ilk yarısı ile ikinci yarısı arasında gece-gündüz gibi fark olan maç.
ilk yarı yarım pozisyona girebildik sadece. rakibe de bir pozisyon verdik ve golü yedik. bence golde en büyük franky'nindi. solda topla buluşan adam çok rahat sürüp orta açtı. çalım bile atmadı, dümdüz top sürdü. franky de çok geri kaçtı. içerde çevirilen topa alanyalı çok rahat vurdu. hem lemina hem thor çok boş bırakmış oldu rakibi. o kadar vuruş imkanı olan adam da abandı zaten topa.
ikinci yarı 1-1 yapana kadar etkisizdik ancak golden sonra güzel toparlandık. 2-1 sonrası ise skoru 4-5 yapabilecek pozisyonlar bulduk. sıkıntımız zaten bu. sokamıyoruz topu. sonra kendimizi sıkıntıya sokuyoruz. ancak bu sefer rakibin tehlike yaratmasına hiç izin vermedik. kasımpaşa maçındaki gibi savruk değildik. yunus çok önemli bir faktör bizim için. topun değerini biliyor. kasımpaşa maçında sahaya atabilseydik o maçı da tutardık.
kötü oyun, iyi oyun farketmez 3 puanı yazdırdık hanemize. bu takım yeni bir takım değil, gayet güzel top oynadığı zamanlar vardı. hep böyle kalacak değil. o yüzden galibiyet önemliydi.
yazdım silindi. franky yakar bizi demiştim. yaktı bile.
hakem thor'a yapılan faulleri inatla vermiyor. morata tertemiz alınca zırt düdük.
gerçekten takımda orta açabilen tek bir isim yok. eren sıfıra iniyor çıkaramıyor, barış önden kesiyor kısa kalıyor, franky, sara değişen bir şey olmuyor.
şuan görünen takımın tek ilacının yunus akgün olduğu.
hat kırıcı pas atan kimse yok.
yine dünya liglerinin hiçbirinde denk gelmeyecek sakatlık denk geldi bize.
ya kale ağzından 4 gol kaçırdık. hala bireysel diye kafa ütülüyosunuz. hakem gidip rezalet bir penaltı çalıyor siz de çanak tutuyosunuz.