öncelikle üşenmeyip eski entrylerime bakarsanız okan buruk’u en şok eleştirenlerden biriyimdir.
öyle totemci gerçeklikten uzakta yorum yapmaktan da kaçınırım.
gerçekten inanmadığım hiçbir durum için buradaki ya da çevremdeki insanları gaza getirmek için de konuşmam.
gelelim şimdi bu maç hakkındaki düşüncelerime;
futbolun gerçekten basit gerçeklerle iyileştiğini düşünüyorum. galatasaray’ımızın kadrosu da formu da özgüveni de öncelikle rakibimizden iyi. bakmayın siz öyle algı çalışmalarına.
kadromuzun ihtiyacı olan tek şey ateşleyici bir moral ya da unsurdu. icardi’den sonraki oyundaki düşüşte bence sadece bundan dolayı.
şimdi lemina, frankowski ve eren gibi takıma hem ateşleyici güçler eklendi hem de futbolcularımızın psikolojisinde güçlü olan biziz algısını tekrar oluşturdu. zaten rize’deki kenetlenmede bunu gördük.
hücumdaki oyuncu, kanattaki oyuncu benim arkamda eren var frankowski var ortasahada lemina var diyecek daha korkusuzca pres yapacak. top ayağındayken daha özgüvenli oynayacak.
tek başına lemina bile ateşleyici güç olmaya yetecekken, beklerde de hem hücumda hem savunmada iki kaliteli isim eklendi. stoper ikilisi bence yine en iyisi bizde.
futbol takım oyunu eksik parçalarla güzel sonuç ortaya çıkmıyor.
bizde eksik parçalarımızı tamamladık ve kusursuz bir takım olduk.
bir örnek vermek gerekirse bjk birkaç takviyeyle geçen seneye oranla nasıl çehresi değişti bir hatırlayın.
çok fazla uzatmadan biz kadro olarak eksiklerimizi tamamladık. kadro kusursuz, psikoloji yerinde üstüne hem takımda ateşleyici güçler var hem de rakibin algılarını çirkinlerini görüp bunları boşa çıkarmak isteyecek karakterli futbolcular. ekstra motivasyonu da az maçını unutturmak isteyeceklerdir.
bu işin %50 si kadro kalitesiyse %50 si psikoloji ve özgüven.
bizde her ikisi de mevcut.
o yüzden orta hakem acun, var ali koç olsa da biz bu maçı kazanacağız.
maç sonu bu entry’i editlerim.
benim onbirim de aşağıdaki gibi ki bence okan hoca onbirde de herkesi ters köşe yapacak ama yinede kazanacak.
muslera
frankowski davinson abdülkerim eren
yunus torreira sara lemina barış
osimhen

glatasaray’ın ve okan buruk’un şerefini haysiyetini kurtarmıştır.

nasıl ki 2 sezon ligde yaşattığın şampiyonluk çok zor şartlar altında ve alenen ittirilen bir rakibe karşı alınmış olsa da şansının yaver gittiği de gomis, icardi gibi oyuncuların bireysel yeteneği ile çok maçı çözmüş olması da bir gerçek. yine de lig de aldığın şampiyonluklarıda kırdığın rekorları da basite indirgemeye gerek yok.
ancak tekirdağ’dan öteye geçemememiz de bizzat senin yüzündendir. hele ki bu sezon koskoca galatasaray’ın tüm avrupa sezonları dahil en rezil en kötü sezonudur.
yaptırdığın transferler, oyuncu tercihlerin, kerem demirbay’ın hala oyuna girebiliyor olması mertens’in hala ilk tercih olması, jelert ve jakobs fiyaskoları, saçma kaan takıntısı, sene başından beri ortasahasız oynatman, yusuf demir, berat, metehan, sallai gibi oyunculara yeterli süreyi verememen, nellson’u bitirmen ve son olarak cuesta transferi daha doğrusu cuesta rezaleti. takımı sabote et içerden yık deseler bir adam ancak bu kadar zarar verebilirdi.
evet bence sadece senin başarın olmasada 2 yıl şampiyonluk için teşekkürler. lütfen sana taraftarın aldırdığı lemina artık onbire girsin. lütfen mertens artık yedek kulübesine dönsün. icardi’nin sakatlığı bile bence sana yazar. lütfen artık doğruyu bul ve sezonu şampiyon tamamla. şampiyon tamamlaki bir şansın daha olsun. bu hikaye böyle bitmesin.
pazartesi günü kader maçın. umarım bizi utandırmazsın.

bazı maçlar vardır yürekle ruhunu ortaya koyarak kazanırsın. hem de rakibin real madrid gibi dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı avrupa kulübüne karşı. kazanmakta yetmez 3-0’nın rövanşında rakibine sahayı dar eder belki hakem engellemese 3-0’nın rövanşında rakibini elersin. ama sonuç ne olursa olsun taraftarına gurur duyulacak bir maç yaşatmışsındır.

gelelim bu gün ki maça. malesef ne o ruh gözüküyor takımda ne de taktik teknik üstünlük.

ama bu takımın adı galatasaray’ya hani tek bir ihtimali olanların tuttuğu takım.

ne olur hocam ne okur futbolcularımız çıkın ve o sahayı o rakibe dar edin. o rakibi o sahada yok edin. elenelim ya da kazanamayalım hiç önemli değil. ama kim olduğumuzu gösterelim. niye galatasaray olduğumuzu gösterelim ne olur.

şampiyon olmak için mutlaka kazanmamız gereken mücadele. fikstür avantajı ya da dezavantajına çok fazla inanmam ancak takımın hali ortadayken gözardı da edilemez.
13 maç kaldı sadece ancak biz kasımpaşa, alanya, beşiktaş, samsun, eyüp, trabzon ve göztepe deplasmanlarına gideceğiz.
içerde ise fenerbahçe, antalya, bodrum, sivas, kayseri ve başakşehir’le oynayacağız. içerde ki maçların hiçbirinde puan kaybetme lüksümüz yok maalesef. deplasmanda ise kasımpaşa, eyüp, alanya ve samsun mücadelelerinde puan kaybetme lüksümüz yok. kalan beşiktaş, trabzon ve göztepe maçlarından da en azından beraberlik almamız gerekiyor. gerçekten işimiz çok ama çok zor. nedenlerine gelecek olursak;
fenerbahçe içerde sırasıyla antalya, samsun, trabzon, kayseri, beşiktaş, eyüp ve konyaspor’la oynayacaklarki muhtemelen bu maçlarda puan kabetmeyeceklerdir. kah oynayarak, kah şanşla kah da hakem yardımıyla hepsini kazanırlar.
asıl sıkıntı gidecekleri deplasmanlarda bizim dışımızda sırasıyla bodrum, sivas, antep, başakşehir ve hatay deplasmanlarına gidecekler. içerdeki maçlarından kat kat daha kolay takımlarla oynayacaklar ve bizim dışımızda deplasman mağlubiyeti görmezler.
içerdeki beşiktaş, samsun ve trabzon kâğıt üstünde kalan zorlu maçları bence ki takılırlarsa da anca bu maçlarda takılırlar. bir ihtimal de antep deplasmanı.
o yüzden rakibin tüm umudunu şevkini kırma maçı. şampiyonluk maçıdır benim gözümde.
fenerbahçe içerde anderlecth e fark atmış olsana deplasmana gidecekler ve karşılarında her ne olursa olsun deneyecek ve çok koşacak bir takım olacak. birde üstüne yol yorgunluğu vs. bu maçı kazanmaktan başka çaremiz yok.

hiç öyle şöyle pozisyona girdik böyle pozisyona girdik ajax’ı ezdik bitirdik kafasına girmeyelim. cidden biz organize hangi atakla pozisyona girdik ? osimhen kendi ekmeğini taştan çıkardı ama bitiremedi. barış sola geçince oyun at barış’a yardırsın olarak oynandı ama onun da tekniği oyun zekası müthiş fiziğine nazaran çok ama çok düşük. hızı fiziği kuvveti mükemmel ama bitiremeyince bir anlamı kalmıyor. yani biz oyun olarak organize bir atak yapıp da pozisyona girmedik. çok kötü bir maçtı.

okan hoca’nın kendini kanıtlama maçıdır. yok şu rekor yok bu rekor beni ilgilendirmiyor. kendisine verilen kadroları zaten şampiyon yapması gerekiyordu. ama avrupa’da resmen rezaletler yaşamaktan öte gidemedik.

göztepe böyle oynadığı sürece fark muhtemelen açılır. totem falan değil göztepe ilk yarı çok üstün oynadı.

arkadaşlar öle totem falan diye girmiyorum bu entry’i. ya da ya tutarsa ben demiştim diye paylaşırım diye de değil.
bazen içime doğar ve doğduğu gibi olur. bu maç içime doğdu ciddi manada zorlanmayı bırakın fenerbahçe ve emre belözoğlu görmüş melo gibi oynyacağımız pitbull gibi parça parça edeceğimiz bir maç olacak.

hakem dışında kimsenin bir suçu olmadığı maç. eyüpspor hiç mi hiç iyi oynamadı. çok rahat 5-6 gol yiyebilirdi. attıkları 2 gol de büyük takımın da büyük takım kalecisinin de yememesi gereken gollerdi. bu kadar pozisyona girilen maç ta top içeri girmiyorsa ne futbolcular suçlanabilir ne de okan hoca’nın planı. belki ufak da olsa bu maçtaki sistem eleştirilebilir. davinson bile kötü gözükürken maç boyu 3’lü defansta ısrar edilmemeliydi. arda hocaya gelince, bu arkadaş sen ben gibi galatasaray’lı ve ben kendisi kadar galatasaray’lı olduğunu her durumda her pozisyonda belirtmekten çekinmeyen birini daha görmedim. ama bir takımın başındayken işine takımına futbolcularına yönetimine taraftarına ihanet etmesini beklemek saçmalık. volkan’a bülent uygun’a kızıyoruz sonra bizim futbolcularımızda onlar gibi olsun istiyoruz. olmasınlar. koskoca galatasaray’ın eyüpspor’dan puan almak için hocasının yatmasına ihtiyacı varsa zaten şampiyon olmayalım ya da öle şampiyon olacaksan ne farkımız kalır diğerlerinden.

« / 9 »
Kayıt Ol