bardağın dolu tarafından bakmak istiyorum bu maç hakkında.
mesela maçta net kafa vuruşu fırsatları yakaladık. kaleciye geri pas atar gibi kafa vuruşları yaptık. 4'te 1'ini atabilsek başka şeyler konuşuyorduk şimdi. yani olumlu tarafı aslında istediğimiz şeyi başardık ama sonuçlandıramadık.
diğer olumlu tarafı ise maçın berabere bitmesi. avrupa ligi'nde sahamızda hiç maç kaybetmemiş olduk. önümüzdeki sezon bu maçta neler olduğunu kimse umursamayacak. sonuca bakılacak ve galatasaray sahasında kaybetmiyor denilecek önümüzdeki sezon rakipler tarafından. olumlu bir istatistik bu.
son olarak sezon başı kadro planlamasının önemini bir kez daha öğrenmiş olduk. ama bunu anlayacak bir yönetim var mı emin değilim. şu ligde orijinal sağ ve sol bek oyuncularımız olsa başka şeyler konuşurduk. en azından ara transferde aldığımız franky'i uefa'ya ekleyebilseydik de cuesta'yı hiç almasaydık. veya lemina'yı ekleseydik.
bu arada bu maçın hakemi de sürekli durdurdu maçı sinir etti. daha maçın başında bastırdığımızda çok hızlı bir maç olmaya başlamıştı. kameralar hakemi gösterdi. yüz ifadesinden anladım ki saçma sapan şekilde maçı yavaşlatmaya çalışacak ki yorulmasın. çünkü daha maçın başında nefes nefese kalmıştı. yüz ifadesi her şeyi anlatıyordu.
bir şeyler çalışmışız bu maç için ama teorik olarak. pratik yapmadan bu kadar. yarın öss var ve ben bu gece konu başlıklarını ve özetlerini okuyorum sadece. test mest çözmüyorum. bu hesap.
bu arada mertens ve barış kafayı yedirecek bize. hadi mertens çok şey yapmak istiyor ama fizik izin vermiyor artık. ama barış? sahada uyumaya devam ediyor. ilk maçta bu uykulu hali penaltı kazandırdı rakibe bu maçın ilk yarısında da bir top kaybetti rakip tehlikeli geldi. barış'ın içine kerem demirbay kaçmış sanki.
turu geçeceğimiz yok. osimhen'i maç boyu koşturmaktan vazgeçmeliyiz. sakatlanacak sonra fb maçında yok. adam koşmaktan son vuruşa enerjisi kalmıyor.
az oyuncuları ise zamanı da kullanmak için kendilerini yere atıp durdu. birkaç pozisyon dışındakilerin hiçbiri faul bile değildi ama hakem faulleri verdi.
ilk yarıyı en az iki gol farkı elde edip önde bitirmezsek ikinci yarı kasmamamız gereken maçtır. turun kaderini ilk yarı belirleyecek. iyi bir skor alamazsak ikinci yarı yorulmaya değmez. belki en azından 1-0 olsun bizim olsun maçına dönüşebilir ikinci yarı.
belki bir ihtimal ilk yarıya 1 gol fark ile önde girersek ikinci yarının ilk 15dksı belirleyici olur.
derbi öncesi bu maçın uzamasını hiç istemiyorum.
ilk maçta o son golü yemeyip maçı en azından 3-1 bitirebilseydik daha iyi olurdu. şimdi en fazla maç uzayacak diye korkuyorum.
daha önce istenmeyen hakemlerin bir takımın maçlarına verilmediğine çok şahit olmuştuk ve buna alıştık maalesef; ancak bir takımın deplasmandaki bir maçına yabancı bir hakemi isteyip almasına da ilk kez şahit oluyoruz. önemli bir tarih olacak bu maç. bundan sonra ben bu hakemi istiyorum diyen dilediğini almaya başlayacak. özellikle ilk adımlar derbi maçlarda başlayacak.
biz de bu maçın var hakemini seçelim o zaman? ev sahibi olarak bizi kaale almayanlar buna ne kadar izin verir bilinmez.
harbiden bu maçın yabancı var hakemi kim olacak? acun ılıcalı mı?
yönetimimizden birileri bunu okuyorsa ondan ricam sezonun geri kalanındaki bjk, samsunspor, trabzonspor ve göztepe deplasmanlarına yabancı hakem talep etsinler. bize bu hakkı doğal olarak verdiler. yabancı hakem isteğimizi dinlemezlerse o zaman ortalığı ayağa kaldırırız.
ikinci yarı sara'nın itilmesine nasıl penaltı çalınmaz aklım almıyor. top sara'ya geliyor. hani kendisini atmasının mantığı yok. boş kaleye gol atacak. rizeli oyuncu sara'yı iterek oyuncuyu bozuyor. penaltı ve sarı kart olmalıydı. galip geldik diye unutulmasın bu pozisyon.
takım oyunda hakimiyeti almış. lemina etkisi bu. ama okan buruk gidip barış'ı çıkarıp kaan'ı aldı oyuna ve görür görmez eyvah yine çizgi halinde yaslanıyoruz dedim ve öyle oldu. az kalsın gol yiyorduk öyle neyse ki adam gönderemedi arkadaşına. bu değişiklikle resmen rakibe gel üstüme dedin. o andan itibaren yine ecel terleri döktük. barış'ı oyundan çıkarken görünce yusuf girecek galiba dedim top falan tutar ileride diye. ama o da ne, giren kaan. önde topu tutacak ve veya baskı yapacak oyuncu azalınca da rakibi üzerimize çektik gol atsın diye.
önemli bir deplasmandan 3 puanla dönüyoruz çok şükür. ama kaçıncı sıçrayışımız olacak bu bilemiyorum böyle.
bu arada abdülkerim'in bazen takımı sabote ettiğini de düşünmüyor değilim. yediğimiz golden önce bir kornerde top ayağına geldi. uzaklaştıracak bir sürü seçeneği vardı. dağlara taşlara vur gitsin. hatta kornere at daha iyi. o ne yaptı ceza alanı yayı önündeki rakibe verdi. yediğimiz gol öncesinde de dibindeki eren'e şut çeker gibi pas attı o top taça gitti ve devamında gol yedik. savunmamızın pozisyon alışı da evlere şenlikti tabi. öyle saçma bir taç atışı rakibe verince rakip hızlı kullandı ve biz yerleşene kadar iş işten geçti.
genelde devre aralarında yazacak bir şeyler bulurum ama bu sefer yazacak bir şeyim yok. daha doğrusu yeni bir şey yok. ne oynamaya çalışıyoruz o da belli değil. ligin orta sıralarındaki iki takımın bir maçı gibi bir maç oluyor.
mertens'ten çok şey bekliyor gibiyiz ama şu sıralar kendisine faydası yok.
kaptırdığımız toplar da kritik yerlerde oluyor ve topu kaptıranın arkası boş oluyor, tehlikeli kontra yiyoruz.
franky hariç bilindik bir 11 ile başlıyoruz. cuesta da 2 maçtır oynatılıyor zaten. bunlar mecburiyetten başlıyor 11'de. yunus sakat olmasa franky yedekti. metehan tam güven verse cuesta bile yedekti belki de. 86. dk'da lemina oyuna sokulur anca. eren daha erken maça sokulur gibi geliyor bana.
neyse, oyuncularımızın bitiriciliği iyi olursa maçı rahat alırız. umarım yeterince konsantre olmuşuzdur maça.
başarılar aslanlar! maç yarım sıfır olsun bizim olsun ama eskiden olduğu gibi iyi ve güçlü bir futbol oynayıp morallenelim.
x
edit: bu arada rizespor'da ghezzal yedek. yeni transfer abdülkadir ömür 11'e konmuş. bu ilginç geldi bana.
okan buruk saçmalamazsa ve hakem de bize düşmanlıkta cılkını çıkarmazsa futbolcularımız kendi başlarına bile bu maçı alabilecek güçte.
geçtiğimiz hafta boyunca sarı kart cezalısı, takımımızın bel kemiği futbolcularımız bu vesileyle bu yoğun fikstürde dinlenme fırsatı buldu. onlardan bu maçta yüksek performans bekliyorum.
hava durumunda da yoğun bir yağış falan da olmayacak görünüyor.
benim bu maçla ilgili en büyük çekincem bu maçtan sonraki maçın düşünülüp bizi eksik bırakmaya çalışma ihtimalleri olur.
konsantre olacağız, dikkatli olacağız.
takım iyi oyuncularda kurulu ve tam kadroysa işin %90'nını futbolcular belirler. ama tam kadro değilse işin %90'nını teknik direktör belirler. şu eksik kadromuz bile rakipten daha iyi oyunculardan oluşuyor.
teknik direktörümüzün tek bir oyun anlayışı var. duruma göre davranmak falan yok. sonraki maçı düşünüp strateji belirlemek yok. tam kadroymuşuz gibi eldeki oyuncularla aynı oyunu oynamakta diretiyor. yani xxl bedene m-fit beden t-shirt giydirmeye çalışıyor.
böyle böyle okan buruk destekçileri zamanla azalacak. ben 12 aralık 2024 malmö galatasaray maçından beri okan buruk destekçisi listesinde değilim mesela. böyle böyle de her maç o liste azalıyordur.
bari 2 farkla bitseydi. 3 kötü oldu. tur gitti. gözümüz lige dönmeli sadece artık.