oyunu tutmamız lazım artık. pozisyon vermeden ilk yarıyı bitirmeliyiz.
rakibin ataklarını ancak savuşturabiliyoruz. dakika 85. hadi aslanlar dayanın!
erken ve yanlış değişiklikler ile farklı önde olduğumuz maçta strese girdik. rakibi bozarak bulduğumuz pozisyonlar kesildi. defansif olarak da çok sıkı değiliz zaten.
savunmada vatanı savunur gibi savunma dakikaları başlasın artık.
rakibin havadan gelen topları sürekli parmak ucuyla araya girip kesmesi beni deli ediyor ya. ne cins takım gerçekten bunlar.
oyunu liverpool maçındaki gibi soğutma zamanı geldi. her ne kadar pozisyon bulsak da sertliğimiz bozuldu. oyunun durması işimize gelir.
yemin ediyorum 2-2'lik kopenhag maçını izliyor gibi hissediyorum. adamların oyunu adeta kopyası. fiziksel üstünlükleri ikinci yarı biraz daha öne çıkmaya başladı.
%100 kaçırdılar. bu da bizim bireysel hatamızdı. ikincisi olur aman diyelim.
bir gol daha bodo'yu düşürebilir. bunun farkındalar o yüzden önde basmayı çok kontrollü yapıyorlar. geriden çıkarken uzun topa da dönebilirler. hata yapma lüksleri kalmadı.
fark iki olduktan sonra oyun mesafemiz uzadı. bu iyiye işaret değil. ilk yarı kesinlikle gol yemememiz lazım.
attığından fazlasını kaçırdı. canı sağolsun ama boşta olan yunus'u da görsün bir zahmet. tersi olunca adamın başının etini yiyor.
(bkz: 22 ekim 2025 galatasaray fk bodo/glimt maçı)
rakip liverpool ile kıyaslanmayacak çapta ancak bizi en çok zorlayan da bu gibi rakipler oluyor. sparta, az alkmaar, young boys, kopenhag vs. herkes böyle kompakt ve hızlı oynayan rakiplere aynı şekilde cevap veremediğimizde ne gibi sonuçlarla karşılaştığımızı biliyor. o yüzden bu maçın şakası yok. kadro değeri falan filan geçelim. maç sahada kazanılıyor.
kötü senaryoyu düşünmek bile istemiyorum ama iyi senaryo yani galibiyet bizi müthiş bir havaya sokar. umarım takım bunun farkındadır ve 90 dakika o konsantrasyondan uzaklaşmaz.