şu kaos ortamında bana göre en mantıklı yerli arda turan,
en mantıklı yabancı razvan lucescu.... günün sonunda kim gelirse destek vereceğiz ama inşallah uzun vadeli bir plana uygun birisi gelir...
herkes destek olursa haziran'a kadar serdar hoca götürür ama iş öyle değil arada bir seçim daha var ve hata yapma şansı yok, yaptığı seçim sonuç getirmezse kendi ayağına sıkar, seçimi kaybeder. ben hata yapacağını zannetmiyorum. kim gelirse gelsin birileri kafadan karşı çıkacak, aşırı saçma bir adam gelmediği sürece başkan'a söyleyecek laf yok. kendi ayağına sıkacağını zannetmiyorum.
senin şu her lafa zıplama huyun geçmeyecek, bari zıplayacaksan algını aç öyle yap bunu, ben sergen'den nefret ediyorum, bunu defaatle söyledim. gene söylüyorum, sergen=0
o önemli ve yüksek hafızanda yer bulamamış ama geçmiş orada duruyor, zıpladığın yerleri bir kontrol et. sergen benim için seçenek bile değil ama giovanni kadar da leş değil, giovanni'yi kalkan yapıp neyi anlatmaya çalışıyorsan onu direk anlat. hokkabazlığa gerek yok. mesele yerli yabancı meselesi değil, beşiktaş'a yakışacak kalitede adam meselesi. tercihen yerliyi tercih ederim tabiki ama daha iyi yabancı bize uygun rakamlara gelecekse yabancıyı isterim. hangisi beşiktaş'ın menfaatine ise onu isterim. karnından konuşma, açık konuş
bu takımın ruhu eksik, tekniği eksik eyvallah ama en başta aklı eksik, serdar topraktepe'yi giovanni'ye 100 kere tercih ederim ama şu anda sahada doğru bir kurguda yok, bu kadar çok topsuz oyunda olmayan ruhsuz adam aynı anda sahada olamaz. giovanni'nin ruhu kaçmış bir kadro vardı sahada. günümüz futbolunda bir takım sadece bir tane koşmayan adamı idare edebilir, hadi iki olsun, oda rafa, i'mmobile, bu ikisi varken muçi, musratiyi de aynı anda sahaya atamazsın, atarsan da işte böyle üzerler. takımın topsuz oyun mücadele gücüne, toplu oyun birlikte hareket etme gücünü toplasam, çarpsam, karesini alsam, hangi hesabı yaparsam yapayım vasata yaklaşamıyor. böyle fantezi olabilir mi? olamaz. gördük zaten dün, rize gibi bir takımın bize ikinci lig kupa takımına basar gibi rahatça basabilmesi, hiç bir şekilde çekinmemesi, korkmaması bundan... öyle pahalı transferlerdense akıllı transferler lâzım. nokta atışı, fayda-maliyet hesabı yapan bir transfer sezonu diliyorum. atiba gibi, rosier gibi, josef gibi transfer lazım bize, inşallah fikret orman gibi futbolu bilen geleceği kurgulayan bir ekip kurulurda, rakipler kadar para harcamaya gerek kalmaz. başka da bir yolu yok zaten...
herşeyi anlıyorumda bir beşiktaş'lının bu fikret orman nefretini bir türlü anlayamıyorum. adamı sevmemek için sebep ne? şımarması mı? akıllı şımarık, akılsız eşşekten on kere daha iyidir. gördük başımıza gelenleri....
şu adayları ve yaşananları gördükten sonra fikret orman da aday olmadığına çok pişman olmuştur.
yazık oldu beşiktaş sevdalılarına....
arda'da, fatih terim'de, aykut kocaman da beşiktaşlı...
elbette sorsan inkar ederler ama gerçek bu.
hatta lefter ve metin oktay da beşiktaş'lıydı, bizim çok saygı duyduğumuz efsanemiz dediklerimizin de bir kısmı beşiktaş'lı değil.
ben arda'ya okeyim, yükselenim beşiktaş dediğinde de bunu kast ediyordu, çocukken tuttuğun takımdan vazgeçemezsin.
bu sergen muhabbeti canımı çok sıkıyor, iki başkan adayı da sergen diyor. ikisinden de soğuyorum. sergen sadece mevcut kadroyu oynatır. bize sürekliliği olan, takımı her geçen gün ileri götürecek adam lazım. teknik direktör bitti sanki, serdar topraktepe'ye şans verirlerse tepki çekeceklerini mi düşünüyorlar.bu orantısız kadroyu gayet de dengeli götürüyor topraktepe. bu adam dengeli kurulmuş alternatifli bir kadroda fırsatı hak ediyor bence...
dortmund futbola dair bütün tasarımı kendi yaptıktan sonra saha içini tecrübesiz nuri'ye düşünmeden veriyorsa, bizde adam gibi bir kadro kurup verebilmeliyiz.
çünkü sergen'le bir plan yapamazsın, sürekliliğin olamaz, gelişemezsin, adamın yarını belli değil...
inşallah sadece seçim vaadidir...
hakem dö.t lalesinin önde gideni, yetenekli mi yetenekli, ama kaşar mı kaşar, pozisyon avantajlarını bu kadar net yorumlayıp oynatabilen yeteneğe sahip olup, djiku'ya değilde gedson'a sarı kart vermek kaşarlık ötesi, bunun karşılığı artık küfürlü olur...
allah'a çok şükür ki, moronho bize gelmemiş, çok şükür ki giovanni'den kurtulduk... çok şükür ki küçükken tişörtünün altından gizli gizli çok sevdiği fenerin formasını giyerek beşiktaş altyapısında oynadığını iddia eden sergen bizi reddetti. cehennemin dibine....
giovanni'nin bu maçı analiz edipte alma ihtimali zaten hiç yoktu..
eğrisi doğrusuna denk geliyor,
çok çok iyi oldu....
son iki yıla baktığımızda açık ara en başarılı teknik direktör serdar topraktepe... kupaya o rezil ötesi kadroyla bizi o taşıdı...
her geldiğinde mevcut kadroyla bize en doğru oyunu o oynattı.
sadece bazı maçlar da ki oyuncu değişikliklerinde hata vardı ama kararı tam olarak verebiliyor muydu bilemiyorum...
geçen sene muhtemelen samet, mahallenin her şeyi bilen abisi modunda, şöyle yap, böyle yap diye her şeye karışıyordu,
samet değilde mehmet, ahmet,,,, her maç özgür iradesiyle kadro çıkartamadığı kanaati vardı bende...ve bence bu bizzat serdar hocanın yüzünden çok belli oluyordu. . bu maça bizzat kendisinin herkesten bağımsız çalıştığı belli, fenerin zaaflarını çok iyi analiz ettik derken ki gururu ses tonunda vardı. gerçektende tebrik edilecek kadar iyi çalışmış...keşke pilot takımımız olsaydı da orada pişip gelseydi ama öyle bir şansımız yok.. yönetimin acilen ekibine profesyonel katkılar yapması gerekiyor...
takım mücadele ediyor, josef gibi adamın yoksa salih'i kesemezsin bu orta sahadan, kesemezsin. salih'i beğenirsin beğenmezsin bilmem ama adam orta sahada kemik gibi duruyor. top oynatmıyor rakibe, hele bide gedson'la birleştiler mi orta göbek kapanıyor.
karşıda o çok övülen fred ve amrabat bile olsa o göbek kapanıyor... bize böyle istekli hırslı oyuncular lazım. salih nerede nasıl duracağını çok iyi biliyor. pas hatası yapması, topu ayağında gereksiz tutması, ayağından geç çıkarması onun kronik hastalığı zaten bunları da yapsa italya'dan bu tarafa geri gelmezdi...
sadece salih meselesi değil, forma adaleti de yoktu. adalet olmazsa motivasyonda çok büyük mesele haline gelir. sadece iki adamı küstürsen takımın içi kaynamaya başlar. çok kişiyi küstürdüler. bu yönetilemeyen aptalca çatışmanın yansımaları takımın içine o kadar girmiş ki, herkes şirazesini kaybetmişti.
samet aybaba'yı hiç sevmem, konuşacağım dediğinde, hiç konuşmamasını istedim ama çok çok iyi oldu. iyi ki konuşmuş, keşke çok daha önce ayağına bassalarmışta çok daha önce konuşsaymış...
savaşın ortasında komutansız kalmış ordu gibiydik, çok yaşayasın samet...
hakem dö.t lalesinin önde gideni, yetenekli mi yetenekli, ama kaşar mı kaşar, pozisyon avantajlarını bu kadar net yorumlayıp oynatabilen yeteneğe sahip olup, djiku'ya değilde gedson'a sarı kart vermek kaşarlık ötesi, bunun karşılığı artık küfürlü olur...
allah'a çok şükür ki, moronho bize gelmemiş, çok şükür ki giovanni'den kurtulduk... çok şükür ki küçükken tişörtünün altından gizli gizli çok sevdiği fenerin formasını giyerek beşiktaş altyapısında oynadığını iddia eden sergen bizi reddetti. cehennemin dibine....
giovanni'nin bu maçı analiz edipte alma ihtimali zaten hiç yoktu..
eğrisi doğrusuna denk geliyor,
çok çok iyi oldu....
son iki yıla baktığımızda açık ara en başarılı teknik direktör serdar topraktepe... kupaya o rezil ötesi kadroyla bizi o taşıdı...
her geldiğinde mevcut kadroyla bize en doğru oyunu o oynattı.
sadece bazı maçlar da ki oyuncu değişikliklerinde hata vardı ama kararı tam olarak verebiliyor muydu bilemiyorum...
geçen sene muhtemelen samet, mahallenin her şeyi bilen abisi modunda, şöyle yap, böyle yap diye her şeye karışıyordu ve bu bizzat serdar hocanın yüzünden çok belli oluyordu. . bu maça bizzat kendisinin herkesten bağımsız çalıştığı belli, fenerin zaaflarını çok iyi analiz ettik derken ki gururu ses tonunda vardı. gerçektende tebrik edilecek kadar iyi çalışmış...keşke pilot takımımız olsaydı da orada pişip gelseydi ama öyle bir şansımız yok.. yönetimin acilen ekibine profesyonel katkılar yapması gerekiyor...
takım mücadele ediyor, josef gibi adamın yoksa salih'i kesemezsin bu orta sahadan, kesemezsin. salih'i beğenirsin beğenmezsin bilmem ama adam orta sahada kemik gibi duruyor. top oynatmıyor rakibe, hele bide gedson'la birleştiler mi orta göbek kapanıyor.
karşıda o çok övülen fred ve amrabat bile olsa o göbek kapanıyor... bize böyle istekli hırslı oyuncular lazım. salih nerede nasıl duracağını çok iyi biliyor. pas hatası yapması, topu ayağında gereksiz tutması, ayağından geç çıkarması onun kronik hastalığı zaten bunları da yapsa italya'dan bu tarafa geri gelmezdi...
sadece salih meselesi değil, forma adaleti de yoktu. adalet olmazsa motivasyonda çok büyük mesele haline gelir. sadece iki adamı küstürsen takımın içi kaynamaya başlar. çok kişiyi küstürdüler. bu yönetilemeyen aptalca çatışmanın yansımaları takımın içine o kadar girmiş ki, herkes şirazesini kaybetmişti.
samet aybaba'yı hiç sevmem, konuşacağım dediğinde, hiç konuşmamasını istedim ama çok çok iyi oldu. iyi ki konuşmuş, keşke çok daha önce ayağına bassalarmışta çok daha önce konuşsaymış...
savaşın ortasında komutansız kalmış ordu gibiydik, çok yaşayasın samet...