net şekilde transfersizliğin sıkıntısını yaşıyoruz. kötü takım asla değiliz. ancak eksiğimiz var ve haftalardır rotasyon yapamıyoruz. aynı oyuncular, aynı 11'ler, benzer oyun şekilleri ile maalesef b planı yapamıyoruz. rakipler de bizi rahatlıkla çözüyorlar.

oyunculara da kızamıyorum ki sürekli bir sonraki "önemli" maçı düşünmekten içinde oldukları maça konsantre olamıyorlar. sakatlık, kart cezası vs. olsa neredeyse kimsenin alternatifi yok.

takımın üzerinde bir uğursuzluk var ama çözemiyoruz.

osimhen'in kafa vuruşu az farkla dışarı çıktı ama öyle bomboş kaçtı, %100 kaçtı gibi bir pozisyon değildi. osimhen olduğu için pozisyon öyle görünüyordu. yoksa 2 kişi tutmaya çalışıyordu onu.

1. gol şans, 3. gol kalecinin berbatlığı, hakemlerin her düşen fenerli için faul vermesi derken olanlar oldu. gerçekten sinir bozucu. 3. gol öncesi de muhtemelen faul var. yakından vermediler pozisyonu. hâlbuki düşen fenerli olsa zart diye çalardı düdüğü. ne diyelim allah büyük, allah görüyor.

ahahahahahaha yok böyle bir şans gerçekten. :)

barış alper'e 'hakeme el kol yapıyür yaw!" diyenlerin takımı maşallah hakeme sürekli bağırıyor ve el kol yapıyor.

galatasaray top oynamıyor değil, konya tiyatro yapmaktan futbol oynanmasına müsaade etmiyor. 11'e 11 baş edemeyeceklerinin farkında ve hakemi de yakalamışken kartlarla yıldırmaya çalışıyorlar. biraz ayakta kalsınlar da futbol oynansın ve görelim hele.

kırmızı kart diyenler neye göre kırmızı diyor acaba? yunus bakmıyor bile adama. konyalı tiyatro sergiliyor.

allah aşkına 3 atarız, 5 atarız, çok kolay maç, kesin kazanacağız yazmayın. ne zaman bu sözlükte bu tarz yazılar görsem genellikle puan bıraktık. allah aşkına, allah aşkına!

lyon inatla şutları kalecinin üstüne vurmaya devam ediyor. insanda şans da olacak! şu oyunu biz oynasak lyon'a karşı şimdi 3-0 yenik durumdaydık.

« / 17 »
Kayıt Ol