bay buruk’un her takıma uyguladığı ön alan baskısı bazı rakipler için ödül oluyor.
simeone atletico’su da böyle bir takım.
sol stoper yerli, sol bek yerli.
ikisi de savruk. hava topunda iki yerli savunmacı da ıska geçti.
icardi yalandan 2-3 maçta daha boş kaleye top yuvarlasa 3-5-2 deneyecek hocaya kredi vermekte zorlanıyorum.
gol lazım olunca orta saha boşaltan, avrupa’da erkenden havlu atan, yerleşik savunma yapmakta zorlanan hocaya ben kredi veremiyorum. bu demek değil ki hemen gitsin. ben bu tip bir hocalık tarzını sevemiyorum. bu hocalık tarzı bana demode geliyor.
sezon sonuna kadar ilk 11 oynasa okan buruk’u bir daha geri dönmemek üzere falan kovdurur.
okan buruk, bu kadar fecaat durumda olan bir veteran topçuyu oyundan almaya korkuyor. bir teknik direktör için çok sıkıntılı bir durum. ben sayın buruk adına utanıyorum. kendisi nasıl utanmıyor acaba?
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
fizik kaliten yoksa son vuruş da yapamazsın. yazın bakalım evladım, bunlar futbolun yazısız kuralları.
öyle fox in the box cart curt gibi şeylere benzemez.
arjantinli forvetimiz net kaçırdı. tesadüftür tabii.
oyundan çıkarmaktan korktuğu arjantinli forvetimiz ve bir iki temposuz futbolcuyla beraber alametifarikası olan ön alan presi de “cortladı”. başka bir tabirle ifade edemedim. durum budur.
(bkz: 17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı)
35. dakikada galatasaray, antep’e geriden doğru düzgün oyun kuramadı.
bu takım antrenmanda ne çalışıyor? her antrenmanda abdülkerim’in barış’a top şişirmesi çalışılıyor galiba.
bizim takımın saha içi yerleşimini sevmedim. kopuk, mesafe fazla. rakibin iki üç pasında geri koşuyoruz. bu skordan bağımsız bir durum.
yüksek şiddetli, kaotik, ani hızlanma ve ani durmalara dayalı oyununu 3 kulvarda dar kadroyla götürmeye çalışan “gambler” hocamız.
her zaman tutmaz, papaz her zaman pilav yemez. bu sene patır patır sakatlıklar baş gösterdi. sistem hocası değilsen bu tip oyunun varsa kadron geniş olmalı. öğrenmiş midir? bilmiyorum.