2023-24 şampiyonlar ligi sezonunda münih kopenhag'ı kesin yener diye düşünüp plan yapmıştık ama münih rotasyonla çıkıp puan kaybedince biz de çıkamadık. bu yüzden işimizi başka takımlara bırakmayalım. kendi ipimizi kendimiz kesmeliyiz. bu yüzden bu maçtan en az 1 puan almamız şart oğlu şart. iki maçta 0 puan ile de ihtimalimiz var ama başka takımların hediyesi gerekecek adeta. bu konuda şanslı olduğumuzu söyleyemem. yenilsek de farklı yenilmememiz gerekiyor. bu yüzden geri düşsek de dağılmamalıyız.
takım konsantrasyonu yüksek olsun, tribünler ise yüksek desibel destek yapmalı son düdüğe kadar. skor ne olursa olsun. 1 golün bile önemi çok olacak. biz de totemlerimizi eksiksiz yapalım.
verilen, tartışmalı bonservisi hak ettiğini sonuna kadar göstermeye devam eden kalecimiz. maçı kurtaran kurtarışlar yapıyor. bu büyük bir takım için önemli.
17 ocak 2026 galatasaray gaziantep fk maçı kurtardığı maçlardan biri oldu. çoğu kalecinin bakakalacağı toplara uzanıp kurtarmak büyük takım kalecisinin işidir. bizde daha da tecrübelenecek. keşke bu maçta takım arkadaşları kendisi gibi oynasaydı da 2 puan kaybetmeseydik.
maçta uzatmalar gösterildiğinde oyunun başladığı(değişiklik yapıldı) 90+1'di dakika. 6 dakika uzatma verildi 96:38'de bitirdi maçı. en az 1 dakika daha uzatılmalıydı. adamlar maç boyu her duran topta neredeyse 1 dk harcadı. hakem uyarmadı bile. hakem adamların kasaplığını da uyarmadı. ceza alanı içinde abdülkerim'e yapılan fbliye yapılsa penaltıydı.
böyle maçlarda başımızda bir teknik direktör gerekiyor. geldiğinden beri kapalı savunmaya karşı oyunda oyuncuların inisiyatifine bırakmaktan başka bir şey bilmeyen biri var başımızda. ahmet kutucu'yu da ileri uçta dursun diye değil geriden top taşısın diye oyuna alıyor. adam top tutmayı bilmiyor. bugün elimizde messi olsa nasılsa messi çözer maçı der takıma bir şey vermez başımızdaki. transfer olsaydı da bugün bir şey değişmezdi. futbolcuların inisiyatifindeydik gene. işte böyle olunca da "oyuncu bu golü kaçırınca teknik direktör ne yapsın" denir. züğürt tesellisi yapılır. oysa bulduğumuz pozisyonlar da futbolcunun kendi çabasıdır.
yediğimiz golde şans da vardı. önlerinde kaldı olmadık yerde.
kale çizgisinden şut atsak auta atacakmışız gibiyiz. taktik yok tamam ama bireyselde de seviyemiz çok düşük.
bir tane antepli oyuncu hakem tarafından uyarıldı mı faul sonrası merak ettim. bizim oyuncular faul yapınca yanlarına gidip bir daha yaparsan kart gösteririm uyarısı yaptı. maçta barış olmak üzere bir çok oyuncumuzun konç bölgesi de dahil kaç kere basıldı, vuruldu. bir kere uyarılmadılar. uyarmamak ne demek? faul ama yapmaya devam edebilirsin demek. uyarsa bir daha o kadar sert giremeyecekler oyuncumuza.
futbol için şaşırmadım. bize karşı böyle kapanan 3.lig takımı da olsa pozisyon bulmakta zorlanırız. aslında barış'ın yandan karşı karşıya kaldığı pozisyonda içeri pas atmasaydı golü düşünseydi daha iyiydi. onun dışında lemina'nın kornerden kaçırdığı var. diğerlerini pozisyondan saymıyorum. hala oyuncularımız bir şey yapacak diye bekliyoruz. plan, çalışma, taktik yok. oyuncularımızın da çoğunun kafası başka yerde belli.
kötüyü çağırmak gibi olmasın ama sakat, cezalı ve olmayan orta saha bölümü yüzünden lemina'yı tüm maç oynatmak zorunda kalıp onun da sakatlanmasına sebep olma ihtimalimizin yüksek olduğu maçtır. keşke pfdk para cezası değil maç cezası verseydi de bu maçta oynamasaydı lemina diye düşünmeye başladım. önümüzdeki şampiyonlar ligi maçına diri çıkardı. sakatlansa o maçta sadece torreira olacak. onunsa aklı maçta mı olur bilemeyiz.
futbolcularla iletişimi, yönetimi iyi olan ama başarısı "tamamen" futbolculara kalan teknik direktördür.
futbolcular formdaysa, istekliyse kendisi de şevke gelip sahada daha iyisini aramak için oyuncuların sahada yerlerini değiştirerek şov yapar ama futbolcuların tersi durumda kal gelmiş gibi sahaya bakakalır.
en yakın örnek 10 ocak 2026 galatasaray fenerbahçe maçı'ydı.
maç stratejisinin yanlışlığı ve yanlış orta saha tercihiyle başlaması dışında maç içerisinde de bir şey denemedi. oyuncu değişiklikleri bile bir oyuncunun aynı yerinde oynatmak içindi. takımda değişen bir şey olmadı.
oyuncu pozisyonu değiştirme eylemini 79'da sane yerine ahmet kutucu'yu oyuna aldıktan sonra barış'ı sağ kanada çekip ahmet'i solda oynatması oldu. zaten skor olarak geriye düştükten sonra en büyük sorunumuz bu dakikaya kadar olan süreydi. fb kalabalık savunma yapınca sane de barış da bölgelerinde ters ayaklı oldukları için sürekli içe kat etmek zorunda kaldılar. ve duvara tosladılar. ya da top çevirip durmamıza sebep oldular. okan buruk maç içerisinde bu iki oyuncunun yerlerini değiştirip düz ayakla çizgiye inmesini sağlamayı hiç düşünmedi bile. musaba'yı tutar diye barış o kanatta kaldı, eyvallah ama 69'da çıktı oyundan. ama yine bir şey düşünülmedi. bu iki oyuncunun kanat değişmesini hiç denemedi kendisi. ahmet sane değişikliğiyle barış sağ kanatta biraz daha etkili oldu ama solda ahmet varlık gösteremediğine fayda etmedi.
kanat oyuncuların oyuncular formdayken yerlerini değiştiren okan buruk kötü olduklarında değişikliği düşünmedi.
büyük takım teknik direktörü takım kötüyken hamleler yapıp en azından biraz iyileştirme sağlar. okan buruk ya hiçbir şey yapmıyor ya da daha da kötüye götürüyor takımı.
kendisinin kaderi futbolcuların elinde. iletişimi iyi görünüyor futbolcularla. ama futbolcularla ters düşse okan buruk'un ipi hızlıca kesilir.
okan buruk'un başına bu başakşehirdeyken gelmişti. futbolcularla bağı koptu başakşehir dağıldı ve kendisi de gitti. o zamandan beri başakşehir eskisi gibi olamadı.
artık tecrübeli bir isim kendisi ancak bu tecrübesiyle yaptıkları uyuşmuyor. başarı görünüyor diye hataları görmezden gelinemez. takım sahada kötüyken takımı düzelten bir hamlesini hiç hatırlamıyorum. ama takım iyiyken daha kötü yaptığı da çok oldu.
bu takım zaten sürekli doğru hamle ihtiyacı duymuyor ama o ihtiyacı duyduğunda bir teknik direktöre ihtiyaç duyuyoruz.
yıllar önce tromsö'ye elendiğimiz maçta oradaki saha bataklıktı adeta. bazı zeminler bazı futbolculara uymuyor. bu maçta da kötü zemin ve hava koşulunda bir iki futbolcunun uyum sağlamamasını anlardım ama tüm takım çakıldı. örnekli anlatmam gerekirse demek ki benzer suda yaşayan akvaryum balıklarımız varmış. bizim takım tuzlu su balığı. tuzlu suda iyiyiz ama tatlı suda afallıyoruz. olmuyor. akvaryumu olanlar bilir mesela tatlı su balığını yine başka bir tatlı su akvaryumuna koyduğunda ısıyı ne kadar doğru ayarlarsan ayarla afallar. bizimkiler adeta farklı suya girmiş gibi oldu.
bizim takımda hiçbir futbolcu bu hava ve zemine uyumlu değil! bunu gördük.
böyle hava ve zeminlerde aklıma hep oghenekaro etebo geliyor.* belki genel için kendisi gibi bir oyuncuya ihtiyacımız yok ama böyle zeminlerde ve havalarda kendisi gibiler şart.
maçın kızgınlığını atlatmak ve sakinleşmek için 2 saattir duolingo ile ispanyolca konuşma egzersizi yapıyorum. anca sakinleşiyorum. saçmaladıysam kusuruma bakmayın.*
kendi oyunumuzu değerlendireceğim ama hakemler ince çalıştı. mesela iki oyuncumuz topa vurdu sonra rakip kafa soktu diye kart gördük şaka gibi. icardi şut çekti arkadaş. bir de sarı kart gördü.
biz topa değdikten sonra rakip bize çarpıyor diye sarı kart görmeseydik iyiydi.
bir de maçtaki uzatmalar da çok kısa tutuldu. hadi ikinci yarı 5 dk verdi. tam 5'te bitirdi. levent saha dışından saha içine takla atarak sakatlık numarası çekti tam 90. dakikada. sonra bir sakatlık daha. maç 7. uzatma dakikasında falan bitmeliydi.
bizim takım ilk dakikada neyse onu oynadı. farklı bir şey denemedik. sane ve yunus topu kötü zeminde taşıyamayınca etkileri kayboldu. bari arada sane ile barış yer değişseydi de farklı şeyler denenseydi.
uzun süredir ilk kez sara veya ilkay'dan biri olmadan başladık. ortadan ileriye bağlantı sağlayamadık. kanatlar da hava ve zeminden dolayı verimli olmayınca sıkıştık. okan buruk strateji hatası yaptı. zemin ve hava ilk yarıda daha iyiyken ilkay sahada olmalı ve skoru ilk yarıdan almalıydık. hem gerideyken hem de hava şartları kötüleşince fb kalabalık savunma yaptı ve geçemedik. ilk yarı maçın sonucunu belirledi. istek ve şans da rakipteydi. hakemler de ince çalıştı. sonuç normal. zaten bu organizasyon fb kupa alsın diye yapıldı. ölüye saygısı olmayan oradaki soysuzları sevindirdik ona üzüldüm sadece.
maça hazırlanmamışız adeta. kaç kere oyuncularımız anlaşmazlık yaşadı top alma konusunda. birbirinden top kapan oyuncumuz bile oldu. çakışmalar oldu bol bol. ilk kez oynuyorduk sanki.
biz bu maça çalışmamışız. bir organizasyon denemesi bile göremedik sahada.
biz bu hava şartlarında oynayamazsak ligin geri kalanında büyük sıkıntı çekeriz.
zaten tek sorun hava şartı değildi. maçtaki strateji eksikliğiydi, yanlışlığıydı.
bu arada uğurcan'ın değerini de daha iyi anladık. bence ilk golü yemezdi. trabzonspor'da oynadığı için yağmurlu maçlara en alışık kendisiydi. ikinci golde icardi'nin hatasıydı. oyuncunun arkasında kaldığı gibi ayakta da kalamadı.
bir uzaktan şut ve bir duran top golü. iki takım da aslında pozisyon bulmada rahat değildi. biz geri düşünce verdiğimiz birkaç açığı saymıyorum. ama normal, akan oyun pozisyonu olmadı gibiydi neredeyse.
kendi oyunumuzu değerlendireceğim ama hakemler ince çalıştı. mesela iki oyuncumuz topa vurdu sonra rakip kafa soktu diye kart gördük şaka gibi. icardi şut çekti arkadaş. bir de sarı kart gördü.
biz topa değdikten sonra rakip bize çarpıyor diye sarı kart görmeseydik iyiydi.
bir de maçtaki uzatmalar da çok kısa tutuldu. hadi ikinci yarı 5 dk verdi. tam 5'te bitirdi. levent saha dışından saha içine takla atarak sakatlık numarası çekti tam 90. dakikada. sonra bir sakatlık daha. maç 7. uzatma dakikasında falan bitmeliydi.
bizim takım ilk dakikada neyse onu oynadı. farklı bir şey denemedik. sane ve yunus topu kötü zeminde taşıyamayınca etkileri kayboldu. bari arada sane ile barış yer değişseydi de farklı şeyler denenseydi.
uzun süredir ilk kez sara veya ilkay'dan biri olmadan başladık. ortadan ileriye bağlantı sağlayamadık. kanatlar da hava ve zeminden dolayı verimli olmayınca sıkıştık. okan buruk strateji hatası yaptı. zemin ve hava ilk yarıda daha iyiyken ilkay sahada olmalı ve skoru ilk yarıdan almalıydık. hem gerideyken hem de hava şartları kötüleşince fb kalabalık savunma yaptı ve geçemedik. ilk yarı maçın sonucunu belirledi. istek ve şans da rakipteydi. hakemler de ince çalıştı. sonuç normal. zaten bu organizasyon fb kupa alsın diye yapıldı. ölüye saygısı olmayan oradaki soysuzları sevindirdik ona üzüldüm sadece.
maça hazırlanmamışız adeta. kaç kere oyuncularımız anlaşmazlık yaşadı top alma konusunda. birbirinden top kapan oyuncumuz bile oldu. çakışmalar oldu bol bol. ilk kez oynuyorduk sanki.
biz bu maça çalışmamışız. bir organizasyon denemesi bile göremedik sahada.
biz bu hava şartlarında oynayamazsak ligin geri kalanında büyük sıkıntı çekeriz.
zaten tek sorun hava şartı değildi. maçtaki strateji eksikliğiydi, yanlışlığıydı.
bu arada uğurcan'ın değerini de daha iyi anladık. bence ilk golü yemezdi. trabzonspor'da oynadığı için yağmurlu maçlara en alışık kendisiydi. ikinci golde icardi'nin hatasıydı. oyuncunun arkasında kaldığı gibi ayakta da kalamadı.
bir uzaktan şut ve bir duran top golü. iki takım da aslında pozisyon bulmada rahat değildi. biz geri düşünce verdiğimiz birkaç açığı saymıyorum. ama normal, akan oyun pozisyonu olmadı gibiydi neredeyse.