ilk 11 için değil de kadro derinliği için yapılan bir transfer olduğu için bir şansının olduğunu düşünüyorum. ilk 11 için alınmış olsaydı aynı girona’da istenmeyen adam olduğu gibi galatasaray’da da çok hızlı bir şekilde istenmeyen adam haline düşerdi. çünkü hala patlama yapması beklemen bahsedilen potansiyelinden uzak olan bir futbolcu. skills videolarında çok güzel dribling ve çalım sekansları ile güzel şutlarını görüp yükseliyor insanlar ama o videoların bir de top kaybına gereksiz çalım denemeleriyle pozisyon batırmaya dönen bir kısmı var videolarda yer almayan. hala sabır edilmesi gereken bir futbolu da olan bir çocuk. tabi 22 yaşında bir futbolcu da artık global futbol dünyasında çok genç görülmüyor artık oyununu geliştirmiş olması bekleniyor ama umarım bizim kimyamızla bir uyum yakalar ve patlama yapar diyelim.
dediğim gibi kadro derinliği için düşünülerek gelmesi kendisi için de bizim için de bir şans baskı biraz daha düşük olur sabır yüksek olur sanırım.
ama hoca kendisini net bir 10 numara olarak düşünür de direk üzerine o pozisyonun yükünü yüklerse bence sezon sonu ayrılığı ilk gününden gerçekleşir.
emre utkucan yanlışlıkla fm 2024 kurdu herhalde. zira kendisi fm 24 wonderkidlerinden biridir, hatta en yüksek potansiyel gelişim puanı olan gençlerden biriydi. tabi gerçek hayatta öyle bir gelişim gösteremedi, bir sürpriz olur bizde patlar mı bilinmez tabi bazı meziyetleri olan futbolcu geldiyse umarım olur da bizde patlamasını yapar diyelim.
kadro mühendisliği açısından bakarsak tabi ki aradığımız profil değil hatta alakaya maydonoz misali bir hamle açıkçası. 3. bölgede zaten lang transferi de biterse elinde en çok top sürmeyi seven, sprinter özellikleriyle öne çıkan futbolcu eksiğimiz olmayacak. bize daha çok 3. bölgede hep söylediğimiz vizyonu yüksek, oyun varyasyonlarımıza çeşitlilik getirecek yaratıcı bir hücumcu lazımken bambaşka profillerle ilerlemesek şaşırtıcı olurdu. teknik heyeti ve scout ekibini bu açıdan yürekten tebrik ediyorum inanılmaz istikrarlılar kadro mühendisliği işinde!
"isteğe bağlı satın alma opsiyonu" ibaresi olmadığına göre zorunlu olmasa da şarta bağlı alınması gereken bir opsiyon olduğu doğru gibi. umarım abuk sabuk şartlarla yapılmamıştır bu opsiyon.
transfer yapsak da zaten şampiyonlar ligi 2 maçında oynatamayacağız düşüncesiyle yine 30-40 milyonluk oyuncu kovalattırıp 28 ocağı bekleten başarısız bir futbol insanıdır. 28 ocağı bekletirken şampiyonluğu da satmıştır. kadro mühendisliği hakkında bilgisi bu kadar acizane bir seviyededir. 12-13 milyon verip genç şu maçlarda değerlendirecek oyuncu transferine engel olan da eminim kendisidir "mesela alex toth". bugünkü durumda en az yönetim kadar suçlu kendisidir. bugün ki maç puan kaybı tamamen kendisinin yanlışlarıdır. 40 milyona elit oyuncu kovalattırmak yerine 2-3 tane 10-15 arası parlak 20-23 yaşlarında futbolcu koysa kadroya bu maçı kaybetme ihtimali bile yoktu. galatasaray'ın sorunun elit oyuncu eksikliği değil de kadro derinliği 10 numara eksikliği olduğunun farkında bile değil. 11-12 tane 40 milyon değerli oyuncuyla kadro kurmaya çalışıyor. fifa oynayan insan yapmaz böyle rezalet planlama.
akıl alır gibi değil 8 eksiği olan gaziantep futbol takımına karşı rezalet bir futbol oynadı galatasaray. adamların eksiği bizim 2 katımız.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
geçen sene şubat aylarından oynadığımız az alkmaar maçlarından sonra en acı duyarak izlediğimiz maç. biz süper ligin bayern'i olmayı beklerken bizi bu durumu izlettiren dursun özbek yönetimi ve okan buruk heyetine çok teşekkür ediyorum!
oshimen'siz hücum varyasyonları, torreira'sız tek taktiği olan pres oyunu bir hiç olan teknik direktör.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
sevgili okan buruk hocamızın sevmediğim ve takımın ileri seviyeye gitmesine engel olan eleştirdiğim bazı yönleri hep vardı ki genelde ofsayt entrylerim hocayı eleştirdiğim konular üzerinden oluşur.
her şeye rağmen sevmediğim eleştirdiğim yönleri olsa da bu seneye kadar eksikliklerinin kapatılabilecek hocanın da bunları geliştirip düzeltebilecek şeyler olduğunu düşünür memnun olmadığım şeyler olsa da hoca değişikliğinin daha kötü süreçler getirebileceğini düşünerek okan hocanın devam etmesinden yanaydım.
maalesef artık fikirlerim bu sene ortalarına doğru değişmeye başladı ki artık o hayalimizdeki süper ligin sefiri olmuş "bundesliga bayern'i gibi" galatasaray ile okan buruk hocayı bağdaştıramıyorum ve o hayale giden yolun okan hocayla ilerleyebileceğini düşünmüyorum. ayrıca ben bu hayalin siyasi engellemelerin olmadığı, siyasilerin elinde pelesenk olmaktan kurtulan bir süper lig oluşumunda bir gün gerçekleşeceğine yürekten inananlardanım.
ya nankörlük etmeyin 3 sene üst üste şampiyon olmuş hocayı bu kadar kolay kaybedemeyiz düşüncesine gelirsek de. sevgili arkadaşlar bu bir başarı mı evet son derece güzel bir başarı ama bu başarı maalesef ne okan hocanın üst düzey teknik direktörlük başarılarıyla ne de dursun özbek yönetiminin üstün planlamalarıyla olan bir durum değildi.
- bu başarıya mesela ali koç bu süreç içerisinde bir çok galatasaray personelinden çok destek vermiştir bu yadsınamayacak bir gerçektir. adam 8 sene boyunca her sezon illaki kendi kendilerini zora sokacak ya bir transfer saçmalığı ya bir teknik direktör saçmalığı yapmayı başarmış bana göre burak elmas dahil türk futbol tarihinin en kötü kulüp başkanıdır. başkan değişikliğinde de fenerbahçedeki kıpırdanma olumlu hava ve transfer stratejisindeki gelişme bunun en büyük kanıtıdır.
-mesela bir çok enrtyde birçok yazar arkadaşımızın bahsettiği galatasaray tarihinin en iyi imkanlarıyla geçen bir dönemde eli çok güçlü bir teknik ekip olduklarını hepimiz biliyoruz ki bu imkanlar sadece maddi imkanlar değil sanırım daha önce bahsedilmemiş ama bazı şeyler maddi olarak da açıklanamayacak şeyler. bunlardan biri de oshimen transferidir, bu da tamamen yönetime ve teknik ekibe galatasaray kültürünün ve uluslararası güvenilirliğinin getirdiği bir imkandır. oshimen'i türkiye'ye transfer etmek sadece maddi imkanlarla yapılacak bir iş değildir. ya da napoli'nin kalkıp kadro dışı bırakacağımıza galatasaray'a verelim fikrine kapılması bu kültür ve güvenilirliğin getirdiği bir şeydir. ve geçen sene son günlerde oshimen sürprizi gerçekleşmese o sezonu şampiyon bitirme olasılığımız çok düşüktü.
bu bahsettiklerimle şahsi fikrimdir, çoğu teknik direktörümüz bu başarıyı yakalardı bence. ki son döneminde çok eleştirmişimdir ama fatih terim hocamızla şuan belki birkaç adım daha da önde olabilirdik.
tabi bizim için süperligi götürmek en ezeli rakibimizden 1 adım önde olmak, avrupa'da da kısmi bir heyecan yaşasak bir üst tura çıkma mücadelesi versek, ilk 16'da mı kalacağız acaba 24 garantimi süreci yeterli geliyorsa tabi ki riske girmeye gerek yok okan hoca bu seviye için bulunmaz kaftan herkes hemfikirdir sanırım. maalesef benim için öyle değil ve okan hocanın da bunun üzerindeki seviyelerde yeterli olacağını düşünmüyorum.
-3 senenin sonunda oturmuş bir oyunumuz bir sistemimiz yok, büyük avrupa maçlarına küçük takım mantığı ile 90 dakika öldürücü press ve hayatının maçını oynama taktiğiyle çıkıyoruz bu şekilde liverpool'u yendik hepiimiz için sevindirici bir maçtı uzun yıllar sonra ama bu sürdürülebilir bir başarı örneği değil. oshimen gibi bir aygırı en uca koy bir şekilde baskı kur ilerde press yap golü buluruz sisteminden başka bir oyun gören var mı arkadaşlar ben göremiyorum ufak sekanslar dışında.
hocanın kadro mühendisliği konusundaki yetersizliğini zaten uzun zamandır tartışıyoruz ama bence artık tartışacak bir konu bile değil ki hocanın bu konuda fikir sahibi bile olmadığı bariz artık. sevgili hocamın bir lafı var "12 kişiyle mi oynayacağız" diye taraftara sitem ettiği bunu lemina transferinde söylemişti ve taraftar zorla lemina'yı aldırmıştı ve geçen sezonun şampiyonluğunda belki de en önemli etkenlerden biriydi.
ama ben bu sözün derinlemesine bakıldığında hocanın birçok açığını da ortaya çıkardığını düşünüyorum. günümüz futbolunda atık o ilk 11 mantığı çoktan eskide kaldı ki teknik ekipler artık planlamalarını ilk 11 mantığıyla değil ilk 15 - ilk 18 mantığıyla götürüyorlar. mesela 3 iyi orta saya ve onları yedekleyecek 2-3 rotasyon oyuncusu yerine sezon boyunca eşit sayılarda oynayacak 4 hatta 5 orta saha yada 2 iyi defans 2 de rotasyon oyuncusu yerine 3 iyi defans ve bu 3 oyuncunun dönüşümlü kullanımı gibi iyi ve esnek kadro mühendislikleri yapmanız gerekiyor artık. maalesef bizim hocamız daha orta saha derinliğinin bizim gibi bir takım için ne kadar önemli bir konu olduğunun farkında bile değil. ya davinson'u sene başında 10 galatasaraylıya sorsan 9'u sol stoper oynamaz derdi. hoca oynar dedi 40 küsür milyona singo'yu aldık zor maçlarda singo sağ stoper davinson sol stoper, çıtır maçlarda singo sağ bek davinson sağ stoper apo sol stoper sezonu götürürüz planlaması yaptı daha ilk ciddi maçımızda 5 tane yağladılar bize davinson hayatının en kötü maçını çıkardı. bir daha da kendisi de davinson'u sol stoper oynatmadı hiç. ama bunu görmek çok zor bir şey değildi ki.
hücum 4'lüsünde 1 tane yaratıcı oyun yapabilen çok yönlü oynayabilen futbolcumuz var o da şükürl3er olsun ki galatasaray kültiri kendisini buraya getirdi leroy sane. forvetimiz arkasında oyun yapabilen 3 lü olsa bugün yaptıklarının 3-4 katını yapacak belki ama adam ekmeğini her maç taştan çıkarmak zorunda kalıyor. yunus'u 10 numara da yeterli gördü çünkü okan hoca. yunus'un yeterliliğini geçtik futbol kariyeri boyunca full sezon devamlılık gösterebilmiş bir çocuk değil. sonra sara'dan 10 numara çıkarmaya çalışıyoruz onun da performansı çöküyor icardi oshimen falan deniyoruz bilimum saçma sapan şeyler. bugün leroy sane ve oshimen varken metrens gibi bir tamamlayıcımız daha olsaydı 10 numarada takımın oyun sistemi bambaşka yerlerde olmaz mıydı?
sonuç olarak hayalimizdeki galatasaray için artık risk alınması gereken zamanlardayız, bir sistem ve sürdürülebilir bir yapı kurmadan ilerlemenin imkanı yoktur. bir sistem kurmak istiyorsanız da ilk olarak bir sistemi bir planı olan teknik ekip hatta sportif direktörünüz olması gerekiyor. bazı profesyonelleriniz oshimen gibi leroy sane gibi size seviye atlattıracak isimler kovalarken bazı profesyonelleriniz de geleceğin yıldız adayları olabilecek sisteminize adapte olabilecek yüksek bonservis bedelleri getirebilecek yıldız adayları kovalamalıdır. teknik heyetiniz de bunun kadro mühendisliğini yapıp bu çeşitliliği iyi harmanlayıp sürdürülebilir futbol sistemini kurabiliyor olmalıdır. galatasaray gibi ilerleme seviyesinde bir takımsanız kadro yapılanmanız böyle olur. ne sadece direk 11 oyuncusu peşinde koşabilirsiniz ne de sadece yıldız adayı olacak genç oyuncu peşinde koşarak başarılı olabilirsiniz. ama 2 sini de iyi yapabiliyorsanız sürdürülebilir ilerlemeyi sağlayabilirsiniz.
kendisi net bir 10 numara olmadığı durumuna katılıyorum ama hocamız ve hatırı sayılır bir çoğunluktaki galatasaray taraftarı da kendisi varken 10 numaraya ihtiyaç olmadığını düşünüyor. çekişmeli, biraz sağlam orta sahalı rakipler karşısında bu eksiklik bariz göze batıyor.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
buraya mı yazsam oshimen başlığı altına yazsam çok emin olamadım lakin hocayla ve ekibiyle alakalı olduğunu düşündüğüm için buraya yazmak daha mantıklı geldi.
maçın ilk 30 dakikasında oshimen çok net 2 pozisyon kaçırdı; her ne kadar top class bir santrafor olmasına rağmen bu özelliğini bitiriciliğiyle değil daha çok ön sezileri ve fiziki canavarlığıyla sağlayan bir futbolcu da olsa, kaçırdığı 3 pozisyonun 2’si normalde oshimen’in kaçıracağı pozisyonlar değildi.
ilk pozisyonda o kadar rahattı ki 5-7 metre kadar yakınında rakip futbolcu olmadan top sürdü açışını ayarladı çok rahat iken topu kalecinin ayaklarına vurdu.
ikincisinde altı pasın içerisinde top önüne düştü boş kaleye bırakamadı.
üçüncüsünde ön sezisiyle rakibin pas arasına girdi geniş açıdan kaleyi görmesine rağmen plasesi dışarı gitti.
karşı takım kalecisi de bir o kadar kötü bir kaleci olmasına rağmen 3. sü aşırı net olmasa da ilk 2 pozisyonu kaçırması tuhaftı açıkçası.
maalesef ben bu durumu okan hoca ve ekibinin kadrosundaki oyuncuların bariz bir şekilde performans düşüklükleri yaşamasına bağlıyorum. açıkçası düzenli hücum ve bitiricilik antrenmanlarını doğru şekilde yapan bir oshimen bu 30 dakika içerisinde bu üç pozisyondan 2 gol rahat en kötü 1 gol çıkartırdı. belli ki okan hoca bu oyuncu grafiklerinin aşağı yönlü ivmelenmelerini görüp ekibiyle ilgili bir çalışma yapmayacak. bu minvalde acilen yönetimin bu konuda bir çözüm üretmesi gerekiyor. zira tarihi bonservis harcamaları yaptığımız bu dönemlerde oyuncu performansları koruyamayıp transfer obezliğine devam edersek elimizde satacak arsada kalmayınca soluğu vefa sezonlarında yerel lig maceralarında hapsolmuş şekilde buluruz. 75 milyon euro bonservis 25 milyon euro maaş verdiğiniz, 40-50 milyon euro bağladığınız sağ bekleriniz varsa bir zahmet teknik heyetiniz de bu oyuncuların performanslarını yukarı ivmelenmeli, en kötü stabil eğride tutabilecek yeterlilikte olmalıdırlar.
umarım okan hoca efsanesi heyecanıyla yanıp tutuşan sevgili sözlük yazarı arkadaşlarım “şahsımca çok aflarına sığınarak” bunu yapıcı bir eleştiri olarak değerlendirirler ve bir düşünürler.
(bkz: 13 aralık 2025 antalyaspor galatasaray maçı)
150 milyon euro para harcayıp en az 3 bölgeyi eksik bırakan futbol takımı.
38 yaşındaki mertens’in yarısı kadar 3.bölgeye yararıcılık katacak bir 10 numaran yok. bütün yaz dile getirilirken okan hoca ve beceriksiz yönetim orayı yunus ve sane ile idare ederiz diye görmezden geldiler, taraftarın da çoğu aynı fikirdeydi ama işin komik tarafı türk ligindeki seviyede idare eden adamların avrupa’da da idare edeceğimin sanılması. taraftar bu fikre kapılabilir de hoca nasıl kapılır anlamıyorum.
bugün 1 milyon galatasaraylı insana sanchez sol stoper de oynar mı diye sor 1000 kişi falan olumlu bakar, o kadar emindir çoğu insan sanchez’in sol stoperde akıl durması yaşadığından. yine asıl komik olan hocanın da bu 1000 kişilik akıl durması yaşayan grubun içerisinde olması.
sağ bekte sallai’nin iyi idare ettiğini düşünebilir çoğu insan ama galatasaray hocasıysanız avrupa’da durumun aynı olmayacağını sezebilmeniz gerekir.
zorla orta saha transferi yaptırılan takım, bu takımın hocası ve liyakatsiz transfer komitesi futbolun orta saha mevkisine karşı pek bir ilgileri yok sanırım. transfer komitesi santrafora takıyor teknik direktörü atletik hem sağ stoper hem sağ bek oynayabilen savunma oyuncusu alacam diye takılıp gidiyor.
takımda kadro mühendisliği düşünen teknik ekip dahil 1 kişi bile yok. abi biz sağ bek-sağ stoper oynayabilen oyuncuya 35 milyon euro veriyoruz ama bizde orta saha eksik sol stoperimiz yerel ligde bile yeri geliyor yetersiz kalıyor bu parayı böyle harcamayalım diye düşünen yok. hoca bütün yaz ya sacha’yı geri getireceğim ya singo’yu alacağım diye ömrünü yiyor.
3. bölge oyuncularının 1 tane bile ikamesi yok ki kendileri de net seni taşıyacak oyuncular değil ama 75 bonservis 100 maaş bağlayıp oshimen’i aldım diye bütün yaz böbürleniyorsun. adam her maç arkasındaki oyunculara sövüyor.
son gün oldu bitirdiye getirip belki orta seviye bile olmayan kaleciye 36 milyon euro bonservis veriyorsun.
bu kafayla da yine yerel ligde hakemiydi tffsiydi feneriydi takılırsınız işte. gerek var mıydı florya’yı satıp 150 milyon harcamaya?