slovenyalı cüneyt çakır. tamamen o kafayla çıkmış maça. majör bir hatası olmasa da oyunu çok durdurdu. yine de maçın kaderini belirlemedi. çok iş de düşmedi zaten.*
komik olan kısım fenerbahçe tarafının kendisini çok övmesi. cüneyt çakır’ı övmek için ne yapacağını şaşırdı herifler. az daha ıkının ne diyelim.
kar, kış demeden tribünde olacağımız maçtır. biz galatasaray'a inanıyoruz.
akıllı oynamalıyız her açıdan. tabii ki turlamak isteriz ancak unutmayalım ki bu işin sonunda boşa kürek çekmiş olup derbiye yorgun çıkmak da var. o yüzden maçın seyrine göre dinamik bir kenar yönetimi şart. allah yardımcımız olsun.
pazartesi oynanacak olması sebebiyle tribünlerin geçtiğimiz senelerdeki derbilerden daha iyi olacağını düşünüyorum. tabii tamamen kişisel bir görüş bu. çok farklı stadyumlarda, çok farklı takımların taraftarları içinde maç izledim. gözlemim şu ki rahatlık, gevşeklik, rehavet tribüne hiçbir zaman yaramıyor. insanların biraz gergin, dolu hatta yorgun gelmesi çoğunlukla tribünde daha iyi sonuç veriyor.
öbür türlü insanlar etkinliğe gelir gibi, panayıra gelir gibi geliyor. bütün gün alkol aldıktan sonra gevşeyip, yorulup öyle geliyor. ''3 atarız, 5 atarız'' kafasıyla geliyor. umduğunu bulamayınca da düşüyor.
hatta şunu da ekleyeyim: havanın muhtemelen iyi olmayacak olması da tribüne yarar. vloggerı, instagram fenomeni, canlı yayın yapmaya geleni, gurbetçisi, ıvırı zıvırı ne kadar silkeleyebilirsek o kadar iyi. tabii bahsettiğim lapa lapa yağan bir kar, saçma sapan bir maç değil. şöyle hafif yağmurlu, soğuk, kasvetli bir istanbul akşamında mis gibi maç olur, mis gibi de tribün olur. o gün oraya ne kadar çile çekerek gidersek ve ne kadar çile çekmeyi göze alabilecek insan gelirse o kadar iyi. barut gibi oluruz.*
sahi... sami yen en son ne zaman bir kış havasında fenerbahçe maçı gördü? hatırladığım en yakını 2011 ve 2012'de arka arkaya aralık ayında oynadığımız maçlar.
hafta içi ve yağmurlu hava... siz anladınız.
eurosport /origin-imgresizer.eurosport.com/2014/10/30/1342234-28838513-2560-1440.jpg)
belki bu yazdığım tepki alacak -ki normal- ama ben yine de ben düşündüğüm şeyi yazacağım.
az deplasmanından daha önemli bir maçtır. sebebi de basit: birisi hayaldir, birisi gerçek. ben kiev maçında o hayali kurmayı bıraktım. bol kepçe lokantası gibi rakiplere gol ikram eden takım avrupa'da yarı final bile göremez, bırakın san mames'i. çok basit bir futbol gerçeğidir bu. bu tarz turnuvalarda gol atarak değil, yemeyerek başarılı olabilirsin. kaldı ki biz tottenham maçından sonra gol atmayı da çok beceremiyoruz. yani çok uzatmaya gerek yok. avrupa işi bu yıl da patlak. gerçeğimize dönebiliriz.
çok kritik maç bu. çünkü tam anlamıyla köprüden önceki son çıkış. bu maçı yarı final, derbiyi final yapmak bizim elimizde. osimhen, davinson, torreira gibi omurgamızın en önemli 3 adamı tamamen dinlenmiş durumda olacak. yunus'u da artık kadroda bekliyorum. lemina da süre alacaktır. hazır gelen franky de 11 başlayacak bence. dolayısıyla yorgun olmaya falan hakkı yok takımın. çok önemli bir kısmı gayet dinlenmiş durumda.
rize deplasmanları bizim için maalesef genelde kanlı bıçaklı geçiyor. yine sert oynayacaklar. maçı da gerecekler. olabildiğince yıpratmaya çalışacaklar yani. sakatlık konusunda da kartlar konusunda da çok dikkatli olmalıyız. kritik bir eksik istemiyorum derbide. herkes bunun bilincinde olmalı.
bu maç sezonun en önemli maçlarından birisi. fenerbahçe'nin puan kaybı beklentisi yüksek olacak. az deplasmanındaki rezilliği unutturmaz tabii ki ama en azından yeni transferlerimizle derbi öncesi moral bulmalıyız. hata yapma lüksümüz yok.
banttan izlediğimiz maç. 2 yıldır avrupa’da 10 defa falan izledim ben bunu. bir anı bile şaşırtmadı.
eksiklere rağmen istediğimizi alabileceğimiz bir maç bu. doğru oyun kurgusu ve elbette konsantrasyonla. allah yardımcımız olsun.
avrupa öncesi güzel bir ter attık. sıkışık fikstürde sakatlık, yorgunluk da olmadı. iyi iyi. bravo adana demir’e.