bu rakip camia algı yapma amacıyla yabancı hakem dayatması yapmıştır. lâkin kendi ayaklarına sıktıklarının farkında bile değiller. o derece. tek amaçları ortamı germek.

kim ne derse desin hakemler başta olmak üzere futbolun her dinamiği bunların çirkefliklerinden korkuyor.

yerli hakem onların aleyhine karar vermekten korkarken yabancı hakemin umurunda bile olmaz. o yüzden bizim daha çok işimize yarayacak.

deplasmanda kazandığımız maçı hatırlayın. bizim lehimize penaltı kararı veremezken onların lehine bir tane uyduruldu. penaltıyı verip kurtulayım dedi.

galatasaray biraz akıllı oynasın yeter. onların ileri üçlüsü fırsatçı golcü. başka da bir şey yok. her şey bizim konsantrasyonumuza bağlı. bu kadar da net.

her şey galatasaray’ın elinde. yenilmeyi ya da kazanmayı biz seçeceğiz.

geçtiğimiz sezon evimizde yenildiğimiz maçta rakip bizden iyi miydi yoksa biz mi çok kötüydük?

bu sezon deplasmanda kazandığımız maçta biz daha fazla konsantrasyona sahiptik. biraz bitiricilikte iyi olsaydık en az iki gol daha atabilirdik.

güçlü orta saha, bitircilikte şımarık olmayan hücum hattı ve sakin bir oyun ile istediğimizi alabiliriz. karşılarında anadolu takımı yok. tadic ve dzeko o hantal hâlleriyle adam çalımlayıp top süremezler.

maçın oynanması bizim için daha avantajlı. çünkü avrupa maçları yerel ligler gibi uzun süre ertelenmiyor.

maçı cuma gününe koymak isteyecekler ama o gün daha da fazla kar var. bu yüzden sürekli konsantrasyon kaybına uğrayacağız.

ayağı yere basan sakin bir oyun kurmalıyız. acele edip panik şekilde yaptığımız ataklar kalemizde pozisyon ile bitiyor.

rakibimiz hücumda ne kadar hareketli ise savunmada o kadar marifetli değiller. bunu ilk maçta bilip ona göre davransaydık şimdi başka şeyler konuşuyor olacaktık.

geçtiğimiz sene dönem dönem galatasaray dengeli bir oyun oynuyordu. bu sene fb’nin avrupa maçlarında yapmaya çalıştığı gibi.

galatasaray önce topu ayağında tutmalı. sakin ve akıllı oynamalı. bunu yapabilecek potansiyeli fazlasıyla var.

özellikle ilk golü bulduktan sonra bırakalım onlar oyun anlayışını değiştirsin. maçın ilk yarısı 3 - 4 gol atmaya çalışıp paniklik yapmak yerine en azından bir gol atıp aynı sakinlikte devam ederek ikinci golü aramamız gerekiyor.

galatasaray’ı yenemiyorlar. galatasaray kendisi yenilmeye çalışıyor. önemli olan bizim akıllı oyun oynamamız.

okan hoca kafasındaki kurguyu değiştirmeyecektir. üçlü orta saha ya da lemina’nın oynayıp mertens’in dinlenmesini göremeyeceğiz.

en azından son bölümde lemina oynasın. hem derbiye hazırlansın hem de okan hoca bi görsün kendisini diyorum artık.

uzun top atıp sonra kapmaya çalıştığımız saçma sapan şeyler denemeyiz herhalde. kendi bildiğimiz oyunu oynamalıyız.

lütfen artık şu bitiricilikteki ciddiyeti korumamız gerekiyor. başkalarının ilk şutta attığı şans golünü biz net beş pozisyonda harcıyoruz.

bütün yılın emeğini alma maçlarımızdan biri. her şey güzel olacak.

bu saatten sonra birilerinin yüzünü güldürüp umutlarını yeşertmenin anlamı yok. koca sezonun emeğini bırakamayız.

muslera
cuesta - davinson - apo
franky - lucas - lemina - barış
sara
osimhen - morata

güçlü ve dirençli bir orta saha. en büyük eksiğimiz bu. rize maçıyla birlikte bu yola girmeliyiz.

bundan sonra mertens, kutucu, sallai, yunus hücum rotasyonunu oluşturmalı.

okan hoca refleks göstermeli artık. bazı şeylerin inadını sürdürmemeli. birkaç şımarık zengini sevindirmeye vicdanı el vermemeli.

sadece yenilmek üzmedi. böyle şeyleri yaşayacağımızı bile bile ne kadro üzerinde değişikliğe, ne de sistemi değiştirmeye çalışmadan elimizi kolumuzu sallayarak çıkmışız maça.

o kadar belliydi ki takım olarak gücümüzün yetmeyeceği. çok yazık. galatasaray bu hâle sokulamaz. çok üzgünüm.

elimizi kolumuzu sallayarak gelmişiz maça. ne hoca hazırlamış takımı ne de oyuncular konsantre olmuş.

kaan öylesine kırmızı yiyor. cuesta göze batmamaya çalışıyor. bekler zaten bek değil. ön libero yok. geriye kalanlar da formsuz zaten.

çok üzgünüm. galatasaray’ı bu kadar çaresiz gösterdiler ya ne diyeyim.

elimizde sara gibi bir yetenek var. oyunun gerisinde sağa sola koşturuyoruz.

her şey açıkça belli. bu takım ikili orta saha ile zayıf kalıyor, gücü yetmiyor.

ligde lucas-sara-lemina ile devam edersin avrupada ise lucas-sara-kaan(kerem/berkan) yaparsın.

mertens gibi oyun zekası çok yüksek oyuncumuz var. yorgunluktan canını çıkarttık.

kaptan
cuesta - metehan - apo
barış - kaan - berkan - sallai
sara
mertens - morata

orta sahayı güçlü tut. mertens ve sara’ya savunma yükü verme.

görüyoruz işte. oyuncuların dermanı kalmıyor. biraz da orta sahayı güçlü tutmak denenebilir.

kaptan
cuesta - metehan - apo
barış - kaan - berkan - sallai
sara
mertens - morata

ileri hücum hattını üçlü kurmak yerine orta sahayı üçlü kurmak daha mantıklı geliyor bana.

koşan, mücadeleci, efor sarf eden takımlara karşı orta sahamız düşüyor. sürekli geriye koşmaktan perişan oluyoruz.

topu ayağında tutan, dirençli ve ortada kalabalık olduğumuz vakitte oyunu kurabiliriz. okan hoca doğrusunu bilir tabii ki.

kolay gol yemediğimiz senaryoda gayet istediğimiz gibi avantajlı skor ile dönebiliriz.

« / 23 »
Kayıt Ol