derbilerde fark yaratsın diye, avrupa’da iş yapsın diye, dünya devlerine kafa tutalım diye alınan ve hepsini yapan futbolcu. daha fazla yapabileceği şeyi yok zaten. alınabiliyorsa alınır. tartışılacak mesele değil.

tottenham’ı yıktığımız ancak yine, yine bitirici noktada şanssız ve beceriksiz olduğumuz maçtır. tarihi bir fark olabilirdi. maalesef olmadı.

yine bir avrupa maçında beşiktaş’ın kalesini melekler koruyor. gerçekten acayip şanslılar bu konuda son yıllarda.

yalnız son dönemde gördüğüm açık ara en iyi hakem performansı gerçekten. kusursuz bir maç yönetimi.

bizim için aslında bir şans bu maç. her ne kadar rigas maçında saçmalayıp 9 puanla gelmemiz gereken maça 7 puanla gelmiş olsak da fena durumda değiliz. bu maç bizim için olmazsa olmaz bir maç değil. neden şans? seviyemizi görmek için, belki de bir güç gösterisi için.

her ne kadar ingiliz takımları şampiyonlar ligi dışında avrupa kupalarına çok asılmasa da neticede kağıt üstünde belki de en büyük favori rakibimiz. daha bu akşam epl'nin canavar takımlarından aston villa'ya 4 atmış bir takım. çok hızlı ve direkt hücum edebiliyorlar. aynı zamanda belli bölümlerde ön alan baskısını da çok şiddetli yapacaklardır. ikisine de dikkat etmek lazım.

ben, tıpkı geçen sene bayern maçlarında olduğu gibi hocanın ''biz kendi oyunumuzu oynarız.'' felsefesiyle çıkacağına eminim. olması gereken de bu. kötü bayern falan anlamam, allianz arena'da bayern'e o topu oynayan takım dünyanın her yerinde kendi topunu oynayacak cesareti gösterir. hele ki ölüm kalım maçı değilse. kaldı ki bayern'in ölüsü tottenham'dan iyi takımdır yani. çok da korkacak, çekinecek bir şeyimiz yok. çıkıp işimizi yapalım. kazanırsak ne ala, kazanamazsak kaybetmemeye çalışırız. kaybederse de dünyanın sonu değil der devam ederiz.

hocanın zorluk seviyesi yüksek maçlarda ne kadar konsantre olduğunu, takımı ne kadar iyi hazırladığını biliyoruz. seviyor büyük maçları. beşiktaş maçından sonra ciddi bir dinlenme fırsatımız oldu. bizim için çok önemliydi. ligde kafamız da rahat. umarım bu maça gerçekten iyi hazırlanırız da şu avrupa'da biraz güven tazeleriz. özellikle okan hoca için bunu istiyorum. çünkü hak ediyor.

jacobs'un yetişmesi bizim için kritik. öte yandan yine çift santrfor mu tercih edilecek o da bizim için kritik. tamam elfsborg maçında çok iyiydik de beşiktaş maçında da birtakım zaaflar yarattı bize yeni diziliş. eğer çift forvet çıkarsak osimhen ve icardi'nin bu maç biraz özverili oynaması gerekecek. merak ediyorum açıkçası hocanın tercihini. çok belirleyici olabilir çünkü bizim için diziliş tercihi.

tottenham'da stoper tandemi muhtemelen olmayacak: romero ve van de ven. ikisi de çok iyi futbolcular. özellikle bizim santrforlarımızın da birebir eşleşeceğini düşünürsek aslında büyük avantaj bizim için. umarım hakkını vereceğimiz bir maç olur. tottenham çok iyi takım ancak gözümüzde de büyütüp, yenilmez yapmaya gerek yok. bizde de çok büyük futbolcular var, çok iyi bir teknik direktör var. ben öyle arada büyük bir fark olduğunu düşünmüyorum.

elfsborg maçından sonra rigas maçında bıraktığımız puanlara daha da canım sıkıldı. o sıkıntıyı ancak bu maçtan gelecek puanlar yok eder. umarım şans da yanımızda olur ve zaferle ayrılırız. allah yardımcımız olsun.

fenerbahçe'nin ucuz hikaye yaratmaya çalıştığı maç. şu trabzonspor ligin en kötü takımlarından biri. geçtiğimiz hafta 10 kişi göztepe ezdi resmen, o durumdalar. sen bu takıma karşı işini son saniyeye bırakıyorsun, trabzon bu maçta da berbat oynamasına rağmen. geride bir ton boşluk vermesine rağmen. hakeme rağmen. şu trabzon'a bu kadar pozisyon vermeyi nasıl başardı fenerbahçe gerçekten ilginç.

çok fazla hakem konuşmayı sevmeyen biri olarak hakemle başlayayım. berbat bir hakem, berbat bir yönetim. özellikle 2. yarı zaten adam maçı yönetmeyi bıraktı komple. anlık reaksiyonlara göre düdük çalmaya başladı. iptal ettiği golde art niyet aramamak çok zor. tıpkı geçen yıl kadıköy'de iptal edilen trabzonspor golü gibi. bilerek kendisi oyun akarken düdüğü çalıyor ki var devreye giremez hale gelsin. fenerbahçe cephesi de ''livakovic bıraktı düdükten sonra.'' diyor. haha... o top çok yüksek ihtimalle gol olurdu çünkü çok sert ve düzgün vurmuştu okay. gerçekten komedi bir iptal kararı. yetmiyor, 2 tane bariz penaltıyı da görmüyor adam. var'dan uyarı geliyor. okay'ın müdahalesini hemen görmüş, djiku'nun kendisini sakatlayacak kadar sert hamlesini göremiyor beyefendi. fenerbahçe'nin attığı 2. golde bence faul yok. eren elmalı yine şark kurnazlığı peşinde, bütün maç saçmaladığı gibi saçmaladı ve golü yedirdi. trabzonspor'da 50 tane adam irfan'a bakarken dzeko bomboş vuruyor. tadic'in net faulü ve sarı kartı es geçildi. amrabat'ın da herkes 2. sarıyı görmesi gerektiğini söylüyor ancak hakemin fenerbahçe aleyhine yaptığı tek hata ilk sarıyı gördüğü pozisyondu. faul yoktu orada. dolayısıyla ilk sarısı da çok adil değildi. fenerbahçe'nin penaltı beklediği pozisyonda zaten penaltı olmadığı gibi üstüne de banza'ya faul var. var monitörüne gitse muhtemelen faul kararı çıkardı çünkü banza'ya basarak yükselen bir fenerbahçeli var. yani kısaca majör hata olarak trabzonspor'un golünün iptali var. dolayısıyla da trabzonspor'un devreye muhtemelen önde girmesi engellendi.

şimdi gelelim maça. fenerbahçe tamamen kendi saçmalıkları yüzünden, yaptırdığı penaltılar yüzünden işi son saniyeye kadar bıraktı. trabzon ilk 15 dakika tribün falan derken bir gazla başladı, pozisyonlar da buldu ama sonra kalitesizlik hissedildi. bireysel anlamda da takım savunması anlamında da o kadar kalitesizler ki fenerbahçe biraz akıllı ve sakin oynasa şu maçı 5 tane atardı yürüye yürüye. bekle stoperlerin arası yayla olmuş, tadic'in arkaya bıraktığı her top tehlike oluyor. ozan tufan, eren elmalı falan oynuyor. neredeyse maçın tamamında oynayan emekli nwakaeme, emekliliği gelen visca... stoper mendy... bu takımı kuranları tebrik etmek lazım. uğraşsan böylesini kuramazsın. fenerbahçe'nin attığı 3 gol de aslında çok komik. ilk golde fred zaten tek opsiyon, bütün trabzon onu durduramıyor. 2. golde ceza sahasında herkes, dzeko bomboş. 3. golde 3 kişi tadic'in başında, savunma arkasına göstere göstere sarkan adamı takip eden yok. fenerbahçe'nin 2-1'den sonra dahi geri dönememesi sürpriz olurdu zaten. bana asıl sürpriz olan trabzonspor'un bu kadar tehlike yaratması.

fb-manu maçında ''kötü bir teknik direktörle artık çok kötü bir teknik direktörün karşılaşması.'' yazmıştım. bu maç da ''artık çok kötü 2 teknik direktörün karşılaşması.'' olurdu olsa olsa. öyle de oldu. uzatma dakikalarında dahi bir ton pozisyon veren, topu 30 saniye tutamayan bir takımın hocasıyla aradaki kalite farkına rağmen işi buraya getiren, gol iptali olmasa belki de şurada puan bırakacak bir takımın hocası. bir de çıkmış sistemden, ligden şikayet ediyor. adam lehine böyle bir gol iptalinin olduğu maçta bile gidip sistem diyor ya. valla mourinho fenerbahçe'ye acayip yakıştı. batı cephesinde değişen hiçbir şey yok. hikayenin sonu da değişmeyecek zaten.

beşiktaş’ın, olması gerekenden çok daha hafif bir skorla yenildiği maç.

ucuza aldığımız futbolcu. şimdiden fenerbahçe ve beşiktaş maçlarına damga vurmuştur hatta beşiktaş maçını kullandığı duran toplarla kendisi almıştır.

öyle bir adam ki duran toplarını övsen oyun aklına, oyun aklını övsen pas kalitesine, pas kalitesini övsen dar alandaki top saklama becerisine ve çalım kabiliyetine haksızlık olur. müthiş futbolcu hakkaten. o an ne gerekiyorsa onu yapabilen komple bir paket. dün* top kaybetti mi onu bile hatırlamıyorum.

beşiktaş’a klasikleşmiş sami yen sopasını çektiğimiz maçtır. ne bunlar ne de abileri bizim dengimiz. kutlamayı abartmayalım.

çok önemli maç çünkü 24/25 sezonunun ilk kırılma maçı olma potansiyelini taşıyor. evet, ekim ayından bu noktaya geldik. tabii ki galatasaray'ın kazandığı senaryodan bahsediyorum. galatasaray'ın, 2 yıldır onca galibiyet serilerine rağmen ancak ligin bitiminde yakalayabildiği puan farkını yakalamasını sağlayabilir galibiyet. fenerbahçe ensesindeyken veya fenerbahçe'nin ensesindeyken dahi hata yapmayan okan buruk'un galatasaray'ının bu puan farkına ulaşması rakipler için çok kırıcı olabilir. beşiktaş için de çok önemli bir mesaj maçı aslında. kendi takımına, taraftara ve rakiplere. ''biz sezon sonuna kadar bu işin içindeyiz.'' mesajı verebilirler galibiyet halinde. onlarda da son dönemdeki oyundan sonra sezon başındaki gazın kaçtığını görüyoruz. onlar için yeni bir hava yaratma maçı olabilir sürpriz lyon galibiyeti üstüne.

sezon başında bir süper kupa maçı oynandı. ekstrem şeyler yaşandı ve ekstrem bir skorla bitti. akıllarda olacaktır illa ki. beşiktaş için özgüven, galatasaray içinse ciddiyeti ve hırsı artırması muhtemel. yine de o maçtan bugüne çok şeyler değiştiği için referans almanın bir manası yok.

maçın seyrini, çok yüksek ihtimalle maçta olmayanlar belirleyecek aslında. bizde jacobs, beşiktaş'ta da paulista, rashica ve mert günok olmayacak gibi bakılıyor. rashica ve paulista bugün dahi antrenmanlara çıkmamış rakipte. jacobs'un olmaması, aslında maç içi kaymalarla asimetrik bir şekilde denediğimiz 3'lüye geçişimizi hızlandırdı ve keskinleştirdi. bu maçta da zannediyorum ki çift forvet ve üçlü çıkacağız. beşiktaş'ta da ben gvb'nin biraz temkinli, tecrübeli, topun değerini bilebilecek isimlerle çıkacağını düşünüyorum. gedson'un forvet arkası gibi konumlandığı, kanatların mario ve rafa olduğu bir diziliş beni şaşırtmaz. zorluk seviyesi yüksek maçlarda bunu denedi daha önce ancak pek başarılı olamadı.

hoca tercihleri çok kritik olacak. aslında genel bir derbi önü için çok fazla bilinmeyen var. dizilişler, oyuncu tercihleri... örneğin 3'lü çıkacağımız senaryoda bile mertens'in dahil olduğu bir çift forvet sistemi ile dahil olmadığı bir sistem bambaşka 2 galatasaray izletebilir. ben, hem icardi'nin mesajı verdiğini hem de mertens'in 10 günde 3. maçı kaldırmakta zorlanacağını düşündüğümden mertens'in yedekte girebileceği bir planı daha uygun buluyorum. çünkü icardi-osimhen ikilisi kesinlikle 11 başlayacaktır. ikisinden birini yedek oturtacağını hiç sanmıyorum hocanın. normalde bile zorken üstelik ikisi de formda, iyi durumdalar. kanatların barış-yunus, forvet arkasının da enerjisinden yararlanmak üzere sallai olduğu bir plan görebiliriz. hoca muhtemelen çift forvetle maçın hemen başında boğup golü bulmak isteyecektir.

beşiktaş'ta ise ersin, lyon deplasmanında iyi iş çıkarsa da bence mert önemli bir eksik. bunun yanında paulista savunmalarının en önemli ismi gibi görülüyordu. rashica da oynamayacak gibi duruyor. rashica'sız bir svensson sıkıntı yaşayabilir. gedson-rafa bağlantısına dikkat etmek lazım. özellikle gedson'a direkt dikkat etmek lazım. zaten bizim maçlarda her zaman fark yaratıyor kabul etmek gerekirse, üstüne bir de beşiktaş'taki en formda dönemini yaşıyor. öte yandan rafa ve immobile'de ise bariz bir düşüş var sezon başına göre. orada gedson'u sindirmek çok önemli. sara ve torreira ikilisine güvenimiz sonsuz bu noktada. kadıköy'e imza atmışlardı, bir imza da burada bekliyoruz. tabii osimhen-icardi ikilisine değinmeye gerek yok. onlardan yine goller bekliyoruz beşiktaş'ın sıkıntılı savunması karşısında.

ne olursa olsun hem sahada hem tribünde maçı küçümsememek çok önemli. oyunları bence sallantıda olsa da beşiktaş, geçen seneki beşiktaş değil. daha ciddiye almalıyız. tehlikeli ayakları var. bunu şunun için de söylüyorum: daha kaliteli olan taraf biziz, skoru hemen bulamasak bile galibiyeti getirecek ayaklarımız var. beşiktaş'ın da savunması çok kaliteli sayılmaz. sabırlı olmalıyız. 3 puan gerçekten çok kritik. sadece beşiktaş'ı değil, fenerbahçe'yi de çok ciddi bozar şurada alınacak 3 puan. maçın farkında olmalıyız. umarım sene başındaki süper kupa bu noktada işimizi kolaylaştırır.

pandemi sezonlarında oynanan 2 maç hariç 17/18 sezonundan beri bütün beşiktaş maçlarına gittim. çok şükür hepsini de kazandık. 5/5 gidiyoruz. allah izin verirse pazartesi günü de stadyumda olacağım. umarım seri bozulmaz. allah yardımcımız olsun.

« / 29 »
Kayıt Ol