tam da bu dönemde ihtiyaç duyduğumuz şekilde rahat ve net bir galibiyet aldığımız maç. ilaç gibi geldi.

çok kritik maç. en az 1 puan alıp kafayı rahatlatmak lazım 24 konusunda. 3 gelirse kaymak olur zaten.

eksik çok. hocanın işi zor. geride birini kaybetsek yerine girecek adam yok. allah yardımcımız olsun.

tedesco isimli çekirgenin daha fazla sıçrayamadığı maç. bir bok oynamadan buraya kadar iyi geldiler büyük şansla.

ucuz atlattığımız maç. mesele penaltı pozisyonu değil. o olsun veya olmasın, 2. yarıda puan kaybını sonuna kadar hak ettik. daha dün yazdım ''klasik ucl öncesi kafasıyla oynarsak samsunspor bize bir duş aldırır.'' diye. ilk yarı öyle değildik, ciddiydik ve gayet de iyiydik. 2. yarı bizim takım monaco'ya uçtu, göz göre göre beraberlik geldi. neyse ki osimhen müthiş bir golle geceyi kurtardı.

şu şampiyonlar ligi fiziksel ve zihinsel olarak bize çok pahalıya patlıyor bu aralar.

ligin en kaliteli futbolunu oynayan 2 takımın maçı. samsunspor'un genel oyun planı da özellikle böyle hedef maçlardaki oyun planı da gerçekten büyük takım gibi. beşiktaş'tan, fenerbahçe'den, trabzon'dan falan çok daha organize bir takım samsunspor. sahadaki yerleşimi, toplu oyunu falan üst seviyede yani.

gelgelelim aynı zamanda son dönemde sakatlıklar ve cezalılar sebebiyle daralan rotasyondan ve yorgunluktan en fazla çeken 2 takımın da maçı olacak bu. benzer sıkıntıları yaşıyoruz biz de samsun da. onlar da pazartesi oynadı ve son dakika golüyle puan bıraktılar bizim gibi.

dikkatli oynamak, ciddiye almak şart. şampiyonlar ligi maçları öncesi görüntümüzle sahada olursak bir puan kaybı daha hiç düşük ihtimal değil. buradaki en büyük avantajımız kadıköy sonrası camiada bir uyanış ve reaksiyon olması. bir de galatasaray'ın ezelden beri samsunspor'a şansı tutar. umarım böyle de devam eder.

galatasaray futbol takımının, galatasaray ve tff yönetimi ile beraber kaldığı maçtır. yoksa sahada da gördük ki zaten sarı lacivertli takımla arada siklet farkı var. onlarla ilgili bir mevzu yok yani.

bodo'dan daha iyi bir takımla oynamayacağız. bunu bilelim. o yüzden tıpkı o maçtaki gibi rakibi ciddiye alarak ama gözümüzde de büyütmeden oynamak lazım. ''biz daha iyiyiz, işimizi yaparsak da kazanırız.'' özgüveniyle ve ciddiyetiyle sahada olalım yeter. bizim için tabii osimhen'in yokluğu büyük faktör ancak onun yokluğunda dahi aradaki kalite farkı yüksek.

yani buradaki yorumlardan tahmin yapsak bayern münih ile falan oynuyoruz zanneder insan. bu kadar abartmaya gerek yok. yok 200 km koşuyorlarmış da bilmemne. o kadar koşa koşa 3 puan ve -8 averajdalar işte. tabii şunu da söylemek lazım ki zor bir fikstürden geçiyorlar. yenildikleri takımlar inter, newcastle ve atletico. kalite farkının olduğu takımlar yani. bizimle de aralarında kalite farkı olduğuna göre biz de bu maçı ciddiyetle oynayarak net bir galibiyet alabiliriz.

ben usg'yi inter ile oynadığı maçta izledim 90 dakika. bize en ters gelecek tarafları santrforları promise. tam bizim takımın geçtiğimiz yıllarda çok zorlandığı türden fizikli, top tutabilen, takımını atağa çıkartabilen bir tip. inter savunmasına dahi çok ciddi zorluk çıkarmıştı o maçta. ona iyi çalışmak lazım. gerisini hallederiz diye düşünüyorum.

osimhen'in de olmayacağını varsayarsak bu maça yedeksiz çıkıyoruz denebilir. muhtemelen potansiyel bütün silahlarımız 11'de olacaktır. bu da şu demek oluyor: tıpkı bodo maçı gibi ilk yarıdan maçı kapatacak noktaya getirmeliyiz. evet osimhen faktörü yok ancak yine de bunu yapabilecek kaliteye sahibiz. zira çok yüksek ihtimalle dakikalar geçtikçe ve değişiklik yaptıkça gücümüz azalacak. inşallah ilk yarıdan işi görebiliriz. ayrıca bazılarını çok rahat görüyorum ancak ne olursa olsun 3 puan çok kritik. bu maçtan sonraki 3 maçın hepsi zor olacak. biz önümüzü kış tutalım.

yorgunluktan öldüren maç. buzdolabını verdi takım bizim omuzlara. lanetli başladı, lanetli bitti. vardır böyle maçlar her sezon. bedel ödeyerek de olsa kazandık çok şükür.

sakatlık durumu çok hızlı kabak tadı vermeye başlayan futbolcu. bu durum sezon sonuna kadar takip edilmeli, gerekirse bu düzlemde bir transfer strateji geliştirilmeli kendisiyle ilgili.

her sprintinde “acaba sakatlanır mı?” diye korktuğumuz bir oyuncuyla önümüzü göremeyiz maalesef. iyi, hoş ama sakatlanacaksa bir anlamı yok.

« / 29 »
Kayıt Ol