maçın sonundaki pozisyonun penaltı olup olmamasıyla ilgilenmediğim maç. zira artık bu ligde yıllardır yapılanlar öyle bir noktaya getirdi ki işi artık kimsenin gerçek umrunda değil. haliyle benim de değil. iki güne unutulur gider. herkese tavsiyem ortamlarda mehmet demirkol edasıyla ağızlarını yayarak "var protokolüne göre penaltı değil" "fifa kural kitabına göre penaltı değil ama verse bir şey diyemezsin" şeklinde konuşmalarıdır.

2 yıl önce hatayspor deplasmanında yedirdiği gol ve kötü futbol ile maçı kaybetmemize neden olmuş oyuncu. hatayspor'un başında da o gün volkan demirel vardı. bugün gençlerbirliği maçında yine kazımcan yine volkan demirel. futbolun ironisi.

kusura bakmasın kimse, şu haliyle herhangi bir profesyonel futbol liginde oynayabileceğini zannetmiyorum.

valla sinirdim deliriyorum. 2-0 ne güzel keyifli bir akşam olacak derken, orkun kökçü denen gereksiz adam yüzünden şu olanlara bak. peki, maçın 25. dakikasında beşiktaş stadı'nda maç 2-0 iken çıkan o kırmızı kart, kobani stadı'nda çıkabilir miydi ? tabi ki çıkamazdı.
üzgünüm artık fenerbahçe lig sonuna kadar puan kaybetmez, bizi de yenerler ve diken üstünde gideriz her maç geçtiğimiz yıllardaki gibi.

alabileceğimizi düşünmediğim oyuncu. bence akanji veya pavard ya da adı çıkmamış bir oyuncu gelecek. mevcut yönetimin operasyon kabiliyetini aşıyor bu oyuncu.

bu futbolcular, 20li yaşlarda toy, cahil çocuklar. antrenmana çıkmamak vb. şeyleri büyütmeyelim. ama maharet bu çocukları ikna etmekte, basındaki aparatları kullanarak milyonlarca taraftarın önüne atmakta değil. kalmaya ikna edeceksiniz, yöneticilik budur.

neom suudi arabistan dışında avrupa'dan bu yıl 70 milyon euroluk transfer yapmış. barış alper için 50-60 rakamlarına çıkmaları hiç inandırıcı değil kanaatimce mümkün de değil. galatasaray'a max 30'luk teklif gelmiştir, oyuncuya çok para vermişlerdir. bu teklifin arkasında nedense ali koç'un olabileceği kanaatindeyim.

evet, korktuğumuz başımıza geldi. aşağı yukarı 10 gündür aşağıda paylaştığım entrylerde anlatmaya çalıştığım üzere maalesef yine galatasaray'ın en zararlı çıkacağı şekilde menajer, yönetici, gazeteci, futbolcu denkleminde zarar gören taraf olduk. 1996'dan beri galatasaray'ı takip ederim, artık kim kimdir, kimin ajandası nedir anlayabiliyoruz.

hatırlarsanız bir süre önce osimhen transferi için dursun özbek'in 50 milyon euroluk şahsi kefalet verdiği söylenmişti. dursun özbek, ocak 2018'de gittiği baskın seçimi kaybetmiş bir başkan. sonrasında o dönem yaptığı kasa kolaylığında verdiği rakamları geri alırken maddi ve manevi çok zorlanmıştı. muhtemelen şu anda da araplardan gelen ilgi üzerine 50 milyona barış'ı satmaya karar verdiler. barış'ı da muhtemelen hataya zorlayarak taraftar nezdinde küçük düşürmeye çalışıyorlar. topçu milleti zaten buna her zaman teşnedir. bugün kızsak da geçen yıl kerem aktürkoğlu benzer bir senaryoda bizden koparıldı ve bugün fenerbahçe'ye imza atıyor. barış da aynen öyle olacak. galatasaray'ın menfaatlerini düşünmek zorundayız. galatasaray barış alper'den fayda görüyorsa oyuncuyu korumak zorundayız.
asla satılmaması gereken oyuncudur ve derbi dominasyonunun baş aktörüdür. nokta.

« / 3 »
Kayıt Ol