takımın yarısı (osimhen) yök.
hoca ıcardi ile torreira'ya neşteri vurmuş.
sane formasına kavuşmuş.
uğurcan ve bay milli maçtan moralli dönmüş.
galatasaray maça gol ile başladı. kazanılan bir serbest vuruşta sane'nin güzel ortasına iyi yükselen barış alper'in kafa vuruşunu o sırada izmir'de hoteller pahalı olduğu için ayakta uyuyarak geçiren göztepe savunması gol yiyerek geçiştirdi. sonra ilkay'ın cılız ortasıyla annesi muhtemelen kendisini kadir gecesi doğurduğu için 16 eylül 2021 galatasaray lazio maçında attığımız golün bir benzeriyle bir gol daha bulup zor sayılacak bir deplasmanda 0-2 ile soyunma odasına girdik. ne oldu ise soyunma odasına oldu zaten. muhtemelen takım ya esrara abandı ya da bi viski patlattılar. zira ikinci yarıya çıkmadılar.
bunun adı rehavet ve disiplinsikliktir. okan hoca farkında ve gereğini yapacaktır, yapmıştırda.
nitekim skor 1-2'ye gelince göztepe birden uefa kupası müdavimi sevilla'ya evrildi ve akın akın gelmeye başladı. neyse ki kalemizde göat uğurcan vardı ki, bir facianın eşiğinde dönüldü. son çeyreğe girildiğinde ise lemina, "rahat beyler" dermişçesine kornerden gelen topu yaptığı düzgün bir kafa vuruşu ile göztepe ağlarına gönderince tansiyonlarımız hafiften 12/8 e gelmeye başladı. golde göztepe defansı hotel fiyatlarından o kadar bezmiş olmalılar ki, ayaktaki uykularından hiç uyanmadılar ve 90+larda öyle bir pozisyon kaçırdılar ki bunu gelip burada ateyizler açıklasın!
sonuç itibarı ile mutluyuz, umutluyuz, şampiyon olacağız.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
yenile, yenile yenmeye öğreneceğiz ancak korkak futbolla değil. sanchez'in yokluğunda geriden düzgün top çıkartamadık. osimhen'in kolu kırıldı, lang'ın parmağı koptu..
perşembe'nin gelişi çarşamba'dan belliydi aslında. hakemin sakatlanıp, maçın bir çömeze verilmesi ile ilk golü daha soyunma odasında yemiştik. düşünsene, son dakikada bir atama oluyor. dikkatleri çok fazla üzerine çekmemek için ne yaparsın? oyuna çok fazla müdahele etmez, çıkın oynayın, beni çok uğraştırmayın dersin hakem olarak. ev sahibi takımın lehine fazla düdük çalmazsan seyircinin tepkisini de çok fazla çekmezsin. ee, liverpool zaten evinde daha baskılı oynayacak. gözünü yum gitsin.
hakem, sakatlık, cezalı oyuncu ve yanlış taktik. oyunu soğutma galatasaray'ın dna'sında yok. o yüzden taktik maktık yok, çıkıp bam, bam, bam oynayacaktık, ya herro, ya merro. belki osimhen sakatlanmasa gerçekten böyle olacaktı, bilemiyoruz.
netice itibarı ile, öyle veya böyle son yıllarda yaşadığımız kırılmalarla bir şampiyonlar ligi ekibi olduğumuzu tekrar kanıtladık. sevindirici yani bu.
şimdi varsa, yoksa lig şampiyonluğu ve tekrar sar başa.
juventus eksik geldiği deplasman müsabakasının henüz başında bir sakatlıktan sonra as stoperini değiştirmek zorunda kaldı. maç dengede giderken karşılıklı gollerle ilk yarıyı 2-1 önde kapattı. galatasaray 2. yarının hemen başında skoru dengeledi. ardından mücadeleci ve agresif oyunu ile - burada barış ve osimhen'e ayrı parantez açmak lazım - adeta rakibini yıldırdı ve bunun karşılığını ilerleyen dakikalarda aldı. dakikalar 60'i gösterirken sanchez'in göğsü ile kaydettiği gol ile önce 3-2 öne geçti ve 67'de ikinci sarıdan atılan cabal ile juventus'un gardını iyice düşürdü. bu arada cabal'ın ilk sarı kartını 58'de, ikincisini ise 67'de aldığı notunu da düşmeyi unutmayalım. galatasaray bu dakikalardan sonra sağlı sollu ataklar ve sığır pres ile rakibini yormaya devam ederek 2 gol daha buldu ve rövanş için büyük avantaj elde etti.
şampiyonlar ligi çok acımasız. beklenmedik bir sakatlık ve bir kırmızı kart ile dönüşü olmayan bir yola girebiliyorsunuz. spalletti cambiaso'yu oyundan alıp, yerine cabal'ı alarak bir satranç oynadı. vezir'e karşı bir at kurban verdi. cambiaso kalsa daha mı iyi olurdu? orası artık meçhul. ancak bir gerçek var ki, galatasaray son yıllarda şampiyonlar liginde bu seviyelerde oynadığı müsabakaların en farklı galibiyetini elde etti. rakibin 10 kişi kalması galatasaray'ın başarısına gölge düşürmesin. seyirci desteğini arkasına alan galatasaray öyle veya böyle maçı çevirecek ve 3 puanı alacaktı.
ancak burada yaşananlardan galatasaray da kendisine bir ders çıkarmalı. her zaman %100 konsantrasyon. zira bir anlık hata takımı rakip karşısında eksik düşürebiliyor ve bunun sonuçları feci olabiliyor.
galatasaray'ın evinde seyirci desteğini arkasına alması ile 1 adım önde gözüktüğü müsabaka. daha az hata yapan kazanır maçları serisinin ilki. iki takımın da defansı evlere şenlik. ıcardi ve osimhen'in formda olması bizim adımıza sevindirici. diğer yandan sane'nin durumu henüz belli değil. son topa kadar mücadele bekliyorum takımdan.
maç tahminim: gs 1-0 juve. gol yunus akgün.