geldiğinde bir ton eleştiri (fiyatı konusunda asla kızmam) sonra ucuz almışız goygoyu, ondan sonra da topçu değil kısmı:)
dün akşam angers maçını izliyorum. sidiki cherif baya gözüme çarptı.
arkadaşıma bi sorayım dedim, 23 milyon euro teklif geldi dedi.
yahu 18 yaşında, hepi topu 3 gol atmış adama 23 teklif varmış.
championship’te çift haneli gol ve asiste ulaşmış, yılın takımına girmiş adamı 8-10’a alamazsın.
kulübü zaten o paralara almış brezilya’dan.
he biz vermeli miyiz? bizim ihtiyacımız olan adam mı? soruları başka bir şey.
senin sisteminde olmuyor diye adama topçu değil yaftası yapıştırmak çok büyük hadsizlik.
zaten bu hadsizlik bizde genetik galiba.
mesela yıllarca farioli boklandı bu ligde, adam ajax üstüne porto yaptı mesela.
bir tane hocamıza bir yerden teklif geliyor mu? okan buruk da dahil. bi nuri şahin gitti, onun da dortmund geçmişi malum, sonra geri döndü.
ama sorsan her boku biz biliyoruz.
yahu aynı ligde yunus oynadı aynı sezon sara ile.
madem o kadar kolay bu işler, yunus yapsaydı o gol katkılarını. ki yunus’a da hep inanmış bir insanım.
he allahtan yapmamış yoksa leicester opsiyonu kullanırdı.
2024-2025’in ilk yarısında bu adamı hep beraber izlemedik mi?
2025 ocak ayında bir kulüp 25 verse, muhtemelen buradaki herkes hep bir ağzından “hadi işinize bakın” derdi.
ne oldu da oralardan “topçu değil” aşamalarına geldik.
yani bu işin bir ortası yok mudur?
bana kalsa ne sara’ya 23 veririm, ne de singo’ya 30 ama bu işin piyasası böyle.
galatasaray’ın ihtiyacı olan adam scott mctominay tarzı bir futbolcuydu o dönem ama biz gidip yine ihtiyacımız olmayan futbolcu aldık.
sakatlığı olmasa jakobs ideal bek mesela ama burada angelino boklandı.
halbuki adamın günahı yoktu, gitti roma’da çatır çatır oynadı.
muhtemelen sara da premier ligde oynar, bizde neden böyle oynamadı diye düşünürüz.
bir futbolcunun sana uymaması ona “futbolcu değil” yaftası yakıştırma hadsizliğini vermesin.
ilkay ve sara yorulana kadar oyunu tutabiliyoruz. tam o noktada yorulduklarında takımı ve haliyle torreira’yı ileri itebilecek bir baby leminamız olmadığı için adım adım oyundan düşüyoruz.
ve hatta şöyle diyeyim. sezona salih özcan ve soungoutou magassa ikilisini alarak başlasaydık, üstüne yunus da sağlıklı olsaydı dün maçı çok rahat bitirirdik.
bizim önde oynayan barış, osimhen ve sane’nin tempo sorunu yok.
ama bir yerden sonra orta saha düştüğü için takımla bağlantıları kopuyor.
maalesef bunu okan hocaya anlatamadık, anlamak istemedi.
union sg ve bu maçı kaybederek acı olarak öğrendi.
bu maçı futbolcu ve teknik kadro üstünden okuyan net yanlış taraftadır.
eren, sallai, jakobs ve singo.
hazır olmayan osimhen, lemina, ilkay ve yunus.
buna rağmen sahada taşak gezdire gezdire oynadık.
bir adet kanı bozuk resmen içimizden geçti.
bütün bunları görüp hala futbolcu ve hoca başlığında yardıranlar çok yanlış yoldadır.
eleştiri önemlidir ama o gün bugün değildir.
bugün kalabalık olması gereken başlıklar bellidir.
bu arada şimdi anımsadım. aslında sezon başı kampında köhn ile beraber oynadıkları hazırlık maçlarında da fena işler yapmamıştı.
aslında yusuf yerine kadroya alıp keşke kanatta değerlendirseymişiz.
1-0 gerideyeken zerre endişe duymadım ama 3-1 öndeyken endişe duydum.
sebebi ise takımın skoru bulduktan sonra oyunu bir türlü rolantiye almaması.
dakika 90+2 olmuş sallai ilerde gol arıyor ve sonucunda da kırmızı yiyoruz.
ya abicim topu çevirseniz maç bitecek zaten.
hayır kaleye gidiyoruz, maçı bitiremiyoruz da…
bu maçı 1 aralık 2025 fenerbahçe galatasaray maçının gerisine koyan taraftar varsa bence yanlış yapar.
para kazancını vs geçtim, ilk 8 hedefi için çok ama çok önemli bir maç bizim için.
bu maçı alırsak deplasmanda oynayacağımız 9 aralık 2025 monaco galatasaray maçı daha da önem kazanacak.
monaco gerçekten kötü durumda ve oradan çıkartabileceğimiz bir galibiyet bizi çok başka yerlere götürür.
o yüzden ben bu maçı çok ama çok önemsiyorum.
ayrıca lig daha çok uzun ve telafi edebileceğimiz 21 hafta daha var.
sürekli olarak 600 gündür oynamadığı söyleniyor. evet bizde oynamadı belki ama rusya liginde 1.500 dakika süre aldı.
tamam süper bir lig değil belki ama çok kötü de bir lig değil.
muhtemelen orası da kendisine bir şeyler katmıştır.
kazımcan bizde tutunur veya tutunmaz bilemiyorum ama eğer çalışırsa süper ligde çok rahat forma şansı bulur.
sezon başı kampı geçirmeden bu sezon tam anlamıyla verim alacağımızı düşünmüyorum.
bu kadar sprint atan bir oyuncunun hocanın oyununa uygun yükleme alması gerekiyor.
aynı sıkıntılar davinson’da da olmuştu.
yapacak bir şey yok, bu sezonu böyle geçireceğiz artık.
sandro tonali gibi bahis bağımlısı adam dönüp futbol oynayabiliyorsa, eren de eğer ceza alması gerekiyorsa cezasını alır, sonra aslanlar gibi takıma döner.
58 ay önce sadece 1 maça bahis oynamış ise ben zaten ceza alacağını düşünmüyorum.
ortada zaten sürekli olan bir durum yok, yani bahis bağımlısı değil.
kendi oto kontrolünü yapmış ve 5 sene önce oynamayı bırakmış.
o yüzden bir şey çıkacağını zannetmiyorum.