şu ilk yarıdan sonra kimseye kızamam maalesef. arada makas filan değil terzi fabrikası var.
bu maçta bizim futbolcuların top bizdeyken ne yaptıklarından çok top rakipteyken ne yaptıkları önemli zira topla oynama yüzdeleri büyük farkla onların lehine olacak. o yüzden ilkay tercihini çok gereksiz ve riskli buldum. hakkımızda hayırlısı.
her maç takımımızı stres içinde izlemekten yorulmuş olmalıyız ki, herkes maçın bizim açımızdan rahat olacağını dillendiriyor. buna katılmakla birlikte, "aman sakatlık olmasın, nasılsa bu maç özelinde bir iddiamız yok" diyerek maça çok asılmayacağımızı düşünmüyorum. bu maç bir vitrin maçı. alacağımız güzel bir sonuç, play off turunu da ligin geri kalanını da etkileyecektir. yenilsek bile, takımın geri kazandığı özgüveni düşürecek saçma bir skorla olmamalı. ne zaman eskisi gibi buraların gediklisi oluruz, o zaman bu maçlar formalite maçı olur ama bugün onlardan biri değil.
dağlara, taşlara attığı toptan sonra çimleri gösterip "ben iyi bitiriciyim de çimler izin vermiyor" demesi çok komik. biz seni biliyoruz barış. sanki biz "topu doksana takardı da sahanın zemini yine kötü. barış'ın kabahati yok" diyeceğiz.
herhangi bir yabancıya "bizim ülkenin süper kupa finali" diye şu maçın ilk on dakikasını izlettir, "siz kafayı mı yediniz, koca ülkede başka stat mı yok" der. kimse "şartlar sadece bize miydi" demesin. şu maçı kadıköy'de sadece onların taraftarı önünde oynasak rahat alırdık. "fener'e kupa ve moral kazandıralım" tiyatrosunu izledik sadece.
çok düşünceli yönetimimizin, bu havada maça giden cefakar taraftarımıza, yağmurda ıslanmasınlar diye kırmızı çöp poşeti dağıttığı maç.
ilk 11'i görünce can sıktı açıkçası. başakşehir'i yenmek için ilkay ve sane'ye ihtiyacımız olmamalı.
insanlar diyor ki "keşke wanda olayı olmasa" ne olurdu. ne olurdu ben söyleyeyim. şampiyonlar ligi özetlerinde izleyip "lan millette ne golcüler var be" deyip iç geçiriyor olurduk. hem icardi için hem de osimhen için çünkü icardi geldiğinde "demek ki biz de süper star golcü alabiliyoruz" dedirtti bize. yoksa osimhen'i bırak almak, almaya çalışmak bile kimse aklının ucuna dahi gelmezdi.
mesela başımızda okan hoca yerine daha disiplinli bir hoca olsaydı, icardi bizde dört, beş ay kiralık oynar, sonra arabistan'ın ya da arjantin'in yolunu tutardı. okan hocanın kendisine sağladığı konfor sayesinde bugün osimhen'in yedeği olarak bu adamı sahaya atabiliyoruz.
icardi'nin bize ilk geldiği zamanlar nasıl yardırdığını hatırlayarak kilosunu, koşamamasını eleştiren kişilerin eleştirmesine hak veren bir kişi olarak, ben icardi'nin sözleşme şartlarında orta yol bulunarak kalması taraftarıyım.
daha çok yakın bir zamanda, rakip taraftarların, arap takımları icardi'yi transfer etsin diye sanal ortamda nasıl yalvardığını unutmayalım.
union maçıyla bizi üzen aslanların gönlümüzü alma maçı. çok daha önemlisi, şampiyonlar liginde yukarıları hedefliyorsak, o talihsiz yenilgiden sonra mutlaka puan veya puanlar çıkarmamız gereken maç. doksan dakika bitiş düdüğü geldiğinde umarım istediğimizi almış ve yenilmemizi bekleyen federasyon başkanı kılıklı kişinin ve benzerlerinin ağlamalarını zevkle izliyor oluruz.
avrupa'da üst turları hedefliyorsak mutlaka orta saha ve defansa ve yedek kulübesine takviyeler yapmamız gerekiyorken ne salah'ı allah aşkına? biz o kontenjandan sane'yi aldık zaten. şu oyunu biraz ciddiye alsa on tane salah performansı verebileceğini de gösterdi bize.