de adama mı yaptıralım...
giovanni ali ece'ye demiş ki, bir transfer sezonunda kadro toplanamazmış, toplanır kardeşim, siz toplayamadınız, yapamadınız. çünkü yönetimin vizyonu vardı ama planı yoktu. kendilerine fazla güvendiler, çok konuştular, yaptıklarını görüp, yapamadıklarının sonucunu akıl edemediler....
bazı şeyleri zaman gösteriyor, istediğiniz kadar cümleyi süsleyin, sonuçlar yaptıklarınızı da yapmadıklarınızı da gösteriyor....gerçek bu kadar açıkken bunu süsleyerek konuşmak anlamsız...ali ece de diyemedimi ki, burası başakşehir değil, burada sadece başarılı olanlar tutunur, yapamazsan yollarlar, kimse sana sabretmez,
ya adam ışık verir, başarı geleceği bellidir, o zaman taraftar zaten sırtında taşır, bağrına basar...ama şu anda ben bir ışık göremiyorum... ha bu sene şampiyon olacağız ama giovanni'ye rağmen şampiyon olacağız....
mario''yu alıp yabancı kontenjanını kullanana kadar, amir hadziahmedovic 6 numarada 8 numarada kulübünde gayet kullanışlı bir yedek olarak kalırdı, opsiyonun olurdu, son 7 maçtır oynuyor, hiç olmazsa duran toplarda da, kornerlerde de bir tehditin olurdu, topun başına gedson geçmezdi...
ndour top ayağında iken çok iyi topçu, şiir gibi akıyor ama bütün hikayesi bu, top ayağından çıkınca yok, tamda en önemli yerde bir kişi eksiğiz, uzun top yok, amir belki o klasta topu süremez, adam geçemez ama rakip adamda onun yanından öyle kolay geçemez ve sürekli amir akan oyunun içinde kalırdı, gayet klas uzun toplar atar, oyunun yönünü, hızını kontrol ederdi, kar zarar dengesine bakıyorum zarardayız,
salih keza öyle, al salih'i ortaya, ortayı kapat, çek gedson'u sola, salih ortayı, gedson solu süpürsün, top oynatmazsın bu kılçıklı cincona, sâlih'in asist beklentisi her zaman vardır, ceza sahasında salih varsa orada da illa ki gol vardır, ya oyunu, ya alanı açar bir şekilde sana gol attırır.... kornerlerde, serbest vuruşlar da ceza sahasını karıştırabilecek tek oyuncun salih ve sen ona hayalet muamalesi yapiyorsun, gerçekten yazık, mario'nun bulduğu dakikaya bakınca gerçekten çok yazık ve ayıp...
sen elindekini analiz edemeyeceksen neden oradasın, serdar topraktepe bundan ön kere daha teknik direktördür. geçen sene o kondisyonsuz, yeteneksiz, moralsiz takıma iş yaptıran serdar, bu maçta okancık'ı öttürürdü. kadroya dar diyoruz ama geçen seneye göre öyle geniş, öyle geniş ki, siyahla beyaz gibi, kadroyu asıl daraltan giovanni'nin futbol mantalitesi....
her maç sürpriz yaşamaktan ben yoruldum, futbolun doğruları belli, yapamıyor, göremiyor...
ersin'den zerre umudum yoktu ama bu maçta ersin'de beni şaşırtan şu oldu, üstüne gelen çok hızlı şutları tek hamlede havada sönümledi ve yakaladı, çoğu kaleci buna mert ve muslera da dahil olmak üzere bu kadar net topu havada sönümleyemez... hele ersin bunu yapacak olsa ödüm kopardı, çocuk çalışmış, vazgeçmemiş.... takdir ettim...
ersin'de kusur çoktu ve bence bizim onu kiralık vererek gelişmesini sağlamamız lazımdı... ona en büyük kötülüğü sergen yaptı, gazla kaleci olunmaz....
ersin'de karar verme mekanizmalarında sıkıntı vardı, peşin peşin pozisyon alıyordu, top ayaktan çıkmadan gideceği yere doğru atlıyordu. yan topta, bire birde karar alamıyordu, sadece topu son ana kadar ısırırcasına takip edip, top adamın ayağından çıkmadan hareket etmese çoğu saçmalığı yaşamayacaktı, yaşatmayacaktı...kaleci antrönerlerinde de, kendisinde de suç vardı, burada taraftar en masum olanıydı...çok sabretti...
yer tutuşu da düzelmiş, madem top havada iken korkmadan bu kadar net takip edecek cesaretin, yeteneğin var bunu sadece gözlerinle, ellerinle değil tüm vücudunda yap be ersin kardeş, azıcık ayak refleksine çalış, ayaksız kaleci mi olur, olmaz, karadüzen atlama, sadece son ana kadar bekleyip top nereye gidecekse ona göre atlasa çoğu olay çözülecek...
mesele şu ki teknik ekip saha dışında ne kadar iyiyse saha içinde o kadar kötü ve inatçı, takımın kondisyonu yıllardır ilk defa bu kadar iyi, belli ki futbolcularda teknik ekibi seviyor ve mutlular, mutlu olmayan taraftar çünkü göz göre göre, bile bile aynı hatalı kadroda ısrar ediliyor. lucescu hariç şu teknik ekiplerde kalite skalasında, bir ortasını bulamadık zaten, hocanın oyuncu tercihleri de değişiklikleri de, hatta inadına oyuncu değiştirmeden oyuna devam ettirmesi de gerçekten çok kötü,
taraftar semih'e ve muçi'ye oynadıkları futbol nedeniyle kızıyor ama ben inadına yanlış yerde oynatıldıkları için direk giovanni'ye kızıyorum, bile isteye adam harcıyor. muçi'den de semihten de, rafa'dan da kanat olmadığını, olamayacağını anlamamak için maçlarını okuyamamak, algılayamamak ya da inatlaşmak gerekir. mario'yu bugün satılığa çıkarsan iddia ediyorum süper ligden tek bir talibi bile çıkmaz çünkü daha kötü top oynayan bir orta saha bu ligde yok. adam formsuzsa 40 dakika oynatır anlarsın, sen inadına bunu yapınca, adamı sahaya sürüp takımı her seferinde 10 kişi oynatıp aşağı aşağı düşürünce bizim kafalar oynuyor artık.
rafa'dan semihten, muçiden kanat olmaz, olunca gardın düşer, düşüyor, onur bulut'tan olur, onlardan olmaz. olunca da arkasını açık bırakırsın, gelir girerler. asıl sorun öndeyken, arka taraf dağılınca sonrasında çok adamla yakalanan masauka'ya svenson'a söverler. şundan eminim beğenmedikleri can'ın ölüsü bile kanatta bu kadar boşluk, açık alan bırakmaz.. arabada sadece bir dişli bozulunca nasıl arıza çıkıyorsa, tamir etmezsen daha büyük arızayla karşılaşıyorsan takım savunması aynen öyle işliyor. bu kırık dişliler tüm mekanizmayı dağıtıyor... almaya kalksan semih gibi forvet, muçi gibi 10 numara yedeği bulabilecek misin, hayır bulamayacaksın, o zaman neden bu adamları sahada sapır saçma pozisyonlarda harcarsın...
immobile top alamadığı için her maç koşmaktan şişiyor, şimdi onada laf söylenmeye başlandı, tek tek bütün futbolcularımızı harcayacağız bu gidişle, allah'tan gedson'u satamadık, dün lyon gedson'u geçemedi. adam tazı ciğerli, bize şu karavana transferler yerine gedson'un yarısı iki tane kanat gelseydi, bu ligde de avrupa'da da sonuna kadar gider, siler süpürürdük.
yönetim gayet güzel gidiyor, sessiz devrimler yapıyor ama bu transfer işi yönetiminde acemiliğine geldi, transfer piyayasına hakim değiller anlaşılan, bu kadar güven veren bir defans hattı bu kadar klas bir kadro kurmuşken neden tamamlamazsın, anlamak mümkün değil. neyse, benim giovanni ile derdim yok hatta sempatik bile geliyor ama ben önce beşiktaşlıyım, bu giovanni ile ekibi bu kıvamda gittiği sürece kesinlikle hiçbir yere hiçbir şey yazmayacaktım ama giovanni 'ye rağmen maçı kazanınca mutluluk sarhoşu olduk...beşiktaş bu sene şampiyon olacaksa inşallah giovanni'ye rağmen şampiyon olacak...
hoca konusu fazla uzadı diye millet kılıç çekiyor, öfkeleniyor, bu artık forumda ciddi bir üslup sorunu halini almaya başladı. genel konuşacak olursam, saldırgan cümleler kurunca, birileride bunlara cevap verir, cevap vermeyince de, kendi kendine haddini bildirdim diye düşünüyorlar herhalde ki, sınır çizip yargı dağıtmaya başlıyorlar. beşiktaş'ın çizgisine yakıştığı sürece, kimse kimsenin sınırlarını çizemezbunun sonu yok ama dur'u olmak zorunda. ben bu üslup sorunu, kişisel garip çıkışlar devam ettiği sürece burada artık sadece okuyucu olacağım... burası forum, kendini ispatlama, otorite kurma yeri değil, normal hayatında bir pozisyonun olabilir, sözünde dinleniyordur ya da tam tersi, kimse seni ciddiye almıyordur. ama burada kimse kendini daha beşiktaş'lı diye etiketleyip, rüzgar yapamaz. ya yanılıyorsan, ki en çok yargı dağıtanlar, her konuda çok fazla konuştukları için en çok yanılanlardır, süper adanmış ve yetenekli adamlarda olsa bu böyledir. kendi fikrini söyle geç, o kadar, neden ileri gidersin ki, ileri gidince de pişmanlık ifade etmekte yok, özür dilemekte kimseyi eksiltmez, hatta özür dilemeyi bilmekte çok önemli ve değerli bir vasıftır. ben kimsenin günlük öfkelerini, içsel sorunları nedeniyle yükselmesini alçalmasını görmek istemiyorum.sadece beşiktaş yararına düşünülmüş fikirleri, etiketlemeden konuşulabilen bir özgürlükte görmek istiyorum. giovanni'nin bu kafada gideceğini düşünüyorum, inşallah yanılırım ama perşembenin gelişi çarşambadan bellidir. dertleniyorum, içim sıkılıyor, derdim de beşiktaş, bakıyorum benim gibi dertlenenlerin, içini dökmesi, fikrini söylemesi ile ihanet ilişkilendiriliyor, bunu yapma haddi kimsede olmamalı, bu en en basit tabiri ile söylüyorum, sağlıksızdır. bende içimden bu saçma teknik ekibe katlananlar, ses çıkarmayanlarla ilgili çok iyi şeyler geçirmesem, öfkelensem, gelip burada insanları etiketleyebilir miyim? buralar bu teknik kadro kafası ve inadı nedeniyle daha çok karışacak...ben bu gidişatı zaten yeterince kafaya takıyorum, daha fazlası beni rahatsız eder. burayı ilk günden beri zaten okuyordum, yazılan ve okumadığım tek bir cümle bile yoktur. bundan sonra gene okuyucuyum... ben hiç bir beşiktaşlı ile kavgalı olmak istemiyorum, kimi kırdıysam özür dilerim...hakkını helal etsin...
hoca bazı konularda çok net, çok bariz hatalar yapıyor, kimse kendi ayağına sıkmaz bunu bilerek yapmıyordur. mesele şu, hatanı gördükten sonra neden müdahale etmezsin. dün maça neden bu kadar saçma bir kadro ile çıktın. hadi çıktın neden arızayı görünce müdahale etmiyorsun. ya da göremiyormusun... dün iki takımında kadrosunu selçuk inan'a kurdursalar muhtemelen böyle bir kadro isterdi, birtek kaleye ersin'i eklerdi... mario'nun (hazır) olmadığını görüyor ısrar ediyor, can hadi kötü, istenileni veremiyor deniliyor ya, mario kadar mı kötü oynar, o kadar kötü olması mümkün değil, 67 dakika neyi seyrettin, neden seyrettin. kadroda aynı anda cher ndour, ernest muçi, rafa silva, joao mario olmaz, olamaz...olursa da işte böyle olur... bunlar teker teker iyi topçular olabilir ama aynı anda oynarlarsa takımın önce gücü sonra motivasyonu kırarsın, karşı takımın beşiktaş karşısında oynamaya cesaret edemeyeceği futbolu zorla ama zorla adamlara oynatırsın. karşı takıma çalışmamışsın, umursamıyorsun demektir bu. takımda sadece penaltıcı belli, ne kornerleri ne de serbest vuruşları kimin, nasıl atacağı, kimin nerede nasıl pozisyon alacağı belli değil, bir organizasyon yok, doğaçlama gelişiyor her şey. bir iki kişinin ayağına bakıyor... şu anda bronchorst' un en büyük düşmanı bizzat kendisi... bu saçmalığı neden yaşayalım, her maçta başka bir saçmalıkla karşılaşıyoruz. saçmalama abicim, aklın yolu bir, yapma ısrarla aynı hataları, aynı hataları yaparsan sonuç değişmeyecek, kötü antep'e top oynattırdık, yapma bunları....