nedense bizim oynadığımız final maçlarında bütün oyumcularımız hep kötü oynuyor.
finale iyi hazırlanamıyoruz. sıfır konsantrasyon. hepsi isteksiz. sanki güçleri yetmiyor.
lafı eğip bükmenin anlamı yok. rakibin yönetimi daha motiveydi. nasıl hazırlanmışlar belli. bu maça transfer bile yetiştirdiler.
bizden daha istekliler. yönetim olarak da oyuncu ve teknik ekip olarak da.
şu anda ilk 11 oynayan iki oyuncuyu alıp maça sürdüler. biri gol de attı. oğuz ve bartuğ oynayacaktı. yönetimleri müdahale etti. akıllı iş.
bizimkiler biraz daha beklesin. transfer döneminin sonunda elaleme yalvarırız bize oyuncu satın diye.
kadromuz oyuna giremedi. silkelenip kendilerine gelirler mi bilmiyorum. şu anda motive değiller.
(bkz: 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı)
önce topu rakip sahaya getirmemiz gerekiyor. sonrası onun işi. messi mi bu adam orta sahadan başlayıp herkesi çalımlayarak gol atsın? günah keçisi aramaya gerek yok. hepsi de motive değil.
bartuğ ile maça çıkmak zorunda kalmamak için apar topar oyuncu getirmeleri kupayı nasıl istediklerini kanıtlıyor.
yanlış bir şey de değil. keşke bizimkiler de transferde beklemeyi seçmese. bekliyor bizimkiler. buna engel olamayız. seviyorlar bunu.
orta sahada güçlü kalmalıyız. en önemlisi de bu. ayrıca bitiricilikte şımarıklığı bırakmalıyız. rahat davranmayalım. yolumuz açık olsun.
kadrosunda ciddi eksiklik olacakken iki tane transfer ile bir şekilde kadro gücünü korumuş rakip var.
bizim de eksiklerimiz var. yine de iyi bir ilk 11 var. bu sefer yorgun da değiller.
ben bu işin orta sahada biteceğini düşünüyorum. lucas ve lemina güçlü kaldığı sürece istediklerimizi yaparız.
en önemlisi de bitiricilikte bu kadar rahat davranmayalım. bulduğunu atacaksın. onlar bulsa affetmez ama bizimkiler bu konuda gevşekler.
ne olursa olsun bu işin sonunda kupa almak ve rakibin moralini bozmak var. umarım herkes bunun farkındadır.
bitiricilikteki şımarıklık ve rahatlığımız yine bize ders vermez umarım. bulduğunu atacaksın. antrenman mı yapıyoruz?
ikinci yarı bir kırmızı kart bir penaltı ya da bireysel hatanın başımıza gelmeyeceğinin garantisi mi var?
zaten takım ikinci yarı yoruluyor. başımıza bir iş gelmeden geçmek lazım.
fb, bjk ve ts. bu üç kulüp de baba bir hoca bulamadı. fatih terim gibi ekstraları çok olan hocadan kurtulduk artık şanslar eşit diye düşünüyorlardı.
lâkin okan hoca çıkıp geldi. tarihte görülmemiş bir kazanma alışkanlığı oluşturarak çok büyük bir standart oluşturdu.
okan hocanın transferlerine laf eden insanlar farkında değil ama bu sayede kendi takımları da kendi eşiklerini aştılar. yıllarca sinan gümüş, cisse ve berisha gibi isimleri transfer başarısı olarak taraftarların önüne sunuyorlardı. şimdi ise bizi gördükten sonra duran transferini yapıp gözlerini lewandowski ismine diktiler. atladıkları seviyeyi bile okan hoca belirledi.
eski günler bitti. dünya çok değişti. taraftarlar artık gazetelerden futbol gündemini takip etmiyor. hangi kulüp ne oyuncu almış, nerelerde hangi potansiyel var, kimin oyunu daha güçlü görülüyor.
parası neyse verip ligin üstünde oyuncuyu ben alırım, ben çirkefim kimse bana bulaşmaz kalmıyor artık. zorbalıkla ve güçle elde edilen iç saha galibiyetleri, derbi avantaları vs bitti.
okan hoca inişli çıkışlı da olsa bir düzen kurdu. eksik bıraktığını da yine kendi tamamlar. bu memlekette en iyi oyuna ve kadroya sahip. eksik parçaları da tamamlar. yeter ki biz onu fatih terim gibi yalnızlığa itmeyelim.
transfer dönemine kadar güç kaybetmeden devam etmeliyiz. şampiyonlar ligi gibi zorlu ve yıpratıcı serüveni eksikler olmasına rağmen götürdük. bu süreçte ligde de devam ettik. burdan da bırakmayız.
takım yorgun. en büyük belirtisi de ikinci yarılarda çöküyor. o yüzden bulduğunu atmak, bitiricilikte rahat olmamak gerek.
kazanıp yolumuza devam edeceğiz. gündem bu maç olmalı. yolumuz açık olsun.
ilk yarı biz oynadık, ikinci yarı onlar. golü buldular. er ya da geç o gol gelecekti zaten. ikinci yarı döküleceğimizi adım gibi biliyordum ama kurbanlık koyun gibi izledim.
takımın orta saha gücü maça yetmiyor. samsun maçında da böyleydi bu maçta da.
geçen sene avrupa kupası yolumuzu yedi bunu anlamadığımız için. şimdi de şampiyonlar ligi hedefimizi yedi.
önümüzde büyük bir fırsat var. üzerimizde olan takımların çoğu birbiri ile oynuyor. düşündüğümüzde baya bi üste çıkabiliriz.
ajax deplasmanı kılavuz olmalı. orda nasıl dengeli oynayıp istediğimizi aldıysak yine aynı yolu izleyebiliriz. okan hoca da bu işi sevdi.
saçma sapan basit hatalar ya da geriye adam kaçırma yapmayalım. orta sahada diri kalalım. istediğimizi alıp geliriz. 12 puan demek ilk 24 garanti, ilk 8 için ihtimal demektir. yolumuz açık olsun.