ali koç bi sal bizi. sal, akalım coşkun denizler gibi.kaldırmamız gereken kupalar var, sal bizi sal.
1 sene içinde çok donanımlı ve futbol bilgisi dehşet iyi bir yönetim kadrosu gelecek. inanıyorum buna.
0-2 skor ile bir maçtan fazlasını kaybettik.yani sadece bir maç kaybı yaşamadık.• samet tam düzeliyordu onu kaybettik• dzeko’nun her maç üzerine ekleyen prime formu vardı(yaşına göre), derbide yara almıştı, form diye bir şey kalmadı, onuda kaybettik• özgüveni kaybettik• pozitif atmosfer derbiden önce vardı, derbi sonrası sarsıldı, bu maçta o atmosfer devrildi• hoca tartışılır oldu, güveni kaybettik• taraftarla futbolcular arası pamuk ipliği kadarda olsa bir bağ vardı, onu da kaybettik
bu zemin bu atmosfer, tam istifa kokusunda, hadi yapabilirsin ali başkan. bırak ve yüreğimize su serp.
bence maçın 4-5 e gitmemesinin sebebi.atletic’in golü samet’in ikramı sonrası kolay atmalarından. genelde rakibe ilk golü beleşten atanlar, rehavete kapılıyor.
aynen.çok kral futbol oynamışız gibi bir de rakibe horozlanmıyorlar mı..
12.12.2024 perşembe gününün en güzel haberi.ali koç: tamam bırakıyorum.
bu şanlı formayı giyen sahadaki 11 lavuğu tanıyabiliyor musunu? kim bunlar??topu kazanıp, ileri oyun açıp atak yapacaklarına, geriye stoper dönüyorlar.napıyorsunuz siz aq, kendinize gelin.
çaresizlikten şöyle bir hayal kurguladım..ismail kartal’ı jose’nin ikinci asistant manager’i alıyorsun göreve.tr maçlarını çaktırmadan ismail hoca taktik-motivasyonu veriyor, tek yetkili o.avrupa maçı kampına giriyorsun, tek yetki jose’ye geçiyor.çaresizlikten valla..
renkdaşlar bir çoğumuz sezon başlarken zaten kadronun yetersiz olduğunun farkındaydı, yüne farkındaydı, tekrar farkındaydı.fenerbahçe olarak senin kollanan takımlara üstünlük kurabilmen için kadronun aktif oynayan (-tılan) oyunculu kadro değerin en yakın rakibinden en az %33 fazla olmalı. misal igs 240m euro kadro değerinde, senin 320m değerinde ama zekice planlanmış kadro kurman gerekirdi. yoksa nasıl yeneceksin yapıyı, kargaları.
bakın çöpler yazıyorum, bunlardan acilen kurtulunmalı, yok tutalım biz yakışıklı çocuk, bana söz verdi düzelcek filan derler inanmayın..
djiku: adamda zamanında müdahale yok, sezinleme yok. fiziken görüş açısı kapatıp defans yaptığını zannediyor. yenildiğimiz iki derbide de oynadı.
maximen: bu adam kilolu. cüssesine göre fazla topla dribling yapıyor, efor fazla, cüsse de fazla. oksijenin tamamı kaslara gidiyor, anahtar pas atmasına imkan yok. dribling çok iyi, iyi adam eksiltiyor, ancak oyunumuzu da eksiltiyor. 1-2 maçta gol atıcak tabi ancak küçük maçlarda. maç 70.dk 2-0 öndesin, al oyuna sana topu ayağına tutma fırsatı sunsun. bunun içinde euro maaş ve-ril-mez.
szymanski: çocuk ilk geldiği 10-12 maçlık istatistik hatırına iki sezondur takımda tutuyor kendini. istek yok, bi yılgınlık, zorla mı takımda tutuldun. teknik olarak, derinlemesine pas çıkarabilmesi lazım, yapmıyor. uzaktan şut denemesi lazım, korkuyor sakatlanırım diye yapmıyor. hayır kapısı mı bu klüp, sana maaş veriliyor.
ayrıca emre mor ne kadar gevşek ve odaksız bir oyuncu olsa da, szymanski ye verilen krediyi, emre’de harcasak(bir de yerli oyuncu) inanın kanatlarda çeşitliliğimiz olurdu. tadiç i tekrar sol a çekip, sağa emre yi oyuna alıp, rakibin markaj eşleşmesini boşa çıkarırdık.
sözün kısası, bu üç oyuncu tutulduğu sürece şampiyonlar liginde çeyrek finale bile uzanmak zor. önce bu deforlardan, safralardan, yab. kontenjanı işgalcilerinden kurtulmak gerek.
zamanında kargaların şamp. liginde başarı hedefi ile stopere kısa sürede olsa pepe yi çektiği vizyonu hatırlayın. bunlar strasbourg dan djiku çekiyor. nasıl bir akıl tutulması. koskoca fransa futbol otoritelerinin göremediği potansiyeli senin scout ekibin mi gördü yani?
tamamda renkdaş kaçırdığımız mutlak gol şanslarını gol yapsak 2-0. direkten dönenleri de eklesek 4-0 bilemedin, 4-2 maç bizim.
jose ne yapsın bu tabloda, sahaya girip golü kendi mi atsın. atamayana atarlar boş laf değil.