ne zaman savunma dörtlüsünden birini değiştirsek en kısa sürede gol yiyoruz. tesadüf mü yoksa bu geçişlerde sıkıntı mı yaşıyoruz bilemiyorum artık.
düşüşte olduğumuz şu yaklaşık bir buçuk ayın çoğunun ilk yarısında iyiydik ve rahattık. maçı kesin aldık dedik ama hep ikinci yarılarda ecel terleri döktük. belki de durumumuzu bilen rakipler ilk yarılarda enerjilerini koruyup oynamamıza izin veriyor ama ikinci yarıda bizim enerjimiz bitince tüm enerjilerini harcayıp puan alma planı yapıyorlar.
bu maçın ilk yarısında da maçı rahat alırız diyebiliyoruz ama sanki bu sefer maçın ikinci yarısına kalmadan enerjimiz daha çabuk bitti. osimhen de rölantide oynuyor milli ara öncesi ama ona rağmen 3 net pozisyon buldu.
bakalım ikinci yarıda ne olacak.
5 aralık 2025 galatasaray samsunspor maçı'ndan sonra yorumcuların kural devam diyor ama bence penaltı diyerek ortamı sulandırması, tff başkanının pozisyona devam kararı doğru diyenleri uyarması ve sonraki hafta o maçın hakemi mehmet türkmen'e maç verilmemesinden sonraki ilk maçımız. bakalım bu maçın hakemi ali yılmaz isimli hakem ve var'daki atilla karaoğlan nasıl biçecekler bizi "galatasaray lehine doğru da olsa karar verirsem ipimi çekerler" mesajını aldıklarından sonra.
ikinci yarılarda yokuz kaç haftadır. yorgunluk tamam da bu kadar olmamalı yahu. oyuncularımızın yorgunluktan beynine kan gitmiyor ki saçma sapan işler yapıyoruz.
o kadar duran top verirsen elbet golü yersin. en kötüsü de kaleye yeni giren günay soğuktu. böyle bir anda olması kötü oldu.
bizim sezonun başlarında performans ekibinden mi ne biri ayrılmıştı. hatta haberlerde de çok geçti takımda bir karışıklık çıkarırlar mı acaba diye. sonra yerine yabancı getirilecek falan dendi ama sonra okan buruk istemedi yeni birini diye haber çıkmıştı. fizik performans düşüklüğümüzde bu ayrılığın payı var mıdır acaba?
bu maçta gördük ki mesele sadece lemina'nın olup olmaması değilmiş. ikinci yarı takım fiziken çöküyormuş. neyse ki monacolu oyuncular da bitiricilikte kötüydü. yoksa farklı da mağlup olurduk.
ilkay'ın kaçırdığı pozisyon ilk yarının tek net pozisyonuydu. ah ilkay ah.
abdülkerim monacolu bir oyuncuyu kaçırdı neyse ki hakem faul çaldı ama çalmayabilirdi çünkü ikisi de birbirini tutup ikili mücadele veriyordu. faul çalınınca abdülkerim kendine çalındı sandı hatta ne var diye kollarını açtı. yoksa karşı karşıya kalacaktı monacolu oyuncu. iyi kurtardık orada.
son pas ve şutlarda beceri sorunu çektiğimiz günlerden birini yaşamazsak karşılıklı bol gollü bir maç izleyeceğiz. hücumda eksik değiliz ama savunmada eksiğiz. gol yememiz kaçınılmaz ama gol atmamız da çok olası. yeter ki becerimizin yüksek olduğu bir maç olsun.
artık bu maçtan başka bir şey düşünmeyelim.
başakşehir son tercihlerde doğru davransa veya son topları önündeki adamdan geçirmeyi başarsa galip de gelebilirdi. neyse puan farkı 3 oldu ve 1 maç'a çıktı farkımız. trabzonspor maçını kazanırsa fb 3. bitirecek haftayı.
bu maçta en son tartışılan pozisyon gridir. herkes farklı yorum yapıyor. kural penaltı değil diyor ama bence penaltı diyor çoğu. bu yüzden öyle bir rezillik yok ortada. konu kapanmıştır. uzatmanın anlamı yok.
ama o pozisyonda savunmamızın pozisyon alışına dikkat çekmek istiyorum. ekstra bir golle son anlarda 3-2 öne geçmişiz ve o tartışılan pozisyonda savunmanın dağınık hali hiç hoş değildi. yakışmıyor bize. o pozisyonda en sonda şut çeken oyuncu şut çekmeyip içeridekine tiplese topu çok net pozisyona girecekti. orada gol yesek gerçekten çok yazık olacaktı. takım emeğine sahip çıkmalı o pozisyonlarda. ders almamız gereken çok şey var. özelikle monaco maçı için bu hataları tekrarlamamamız gerek.
son dakika penaltı pozisyonu için biraz sakinleştikten sonra bir kere daha dikkatlice baktım.
kazımcan'ın kolu geliş esnasında doğal bir konumda. insan hızla geriye doğru koşarken böyle bir pozisyon alır anca. nasıl ki yere düşen ya da yerde kayan oyuncu bir kolunu yere yasladığında o kol doğal oluyorsa bu da doğal.
kazımcan ve holse arasında mesafe kısa ve top hızlı atılıyor. yani kazımcan'ın orada kendisini sakınması için zamanı yok. kazımcan aynı pozisyonda penaltı noktasında olsa ve holse attığı yerden atsa derim ki doğal değil bu. kendini sakınabilirdi.
açıkçası pozisyon %55 penaltı değil şeklinde. ancak bir hakem penaltı dese hakem yorumudur deriz.
yerimizde fb olsa ben de penaltı derdim. duygularımızı katarız işe. samsunspor da duygularını katıyor. ama fbjk'ya noluyor açıklamalar falan!?
pozisyon olduğunda eyvah dedim penaltı. penaltı olduğunu da düşündüm. ama pozisyonu sakin kafayla izleyince penaltı olmamasının doğal olduğunu düşünmeye başladım.
beni şaşırtan bir hakemin uzun süre bu tarz yorum kararlarında lehimize karar vermiş olması oldu. genelde bizim aleyhimize ve fb lehine kararlar verilir bu durumlarda. uzun zamandır ilk kez yorumda lehimize bir karar çıkınca da kudurdu fbjk tayfa.
maçta her şeyi bir kenara koyup kendi hatalarımıza odaklanıp tekrarlamamamız gerekiyor artık.
maçın özetini izleyince yediğimiz ikinci gol öncesi sane'nin kayıtsızlığına sinir oldum. top havalanmış kendisine geliyor ama kendisi boş boş bekliyor ve yanındaki rakip çok rahat topu gönderiyor. orada topa vuramasa bile vurur gibi yapsa, rahatsız etse belki top oraya gitmeyecek.
uğurcan'ı beğenmedim maçta. kafası başka yerde gibiydi. rakipten hızlı top geldi topu eliyle rahatça alabilecekken topu taca abandı mesela.