adam gibi bir stoperimiz olsa belki daha şanslı olacağımız bir maç.
ama rakibimizin kalecisini alacağız diye papatya falı açmaktan son gün 25 milyon kaleciye sıktık. peki oynanan oyun ne ? aynı kadroya rakibin kalecisi kalemizde olsa yine 2-0 mağlup durumda olurduk...
adam olmuyoruz ve asla olmayacağız. sahada victor osimhen olmasa 5 - 0 geride devre arasını bitirmemiz işten bile değildi...
al hocam leminayı stopere koy torreira yı orta sahaya ilkay falan çıkması lazım.
yoksa bu iş kötüye gidiyor.
adamlar her geldiklerinde gol atacaklar isterlerse...
hayır biz de hücum ediyoruz birşeyler deniyoruz ama yetersiz olduğumuz o kadar bariz ki...
yani nefret ettiren bir maç daha. isterlerse her ataklarında gol atabilirler. azap gibi bir maç. bu maçın geleceği aylardır belli. ama biz müthiş bir taktikle en ağır savunmacımızla haaland savunmaktan başka formül üretemiyoruz.
90 dakikalık azap...
yapacagınız işe de oynayacagınız topa da...
altıpastan dürteceksiniz ya...
birisi daga tasa atar, öbürü kendini yere atar, birisi topa vuramaz...
elbirliği ile tebrikler...
kendisini her nerede konumlandırıyorsa bir an önce ayaklarının yere basması gereken galatasarayın teknik direktörüdür...
8 şampiyonluğu olan fatih terim antreman sırasında kovuldu bu takımda. kendisi ne olduğunu bile anlamaz.
formsuz olabilir, her verdiği karar doğru olmayabilir, hatalı transfer yaptırabilir... ama ben 3 senedir ocak ayında çıkılan maçlarda yedeksiz oynamak istemiyorum ya. 2 sezondur aynı hikaye. bundan ders alınmıyorsa yapacak birşey yok. öyle kendini alternatifsiz falan da görmesin. arda turan, albert riera hepsi de bu görevi yapar. victor osimhen sahadayken sayılan isimler de bu takımı çalıştırır. zaten yokken kendisi de bir halt oynatamıyor.
saha dışında takımı ne kadar "yönetebildiği" de fernando muslera ve dries mertens takımdan ayrılınca ortaya çıktı.
bir de her maç sonu birşeylere ağlanmasından da gına getirdi. maç bitmiş hakeme saat gösteriyor insan biraz utanır ya.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
yardımcısıyla birlikte rezalet oynanan maçta tavla pullarıyla tabelada birşeyler deneyen teknik direktörümüz.
iki pas yapamıyoruz. tamam hava koşulları kötü ama sanki fb başka alemde mi top oynuyor? istediklerini gayette sahaya yansıtıyorlar. gerçi biz de onlara kötü oyunumuz ile yardım ediyoruz.
ikinci yarısı hiç umut vermeyen bir maç olarak devam ediyor. umarım şu maçtan gerekli dersler çıkarılır diyeceğim ama hem yönetim hem de teknik ekip olarak son derece kötü bir devre arası dönemi geçiriyoruz.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
dünya para verip aldığı kaleciyi hangi akla hizmet bu kadar önemli bir maçta sahaya sürmedi gerçekten inanamıyorum.
biz transfer yapana kadar adamlar resmen şu maça özel transfer yaptılar biz hâla hayaller peşinde koşuyoruz.
süper kupa ve olimpiyat stadı görünce gerçekten bir değişik oluyor.
herhalde ayrılığına sevinen veya sevinecek bir galarasaray taraftarı olmayacaktır diye düşünüyorum.
2 sezon boyunca takımı ve teknik ekibi bildiğin sırtlamış oyuncumuzdur. sahada yıldırılmak için bildiğiniz dayak yemiş, kendisine gaddarca yapılan fauller kartsız geçiştirilmiş hatta faul bile verilmemiş, attığı gollerde dakikalarca var kontrolleri yapılmış ofsaytlar icat edilip golleri iptal edilmiştir.
son büyük sakatlığından sonra eskisi gibi geri dönemeyeceği zaten belliydi. ama durumu bu çıkılmaz hale getiren dursun aydın özbek yönetiminin her alanda malum olan basiretsizliğidir.
bazı kısım taraftarın icardi ile olan sıkıntı kendisinin formsuz veya eskisi gibi olmaması değil. icardi kendisi eski haline dönmek için bir çaba sarfetmiyor. yaz başından beri fiziki durumu aynı hiçbir şekilde zayıflama ya da forma girme durumu yok. ama hala kendisini 3 sezon önceki fiziki durumundaymış gibi davranıp hiçbirşey de yapmıyor. rakip sahaya oyunu yığdığımız oyunlarda şu halinden daha kötü bir form durumu ile de iş yapar kendisi ligimizde. ama teknik heyet de kendisinden victor osimhen sahadaymış gibi bir oyun yapısında faydalanmak istiyor.
yapılacak şey, çözüm çok kolay iken kendisiyle olan ilişkimiz neden bu seviyelere geldi anlamlandıramıyorum gerçekten. kendisini biraz sıkacak 5 kilo daha verecek, teknik heyet de kendisinden victor osimhenin yaptıklarını beklemeyip ona göre bir oyun oynanırken sahaya atacak bu kadar basit. en formsuz haliyle bile gole ihtiyacımız varken sahaya atıldığında pozisyona giriyor olmamız tesadüf olmasa gerek.
hayır neden kızıyoruz anlamadım? sen at golü sen öldür oyunu sanki biz farklı oynuyoruz öne geçince.
ilkay gündoğan denilen nutellacıya izletmek lazım bu anları maçtan sonra bunlar senin eserin diye.