yav bırak kardeşim ya..
penaltı kaçırdın nerdeyse.
yine de bu dinamiğinde tamamlanmayacak gibi geliyor bana maç.
15-20 dakikalık net üstün bir bölüm yakalayabiliriz 2. yarıda.orda atabilir hatta 2'ye de taşıyabiliriz işte.ama endişe katsayımız artar,el ayak birbirine dolanırsa da son dakikalarda öle bayıla kurtardık memnun olmayacağımız 1 puanı diyerek bitirdiğimiz bir maç bile olabilir.
hadi biraz aksaklıklara dokunmalı yine soyunma odasında..
yazı tura şu haliyle maç..
kötü değiliz ama çok daha iyi olabilecekken o da değiliz.
bu tip maçlarda maçın denkliğini kabul ediyoruz hep.
çatır çatır bir üstünlük olmuyor,bu zaten aranmıyorda gibi ama işte.
"bu halinde oynayalım,bu halindeki problemlere çözüm üretmeye bakalım,bu halinde birşeyler yapalım.." tercihi var.
dzeko'nun oyun katkısıda geriledi.
ayaklarında kalan az birşeyle atarsa atar yine anca.
bizim rafa'yı kilitleyelim başka birşeyleri yok işini onlarda tadic için düşünmüş.
iki takımda doğru düşünmüş gibi..
oyunsal,organizasyonel net bir üstünlük yok.
özel ayakların birinin özel bir işle takımına çekeceği bir maç görüntüsü var.
bizim için iyi değil bu ortalarda duran hali. 2. yarı bu dinamik değişmeli.
soyunma odalarında doğru hamleleri,söylemleri üretebilmek ve ortaya reaksiyonlar çıkarabilmek değerli..
ama buna bu kadar sık muhtaç kalman bir o kadar büyük sorunun.
aslında her maç gol ve goller buluyor takım.avrupa'da bile.
ama savunmada hem organizasyonu hem oturmuş tandemi/kaliteyi yakalayamadığından sıkça yediklerinin telafisiyle karşı karşıya kalıyor.
sağlam savunmamız olsa daha güvenle izleyebilirdin bu takımı.
antep'in hamurunda var bu fb antipatisi.
başkanlar,hocalar,oyuncular değişiyor bu antipatiye dayalı oyun değişmiyor.
düşmeleri garanti olsa yine bu hınçla oynarlar gelip.