tatsız bir galibiyet aldığımız maç. bizim de rakiplerin de tadını kaçıracak bir galibiyet. karagümrük maçı da böyleydi.
her şeye rağmen okan hocanın ağustos aylarını nasıl geçirdiğini biliyoruz. şu transfer sezonu bitsin. milli ara sonrası hoca oyuna kafa yoracaktır. sorun yok.
olağanüstü bir karaktersizlik örneği sergileyen fen*rbahçeli. sosyal medya paylaşımlarını kaldırmakla geçmiş silinmez. boşuna uğraşmasın.
hikayesi yarım kalmamıştır. 3 çeyrekte kalmıştır. 4. gelişiyle birlikte tamamlanacaktır.
okan buruk hareminin üyelerinden biri olarak tarihteki yerini almıştır. kendi rezil olduğuyla, fenerbahçe'yi de aşağıladığıyla kalmıştır. hadi kaybol.
bana göre iyi bir kura çekmedik. bu ''yandık, bittik, imkansız'' demek değil ancak iyi bir kura olmadığını kabul etmek lazım. bunun sebebi de şu: 1. torbadan gelenler zaten eyvallah. 2. torbadan, torbanın en güçlü 2 takımından birini çektik. atletico'dan çok daha düşük profilli takımlar vardı. 3. torbadan ajax deplasmanı, 4. torbadan monaco deplasmanı çektik. yani bunlardan çok daha düşük profilli takımlar gelebilirdi. elbette şampiyonlar ligi'nde kolay maç beklemiyoruz. bu onun isyanı değil. sadece bir kura değerlendirmesi olarak iyi bir kura olmadığını düşünüyorum. gelgelelim yapacak bir şey yok. o yüzden hesaplamaya geçelim.
geçen yıl 11 puan 3 takımı da ilk 24'e sokmuş. o zaman şunu düşünebiliriz: çok ekstra bir sapma olmazsa baraj 10'un altına düşmez, 12'nin üstüne çıkmaz. yani ilk 24 için, 8 maçtan 10-12 puan almak yetecektir.
şimdi gelelim bizim hesabımıza. öncelikle iç sahada usg ve bodo maçlarına 6 puan yazdık. kimse bana ''bodo zor takım'' falan filan anlatmasın sakın. bodo'ya içerde 3 yazmıyorsak hiç boşuna takımı yıpratmayalım. zor mor, 3 puan yazacağız oraya içerde. 6 puanı buradan almadığımız an işimiz imkansız zaten. asıl meseleye geldik, minimum 5-6 puan çıkarmamız gereken 4 maç: içerde atletico; deplasmanda frankfurt, monaco, ajax maçları. bizim bütün hikayemizi belirleyecek olan mevzu burası. tabii ki çıkıp her maçı oynayacağız, özellikle içerde kimseden korkmak yok ancak gerçekçi olan bu. atletico dışındaki 3 takımdan da çok daha iyi kadroya sahibiz ancak 3 takımla da deplasmanda oynayacağız. bu 3 maç ne galibiyetin imkansız olduğu ne de mağlubiyetin sürpriz olduğu maçlar. güç dengesi böyle. atletico maçına bir şey diyemiyorum. o maçın kan, ter, gözyaşı şeklinde geçeceğine eminim. içerde olması sebebiyle biz kolay lokma olmayız ancak karşımızda da dünyadaki her takımı yenebilecek, her takımı eleyebilecek bir takım var. o yüzden o maç her şeye gebe.
umarım bizim için en güzel şekilde gelişir senaryo. allah yardımcımız olsun.
1. torbadan dortmund ve chelsea’yi içerde çitileyebiliriz. kalan hepsi çok zor zaten. 2. torbadan arsenal verme. bunlar dışında ne verirsen ver amk. hepsiyle oynayacak kudrete sahibiz.
kerem’in, 21-22 içerdeki maçta beşiktaş’a attığı golden attığı maç. 35 dakikadır bu golü bekleyen vatanseverler mutlu. devamını da isteriz.
(bkz: allahım orta saha)
iyi futbolcu. bize uygun futbolcu. bizim taraftarın sevdiği futbolcu. hocanın kendisinden verim almama ihtimalini görmüyorum geldiği senaryoda.
umarım bu iş fazla uzamadan olumlu sonuçlanır. tottenham da ndombele kazığını unutturmuş olur en azından.
değerini ilerde anlayacağımız galibiyet. hava güzelken, gisdol takımı oturtmamışken kazanmak çok iyi oldu burada. kayseri ilerde sorun çıkartacaktır.
üstelik birçok futbolcumuz da ortalamanın altında bir performans gösterdi. buna rağmen 0-3…
mesaj maçı.
barış alper'e ''bu gemi sensiz de yürür.'' mesajı; sert deplasman, kaos var falan diye bekleyenlere ''bu yıl bize yine başı var menüde'' mesajı. umarım net bir galibiyet aldığımız, sane ve osimhen'in açılışı yaptığı, yunus'un artık sezona girdiği maç olur.
ne olursa olsun 3 puan buralarda çok önemli. rakipleri kırmak için firesiz gitmek şart. zaten dokunsan devrilecek durumdalar. destek olmayalım.