bir maçı bir takımdan alıp diğerine vermek tam da böyle oluyor işte. öyle yok sarı vermedi yok kırmızı vermedi ile değil. çok çok net golü vermeyerek ve takımın moralini bozarak. trabzonsporlu oyuncular yerinde kim olsa o karardan sonra maça inancı kalmaz. hakem bize kazandırmayacak bu maçı der.

bakalım bu hakeme de düdük astırılacak mı!

bunun haricinde ilk yarıda trabzonsporlu oyuncular son vuruşlarda iyi olsa tarihi bir farkla biterdi ilk yarı.

hep yapı yüzünden. yoksa bu maçta da maçı bjk domine etti*

ilk yarıyı izlememiştim. ilk yarıdaki pozisyonlar için bjkliler çok ağlayınca merak ettim özellikle dikkatli gözlerle izledim pozisyonları. bir tek rafa'ya yapılan harekete faul çıkabilir ve belki sarı kart olur ona. ona da kesin diyemiyorum. diğer pozisyonlar içinde ya futbol bilmiyorsunuz ya da hiç dayak yemediniz herhalde diye cevap veririm bunlara anca.

hele ki sanchez immobile'ye vurmuşmuş. karnına. pozisyon almak için her oyuncu bunu yapıyor. immobile atmış kendini. o pozisyona ağlayanlar immobile'nin rakip kafalarına yumruklu tokatlı darbelerine oyna devam demeleri çok komik geliyor bana.

attığımız ikinci golde barajı kurmadık daha diye ağladılar bir de. oradan şut çekilmezdi zaten. hadi baraj hazır değildi diyelim ama kaleci pozisyonunu almıştı. direk kenarında beklerken pozisyon olsaydı tamam ama kaleci pozisyonunda duruyordu. hazırmış kaleci. bjk savunması uyuduysa bunun suçlusu kendileri.

bir de bjkliler topa sahip olma oranı yüksek olunca maçı hak eden taraf olduğunu sanıyorlar. doğru düzgün atakları yok. maçın özetinde bile sadece 60.dk'da falan spiker bile ilk ciddi atak diyor.

bugün çok iyi oynamış olmayabiliririz. 2 forvet de oynayınca top hakimiyetinden çok geçiş oyununa yöneldiğimiz için oluyor bu. bir de en büyük silahımız duran toplar var. silahlarımızdan duran toplarla kazanmayı bildik.

ilk yarıyı izleyemedim ama ikinci yarıda bize çatır çutur sarı kart gösterirlerken bjklilere göstermemek için çok direndiler. hele emirhan'ın osimhen'i indirdiği pozisyonda son adamdı. diyeceklerdir ki top sağa gidiyor. hayır efendim emirhan o faulü yapmasa osimhen o topu öne atıp son sürat kaleciyle yüzyüze gelecekti. kırmızı göstermelik pozisyonda anca sarı kart gösterdiler.

yediğimiz gol hoş olmadı ama adam da güzel gol attı.

şimdi bizim oyuncular birkaç gün tatil yapsınlar ve tottenham'a hazırlanmaya başlasınlar moralli bir şekilde. biz de bay haftasında ts-fb derbisini izleyelim rahatça.*

edit: an itibariyle ligde tek namağlup takımız.

oyuncularımız için ek bir motivasyon kaynağı var ki o da yaklaşık 3 ay önce 5-0 yenildiğimiz süper kupa maçı. futbolcularımız o maçın rövanşını almalı. bu maçtan sonra ligde bay geçiyoruz. yani dinlenme zamanımız olacak. bu yüzden bahane olmasın! kendi sahanda rakibini yenip puan farkını açtıktan sonra bay haftasına kafan rahat gir!

lyon'un yenilmesi çok işimize yaradı. rakiplerden birinin daha puan olarak üstüne çıktık bu sayede.

yediğimiz 3. gol abdülkerim'in halt yemesi. iki stoper solda kalmış sen rakibe pas atıyorsun. aban gitsin!

ikinci yarıya rakip göbeğe attığımız ya da oraya seken topları kapmak üzere geliştirdi kendini. biz yine 2 gol yiyene kadar bir şey yapmadık.

bize rahat maç yok. tamam karşı karşıya kaldığımız pozisyonları atsak daha farklı olurdu maç ama ikinci yarı rakibin hamlesine karşılık vermek için yine işi zora sokmayı bekledik. futbol artık satranç gibi. hamleye hamleyle karşılık veremezsen şah mat olur. futbolcular bir yere kadar taşır seni. gerisi teknik ekibin işi.

averaj derken zar zor sahamızda 3 puan aldık bu rakibe karşı. tottenham'a karşı sahamızda 1 puan alsak öpüp başımıza koyalım.

barış böyle top kendisine geldiğinde kararsız kaldığında deli ediyor insanı. o yüzden "en kötü tercih tercihsizlikten iyidir" deyip öyle oynamalı. bir de arkadaşına bir yere koşu gösteriyor sonra birden başka yere koşuyor arkadaşı ilk koşu gösterdiği yere topu atınca hatalı pas oluyor. belki de rakibi kandırayım derken arkadaşını da kandırıyor. kararlı ve net oynadığında barış her maçın adamı olma potansiyeline sahip. ikinci yarıda barış bunlara dikkat ederse kendisinin başrolünü oynadığı bir averaj maçına çeviririz maçı.

osimhen, icardi ve sanchez gibi oyuncularımız türkiye süper ligi için fazla oyuncular ve bu oyuncuların başını çektiği kadromuz ligimizde rehavete kapılmazsa şampiyon olmayı başarabilir rahatça. biz taraftarlar olarak bu isimler kadromuzdayken avrupa'da da başarı bekliyoruz doğal olarak. bu kadroda bu isimlere sahipken "haddimizi bilelim" ve "kendimizi dev aynasında görmeyelim" gibi söylemleri bizim çok azımız kadar bütçeye sahip takımlara karşı söylemekten ben utanıyorum. rigas ve elfsborg gibi takımlara karşı gücümüzü ispatlamaya yönelik oynamamız gerek. haddimizi bilerek oynamamız gereken takımlar daha üst kalite takımlardır. türkiye süper liginde kadro tek başına iş yapabilirken avrupa'da teknik ekibin değeri ortaya çıkıyor. ve yine elfsborg gibi bir takıma karşı her şey teknik ekibimize bağlı.

ve maalesef elfsborg'a karşı favori değiliz. bizden kalite ve bütçe olarak çok daha aşağıda bir takıma puan kaybedip sonra da "kendimizi dev aynasında görüyoruz" deyip bahane üretmeyelim bu sefer! böyle olacaksa kepengi kapatalım kulübün. çünkü kulübün kuruluşundan beri mottosu "türk olmayan takımları yenmek." ve bunu yapacak kadromuz var.

elfsborg kolayca yenebileceğimizi düşündüğümüz fikstürdeki son takım. buraya kadar 9 puan alıp rahatlamalıydık. 7 puan da kötü değil ama bu kadroya bakıldığında 9 puan cepte olmalıydı. bundan sonraki fikstürdeki takımlar eş değer ve üst kalite takımlardan oluşuyor. bu yüzden o maçlara 1'er puan yazmak mantıklı olur.

bir de geçen sezon sonlarında maçların ilk yarıları gündüz maçı gibi oynanıyordu malum. ve bizim takım spot ışıkları açılana kadar sahada uyuyordu ilk yarılarda. bu maç 17:30'da. hiç açılmayacak spot ışıkları. çok endişeliyim.

rakibin formalarına bakıldığında young boys'u andırıyorlar. hani okan buruk bir röportajda demişti ya şimdi oynasak yenerdik diye... al sana bir prova.

bu tarz maçlarda olabilecek puan kaybına bahane duymaktan ben utanıyorum onlar söylemekten utanmıyor.

bizim teknik kadro futbol dünyasına bu isimlerin olduğu kadronun avrupa ligi'nde ilk 8'de çıkamamasını nasıl açıklar bilemiyorum. bu maçta yaşanacak bir puan kaybı bizi bir üst tura da hiçbir şekilde çıkaramayabilir. dediğim gibi bu takımlara karşı puan kaybedince daha iyilerine karşı beklentiye giremiyor insan.

biz şampiyonlar ligi'nde devlerle oynarken diğer ülkemiz takımlarına hep köy takımlarıyla oynuyorlar o sayede ülke puanı kazanıyorlar diyorduk. biz köy takımlarından birine puan kaybettik şimdiden. diğeri de bu olacak mı göreceğiz.

geçen maçın bahanesi stadyumun kendisiydi. şimdi de gündüz maçı olması olmasın!

biz bu son dakika stresini çok yaşayacağız bir süre. iyi oynamadan 3 puanı alabildik. bu da bir şey.

hakem son dakikalarda golü yememizi arzuladı adeta. jakobs'a net faulüie devam dedi. çok daha hafiflerine bizim aleyhimize faul çaldı bol bol. sonra muslera el kol işaretini kural dışı yaptı ve sarı kart gördü. maçın başında alanyasporlu bir oyuncu yan hakeme aynısını yaptı ama sarı kart çıkmadı.

ben daha çok 70. dakikadaydı sanırım alanyasporlu oyuncu ceza alanımızda balıklama attı kendini. aldatmaya yönelik hareketten sarı kart görmesi gerekirken var'da pozisyon 45 saniye kadar incelendi. utanmadılar da incelemeye. hani ufacık bir temas olsa penaltı çalacaklardı, belli.

umarım milli arada herkes hatalarından ders çıkarabilir.

« / 51 »
Kayıt Ol