katılıyorum. umarım gs ile tekrar denk geliriz.
kupa önemli bizim için. en azından son 10 senedeki 2. teneke olur şampiyonluğun gitmesi halinde. çift maç sistemi falansa yarı finalde gs gelmesini isterim özellikle, biz avrupa maçları oynayacağız yorgun döneceğiz lige onlar haftada 1 oynayacak. bizimle yapacakları ekstra 2 maç belki ligi etkiler onlar adına.
bizi hesaba katmıyorum artık oyun oturdu, gs'yi yenemedik bu saatten sonra kalan ne kadar maç varsa her kupada hepsini kazanacak bu takım diye düşünmek istiyorum.
ilahi adalet olsaydı geçen sene son maçta yenilirlerdi biz şampiyon olurduk. helalinden 99 puan, gs'ye sadece 1 puan verme, her yerde savaşan bir takım, trabzon'da linç edilmeye kalkılan bir takım..
yok ilahi milahi bir müdahale işte kötülerin dünyası. tüm dünyada onlar kazanıyor.
konuyla alakasız olacak ama şuna herkes 7 diyor şimdi hangi programı izlesem 7 puan farktan bahsediyor. insanlar gs 7 puan önde diye yazacak kafalarına artık. doğrusu 6.5 olmalı. bahis gol baremleri gibi. kalan maçlarda fenerbahçe 7 puan fazla alırsa 1 puan farkla şampiyon olacak, averajla falan değil. fark 6, ikili averajdan dolayı 6.5 doğru söylem bence.
neyse, evet gsliler çok tatminsiz, gergin bana göre de. bunun bir tarafı zaten 2 senedir şampiyon olmaları, beklentilerinin avrupa olması ve oradan elenmiş olmak olabilir. ancak diğer tarafı da kendilerine o kadar da güvenmemeleri bence. önümüzdeki 2-3 haftada bir puan kaybı yaparlarsa son haftaya kadar gidecek bu yarış umarım. 12 maç ligin 3te 1'i. bitti diye köşeye çekilmek bize bir şey kazandırmaz. her maçı alalım.
12 maç var. 6.5 puan fark var.
bizim 12/12 yapmamız şart bir kere bunu söyleyelim. gs üst üste 3 maç kazanamayacak kadar falan dağılmadığı sürece, kendi ilk puan kaybımızda şampiyonluğu veririz. öte yandan bittiğine katılmıyorum. yenilsek bitmiş olacaktı. kazansak şanslar neredeyse 50-50ye gelecekti. şu an galatasaray avantajlı. bana göre %70-%30 başkasına göre 60-40 başkasına göre 90-10'dur bir şey diyemem.
asıl mesele şu ama şubatta şampiyon ilan etmek kime ne kazandırıyor onu anlamıyorum. gsliler dün tatmin olmadılar oyundan skordan evinde beraberliğe yatıp 0.1 xg ile bitirmekten falan neyse biz şampiyonuz diye kendilerini teselli ediyor da, bizim bu kafaya girmemizin ne faydası var? sen kalan her maçı kazan. 94 puan oluyor. geçen sene 2 maç fazla 99 puan almıştık yani aynı performansı tekrarlamış oluruz. gs de 102 almıştı, onlar tekrarlayabilecek mi göreceğiz. 12 maç ligin 3te 1'i.
haftasonu kasımpaşa'ya bir yenilirler bir bakmışsın daha 11 maç kala 3.5 olmuş fark. bambaşka bir şey konuşuruz o zaman antalya'yı yenip.
futbol bu yani, gittik gs'ye 4 atıp eze eze ligin açık ara en iyi takımı olduğumuz sezon son maç şampiyonluk verdik.
12/12 yap ligde, rangers'ı ele. ne olacağına bakalım. olmazsa alışığız 11. sene olmuş olur, 2025-2026 şampiyonluğu hayalleriyle yola yeniden çıkarız.
keşke alex gelseydi. kadıköy'de göremedik malesef hoca olarak.
aynı gün 16.00'da gs kasımpaşa deplasmanına gidiyor. onun sonucuna göre motive olmaya bakacağız.. 12 maçlık bir periyoda giriliyor. ilkinde takılır da gs, bu maç iyi bir atmosfer iyi bir destekle bu periyoda güzel bir başlangıç yaparız umarım. kaybetmeseler bile, takımdan beklentim artık 12/12.
öncelikle dünkü derbinin hepimizde hayalkırıklığı yarattığı bir gerçek. orada gs'yi yener, farkı 3'e indirir şansları neredeyse eşitleriz diye düşünüyorduk buna göre hesap yapıyorduk. olmadı. şimdi 6.5 puanlık bir dezavantajla son 12 haftaya giriyoruz. bana göre şanslar %70-%30 gibi şampiyonluk için. bazı arkadaşlar bu gs bu kadar puan kaybetmez lig bitti diyebilir, bazıları çok kötüler zor deplasmanları var şampiyon oluruz diyebilir, görüş farkıdır. ancak geleceği görme gibi bir kabiliyetimiz yok. ilk yarıda evimizde galatasaray'a kaybetmek ve beşiktaş deplasmanında yenilmek bizi bu duruma getirdi. dünkü derbide, mourinho'nun planınının tuttuğunu, ilk yarı gs'nin yalnızca 1 kere ceza sahamızda topla buluştuğunu, ikinci yarı da plan dahilinde vurup 3 puanı almak istediğini ancak premier lig idmanıyla sahada olan tek futbolcu lemina'ya takıldığımızı düşünüyorum. eğer devre arası lemina'yı almasalar şu an puan farkı 3'tü bana göre.
bu maç geride kaldı, zamanı geriye alma şansımız yok. 24 maçta 58 puan almış ve uefa'da son 16'ya kalan bir takımımız var. hiçbir halt oynamadığı, avrupa'da maç kazanamadığı bu dönemi yine bir şekilde 6.5 puan önde geçmeyi başaran bir rakibimiz var.
açılan başlıklara bakıyorum da yangın yapılmış maçın hayal kırıklığıyla. eleştirilecekse sezon başı göztepe deplasmanı ve bahsettiğim gibi kadıköy'deki gs derbisi ile bjk deplasmanı üzerinden eleştiriler yapılabilir. ancak bu maçlar aylar önce oynandı bitti. şubat ayındayız. 2025'te mağlubiyetimiz yok ve ligde tek puan kaybımız bu maç. zamanı da geriye alamayacağımıza göre yapabileceğimiz tek bir şey var: ligde 12/12 yapmak ve rangers'ı elemek. başka şeyler konuşmanın şu aşamada bize hiçbir faydası yok. ne gs deplasmanında 0-0 berabere kaldık diye mourinho gider, ne ali koç istifa eder, ne de zaten şu an buna gerek var. bunların hepsi sezon bitince konuşulmalı. geçen seneki takımı 99 puanla 2. olmasına rağmen alkışladık ve bağrımıza bastık. bu seneki takım da 12/12 yapacak, 94 puan alacak ve gs'nin ne topladığına bakmadan bağrımıza basacağız.
bu sitede öfkeyle yazan renktaşımız çok fazla, umarım hep destekçi vs diye itham etmek istemezler beni. sadece mantığımla konuşmaya çalışıyorum. oynanan 24 maça dair değiştirebileceğimiz hiçbir şey yok. ancak uefa maçları önümüzde, çeyrek final şansımız yüksek. ligdeki 12 maç önümüzde hepsini kazanıp enselerinden ayrılmayıp gs'nin bjk, ts, samsun, göztepe deplasmanları, başakşehir, eyüp, kasımpaşa gibi ligin kalburüstü takımlarına puan kaybetmesini beklemek gerekiyor. yine olmazsa bu iğneler yine 100 puan bandında bir performansla sezonu kapatırsa yahut onlar kaybeder ancak biz de kaybedersek, o zaman sezonun son düdüğü çaldığında konuşulmalı neler olması gerektiği.
kendinizi üzmeyin, yıpratmayın, 6.5 puan önde olmasına rağmen hala ırkçılık vs. diye oraya buraya saldıran, mariborlu hakem algıları içlerinde patlamasına rağmen bundan utanmayan bu adamları sevindirmeyin. emin olun kendi içlerinde takımdan memnun değiller, hocadan memnun değiller, oyundan memnun değiller, şampiyonluğu garanti falan görmüyorlar ve dünkü 1 puana şükrediyorlar. gs bu farkı bir şekilde koruyup yeniden şampiyon olsa bile, bu okan buruk dönemi sona yaklaşıyor ve rezil kalite ligde hakemlerin ittirmeleriyle yakaladıkları bu son 3 sezonku saadet daha fazla devam etmeyecek.
gs'nin bir halt oynamadan avrupa'da maç kazanamadan türkiye ligi'nde iki senedir 100 puan bandında performans göstermesi çok sinir bozucu evet, o yüzden kazansak bile kalan maçlar nolur vs diye pesimist bir noktadan bakan arkadaşları anlıyorum. ancak adamları 3 sezondur kadıköy'de yenemiyoruz. geçen sene kadıköy'de yensek şampiyonduk, bu sezon kadıköy'de yenmiş olsak yine şu an lider gidiyorduk. bunu da gözden kaçırmayın yani. içeride artık bu takıma karşı yine seri yapmamız lazım.
öte yandan, geçen sene yendiğimizde sadece 1 maç kalmıştı ki orada bile acaba mı oldu. gs dün puan kaybedebilirdi, hatay'a puan kaybetti birkaç hafta önce. geçen seneki güçlerinde değiller bu maçtan sonra daha 12 maç var ciddi deplasmanlar dahil. o yüzden ne uçup kaçmak lazım şampiyonuz diye, ne umutsuz olmak lazım.
bir maç rakip yatar, bir maç hakem yardım eder, bir maç çok iyi oynar kazanırlar ama 4.sünde ayakları taşa takılabilir. futbol bu.
orada yaptığımız seri beni biraz geriyor.
jesus senesi dışında 10 senedir hiç kaybetmedik asy'de.
geçen seneki çok özel ekstra bir galibiyetti. bu kadıköy'de gs'ye yenilip gidip orada yenme işi bir yerde patlar. kadıköy'de bunlara tekrar seri yapmamız lazım. sürekli rams mı telekom mu ne sikkim kasabasıysa orada galibiyet hesabı yaparak sezon geçiremeyiz gs ligde bizle aynı seviyedeki tek takım.
fakat bu maç özelinde daha formda olan takım biziz, eksiklerimize rağmen daha iyi kadro da bizde. mourinho ilk yarıda çok kötü bir performans sergilemişti. yine geçen seneki gibi redemption maçı ve bu sene şampiyonluğa gitme ihtimali geçen seneden kat kat fazla kazanırsak.
yine bir final yani. keşke şu jk'yı gidip yenmiş olsaydık da 3 puanla gitseydik, beraberlik de dünyanın sonu olmazdı.
haydi fener, bir şarkı daha.
osayi'ye sallayan arkadaşlar yeni 10 senelik komadan falan uyandılar herhalde. ferdi'yi sattık sol bekte mert müldür oynatıyoruz 🙂 osayi giderse de orhan şam seviyesi biriyle devam ederiz. asla kimseyi kaybetmemeliyiz yeni başkan gelene kadar. keşke cengiz ve nesyri'ye 40 milyon verilene kadar o "bu fiyata sol bekini satarsın" fiyatlarına satılan ferdi de kalabilseydi. bu yönetim kimin yerini doldurabilmiş? tek iyi örnek fred herhalde.
bir şekilde bir sistem kuran takım başarıyı yakalıyor. bunun her yerden örneğini verebiliriz.
amerikan sporları tamamen bu sistem üzerine kuruludur. draft sistemiyle bazı takımlar yapılanırken bazıları şampiyonluğa oynar, sonra yapılanan takımların zamanı gelir. iyi yönetilirsen ve doğru koçu bulursan şampiyonluk adayı olursun senin vaktin geldiğinde.
ingiltere, mourinho'nun meşhur röportajı hatırlayalım, man city için söylediği. "football heritage" "investments from the past" şifreler bunlar. bu takım naptı premier lig'de son 10 seneyi domine etti. şimdi düşüyor. yerlerine kim geliyor liverpool ve arsenal (chelsea'yi saymıyorum bu sezon iyi olsalar da) liverpool naptı? ingiltere'nin dalga konusuyken klopp'u, van dijk'ı, salah'ı getirdi iskeleti kurdu ve son 5 senedir başarılı olmaya başladı. arsenal naptı? arteta'ya çok uzun sabretti, mesut'u gönderdi, sakalarla odegaardlarla nüveyi kurdu. 3 senedir şampiyonluğa oynuyor.
türkiye'ye gelelim. beşiktaş feda sezonuyla beraber tr'de hatırladığım tek başarılı "rebuilding" örneğini yaptı. şenolla da kimyayı tutturup 13-14 ve 14-15 sezonlarında iyi futbol ve iddialı olmaya başlayan bir ekip, 2015-2018 arasında da ligi büyük oranda domine eden bir ekip kurdular.
örnekler ortada. biz real madrid değiliz, türkiye'ye getirilebilecek adamların seviyesi, maddi gerçekler ortada. zararın neresinden dönersek kardır. yıllardır bu sene şampiyon olmamız lazım dedik olamadık. iyi gençler de geldi ardalar ferdiler büyük paralara satıldı, fredler, tadicler, dzekolar da geldi yıldızlar yine olmadı olmuyor.
yıllarca dokunulmazlığı olacak asla kovulmayacak bir hoca, genç oyuncular, zeki bir başkan ve yeniden yapılanma. başka çare görmüyorum.