10 numara için ışık gösterir gibi olmuştu ama yapamayacağını sert maçlar ortaya çıkarmıştı. bu maçta 10 numara olarak oynaması hatalıydı. futbolcular başka pozisyonlarda oynatılınca kötü performans gösterebilirler. ama buradaki tehlike bu farklı pozisyonda oynama durumu süreklilik arz ettiğinde oyuncunun taraftar gözünde değersiz görülmeye başlamasına yol açıyor. umarım artık sadece sağ kanat olarak düşünürüz. liverpool'a karşı iyi oynamıştı mesela. sane ile birbirlerini dinlendirirler böylece. 10 numara için (ki bana kalsa orada 8-10 karışımı bir futbolcu görmek isterim.) kaleci ve sağ beke harcadığımız para kadar bir para harcamalıyız. orası öyle önemli bir bölge. yunus'un o bölgeyi kaldıramayacağı artık kesinleşti. ısrara gerek yok.

(bkz: 21 ocak 2026 galatasaray atletico madrid maçı)

yatsın kalksın dursun özbek'e dua etsin. hani tam tersi bir imaj var ya. ''yangın yapsın, transfer istesin, yönetim ilk kendisini satar'' naraları atanlar neyin kafasını yaşıyor anlamıyorum. yönetim daha ne alsın. şu takım gaziantep karşısında oyun kuramaz mı? transfer yapılmayan bir dönemde hoca olarak gelseydi ayvayı yemiştik muhtemelen.

(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)

yanlış yönlerden eleştirilen teknik direktör. eleştirilirken bile yönetime sallanan garip bir taraftar kalkanı var üzerinde. en klasik eleştiri ''hocam yönetimi korudun, transfer istemedin diye şimdi sen yanacaksın. bunlar iş kötüye gittiğinde ilk senin fişi kesecek.'' yani aslında hocam sen çok iyisin ama yönetim berbat kafasında bir eleştiri. eminem'in mgk'a dissinde vardı. o geldi aklıma.

''wait, you just dissed me? ı'm perplexed
ınsult me in a line, compliment me on the next.''

bir teknik direktöre eleştiriler gerçekten bu pencereden mi yapılmalı? sürekli bir hamza hamzaoğlu örneği ile kötü geçen haftayı kurtarıyor. oyun diye bir şey izlemiyoruz ama eleştiren çok az kişi var. neden defanstan oyun kuramıyoruz hala? neden oyunu geliştirmek yerine hep oyuncu transferini konuşuyoruz?

yönetimin eleştirilecek çok şeyi var da bu kadro sadece şampiyonlar ligini oynamak için dar. süper lig için, oradan buradan toplama fenerbahçe için baya baya geniş bir kadro. ki transfer eleştirilerini de yönetime değil kendisine yapmak lazım. yönetim değildi hem stoper hem sağ bek oynayabilen bir adam diye tutturan. okan buruk üstüne basa basa hem stoper hem sağ bek oynayabilen bir adam arıyoruz dedi. sürekli 3 lü oynayacakmış gibi transferler yapıyor defansta. sonra bekimiz ya çok defansif kaçıyor ya da çok hücumcu.

-3 senedir building up denen illet yok. defanstan oyun kuramıyoruz. osimhen ve barış rahatlığıyla topu şişirip şişirip yolluyoruz. sonucunda kötü oynadığımız maçlarda başka bir şifre kırıcımız olmuyor. anca sane, yunus filan gününde olursa sürpriz işler çıkarıyorlar da oyun açılıyor.

-3 senedir çıkmış parlamış bir tane futbolcu yok. varsa yoksa bas bas paraları leylaya. düşük maaşlı, düşük bonservisli isimler hep terim'in döneminden.

kendisine ilk kez bu sene şampiyonlar ligindeki daha aklı başında presi nedeniyle ılımlaşmıştım. hatta bence sakatlıklar olmasa monaco veya usg maçlarından birini kesin alırdık. ama takımında en önemli şey eksik. bu takım maçlara tam anlamıyla odaklanamıyor. kötü başladıysa toparlayamıyor. frankfurt maçı örneği, bugünkü fener maçı örneği...

fenerbahçe'ye yenilebilirsin ama sahaya böyle mantalite anlamında hazırlıksız, isteksiz, hiç oynamaya gelmemiş bir şekilde çıkamazsın.

ya bu adam ne yapacak anlamıyorum? senin defanstan top çıkman yok, pas setin yok, hareketlenme düzenin yok. osimhen üstün çaba ve insanüstü özellikleriyle top dikildiğinde filan ekmeğini taştan çıkartıyor diye biz niye kendimizi kandırıyoruz? sorun icardi mi oyun mu? iki üç pas yapın rakibe yerleşin icardi koşu göstermesin, gol kaçırsın sonra eleştirilir.

(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)

tff ile bu kadar sorun yaşıyorken niye çok sıkışık fikstür diye tiribe giriyoruz ki? atalım gençleri ve yedekleri. elenirsek elenelim. zaten dünya kadar türkiye kupası var müzemizde. bu sene kadro dar, sakatlıklar çok. bunu hoca da fırsat görüp gençleri oynatmalı ama okan buruk'un gençleri çok salladığını sanmıyorum. en azından biten 3 sezonda bir tane genç filizlendirirdi sanki. alt yapıdan olmasa da kerem ya da barış gibi alt liglerden bularak.

tff ile bu kadar sorun yaşıyorken niye çok sıkışık fikstür diye tiribe giriyoruz ki? atalım gençleri ve yedekleri. elenirsek elenelim. zaten dünya kadar türkiye kupası var müzemizde. bu sene kadro dar, sakatlıklar çok. bunu hoca da fırsat görüp gençleri oynatmalı ama okan buruk'un gençleri çok salladığını sanmıyorum. en azından biten 3 sezonda bir tane genç filizlendirirdi sanki. alt yapıdan olmasa da kerem ya da barış gibi alt liglerden bularak.

kulüpten ne vefa beklemiş onu anlamlandıramadığım muazzam bitirici. tatilini hep fazladan yapmışsın, ne zaman izin istesen verilmiş. dünya para kazanıyorsun ve performans veremediğin için vefasız oluyor kulüp. osimhen'den daha teknik daha zeki, futbolu daha iyi biliyor. yerleşmeden saçma sapan şut çekmiyor. ama artık hiç istemiyor. kaleci topu diktiğinde dümenden de olsa bir zıpla be adam. takım iyi oynasa icardi hala iş yapar. ancak bizim taktiğimiz vurup vurup şişirmek olduğu için pek fayda alabileceğimizi sanmıyorum. süper ligde yine iş görür ama kontrat uzatmak çok mantıklı değil.

sırf o olduğu için psg maçlarını izlemeye başlamıştım. apayrı bir adam. bizim net eksikliğimiz de kendisi aslında. takımda ince iş yapan, araya salabilen bir tane adam yok. biraz yunus yapıyor ve o olmadığında ne halde olduğumuz ortada. tabi bunu ilk 11'i eksiksiz doldurduğumuz ihtimalde söylüyorum.

arkasında torreira-lemina ikilisi.
solunda barış alper gibi koşan vücudu ile rakibi yırtan bir enerji.
sağında sane gibi hızını kullanabileceği, verkaç yapabileceği bir adam
ve en önde osimhen... deli gibi basan bir forvet.

koşmamasını arjantin milli takımı gibi tolere edecek bir ilk 11 imiz var gibi duruyor kağıt üstünde.

gelmeyeceğini bilsem de uğurcan'a 30 singo'ya 30 veren takım için maliyet komik kaçıyor.

hep diyorum muazzam bir futbolcu. ama bu yaşında deli gibi koşturmamamız, sakatlık olmadıkça lemina-torreira ikilisi önünde oynatmamız gerekiyor.

(bkz: 13 aralık 2025 antalyaspor galatasaray maçı)

yokluğunda takım rahatlıyor resmen. öncelikle ilkay ayak seçmiyor. sağ, sol hangi ayağı daha uygunsa pasını atıyor. böylece topu çok dürtmemiş oluyor. torreira zaten laga luga yapmaz topla. yunus bugün çok güzel paslaştı sane ile. sürekli arkadaşlarına destek oldu. topu geriye değil ileriye doğru kontrol etti. sara orta sahada olsaydı oyun hızımız net düşecekti. umarım yollar güzel bir şekilde güzel bir meblağ ile ayrılır.

(bkz: 13 aralık 2025 antalyaspor galatasaray maçı)

« / 12 »
Kayıt Ol