deplasman tribününün şov yaptığı maç. saha içi 2. yarıda bildiğimiz gibiydi ama tribünler acayipti gerçekten.

ilk yarısı itibariyle 10 dk dışında sahada korkunç bir şey var. sanki aylardan mart ve kasımpaşa deplasmanındayız. osimhen ve barış’a uzun top sıkıp duran bir muslera izliyoruz.

okan hoca “11 zaten belli, bari farklı bir şey oynayalım da kupa için biraz suyu bulandıralım.” gibi bir düşüncede mi sorusu aklıma geliyor.

vurup geçmemiz gereken maç. önce burada, sonra antep’te.

çağdaş’ın vasıfsızlığının kırk yılda bir de olsa bir işe yaradığı maç. gerek yok trabzon’da şampiyonluk ilanına. iyi oldu.

beşiktaş’ın berbat bir rafa silva performansına rağmen kazandığı maç. çünkü fenerbahçe futbol adına hiçbir şey yapmıyor. mide bulandırıcı bir takım her şeyiyle.

mert müldür’ün müthiş asistini gedson’un gole çevirdiği maç. fenerbahçe rezil futboluna devam ediyor.

20 dakikada bitirdiğimiz, kalanında spor yaptığımız maç. nisan ayında bıraktığımız yerden devam. allah bozmasın.

2. yarı tribünlerin neşesi gayet iyiydi.

solskjaer'in united döneminden beri yaptığı bir tane iyi şey varsa o da bu maçları doğru oynamak. bu tip zayıf göründüğü maçlarda, tek maçlık planlarla çözüm üretebiliyor. ayrıca motivasyonu fenerbahçe'den çok mourinho üzerine olacaktır. mourinho'yu mağlup etmesi durumunda, özellikle ingiliz basınında yer bulacağını biliyor.

sonuç ne olur bilmem ama umarım immobile saçmalığıyla göz göre göre yenilmez. rafa'nın en uçta olduğu, 3 orta saha ile çıktığı planda fenerbahçe'ye her türlü zorluk çıkartacaktır.

ilk eyüp maçında hak ettiğimiz skorun geldiği maçtır. bizimkiler beşiktaş'a yenildikten sonra ortaya büyük karakter ve kalite koydular gerçekten. ''büyük takım refleksi'' sorusu, nisan ayında cevap buldu.

çok önemli maçtır hatta direkt şöyle diyeyim: kalan 6 maçta yolun yarısı bu maçtır. bu maçı kazanırsak artık ''okyanusu geçtik.'' diyebiliriz. çünkü bu maçı kazanmamız durumunda 2 deplasmanımız kalıyor ve bu 2 deplasmanda 2 mağlubiyet almadığımız sürece sıkıntı yaşamıyoruz. içerdeki maçlarda 3/3 yaptığımızı varsayıyorum tabii. karşı taraf da artık böyle bakacaktır bu mevzuya. onlar zaten içerde puan kaybetme ihtimalimizi bizden bile düşük görüyor. dolayısıyla tutundukları tek dal deplasmanlar. yarın kazanmak demek artık denizi yarmak demek. o saatten sonra bize sadece yürümek düşer. bunun farkında olmalıyız.

şimdi gelelim bu maç özeline. eyüp de samsun ve göztepe gibi ligin 2. yarısında çok düştü. özellikle kutucu'yu bize verdikten sonra skor üretmekte çok zorlanır hale geldiler. yine de 3.'lük için oynuyorlar. arda'nın bu maça ekstra hazırlandığına eminim. yargılamak için söylemiyorum, fenerbahçe maçına da aynı şekilde yaklaşacaktır. dolayısıyla biz de işimizi ciddiye almalıyız.

öte yandan şunu da söylemek lazım ki eyüpspor, kadro kalitesi anlamında gerçekten çok geride. fark yarattıkları nokta olan oyun gücü de iyice düştü. kaldı ki eyüpspor aslında kadrosu ve oynamaya çalıştığı oyun itibariyle büyüklere sıkıntı çıkarma adayı bir takım değil aslında. çünkü eyüpspor zaten yapıcı futbol oynamaya çalışan, top oynamaya çalışan, fiziksel değil teknik özellikleri yüksek oyunculardan oluşan bir takım. zaten bizle oynadıkları ilk maçta da mucizevi bir şekilde puan aldılar. o yüzden çok fazla ''şimdi öyle bir kapanıyoruz ki... sert oynuyoruz, temaslı oynuyoruz'' gibi bir takım değil. mesela göztepe biraz daha böyle bir takım. daha atlet, fizik kalitesi yüksek, uzun topla direkt oynayan ve temaslı oyunu seven bir takım. demek istediğim fark bu. eyüp daha yumuşak ve oyuna elverişli bir rakip bizim için. bu yüzden yarın yine net bir galibiyet sürpriz olmaz. son dönemdeki oyun gücümüz ve ciddiyetimizle yine balyozu indirmemiz gerek. rakibi hiç ortak etmeden. olması gereken bu.

gelgelelim maalesef bir sıkıntı var: stadyum. bu stadyum bize hep negatif etki eden, çok nadiren rahat kazanıp çıktığımız bir stadyum. kasımpaşa ile oynarken, istanbulspor ile oynarken... rakip kim olursa olsun bize - yazan bir yer. oyun dünyasının tabiriyle bizim takımın nerflendiği bir stadyum burası. en büyük çekincem o. umarım sezon sonuna yaklaşırken şu stadyumda bir kez daha tadımız kaçmaz.

allah yardımcımız olsun.

(bkz: konsantrasyon)

« / 29 »
Kayıt Ol