açıkçası ilk yarı mükemmel, ikinci yarı berbat futbol oynadık. ekran başındaki herkes şundan emindi. eğer biz bireysel hata yapmazsak bunlara yenilmeyiz.
ancak biz ne yaptık? önde basan takıma karşı 18 çevresinde çalımla çıkmaya çalıştık. basit oyna kardeşim, vur gerekirse. zaten skoru almışsın, adamlar 36 dakika boyunca 1 kere gelebilmiş. istediğin gibi tempo ayarlıyorsun, geçiş yapabiliyorsun, pozisyon üretebiliyorsun. ancak salak bir çalım yüzünden gol yiyorsun. kimse boşuna maval okumasın. bu sözlükte dahi yüz kişiden doksan beşi defans dörtlüsünü aynı yazdı. herkes abdülkerim'in yetersiz olduğunu biliyor. 5 gol yenmesinin sebebini abdülkerim yoktu diye indirgeyemeyiz. mental dağınıklık, takım olgusunun yitirilmesi baş sebepler. ders çıkarılmalıdır.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
ilk ve ikinci yarısında gece ve gündüz kadar farklılık gösterdi hocamız.
ilk yarı savundum çünkü bence ilk golü yiyesiye kadar çok da iyi oynuyor, maçı süpürüyorduk.
ancak ikinci yarı lemina-icardi değişiminin faydasız ve gereksiz olduğunu görememesi beni üzdü. orta sahayı boşaltmamalıyız hocam. torreira tek başına yeterli olamaz. 50 kere aynı hata yapılmaz.
bizim sorunumuz sol stoperken gidip 35 milyona sağ bek özellikle stoper almak da pek olmamış gibi duruyor hocam. bu kadar ısrarı sol stoper için yapsaydın keşke.
fikstür zor, ilk defa da bu kadar karamsarım. bu maçlar bizim seviyelerimizi belirleyecek maçlar. ne yazık ki seviyemiz uefa'da kalmış hocam.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
kafası bizde değil. bu saatten sonra olmaz. kadro dışı bırakılmalıdır. takımın da ahengini bozar bu hain. kendini affettirmesi için büyük bir fırsat vardı. geçmiş olsun. bundan sonra oynarsa gol atarsa sevinirsem 2 olsun.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
ne yapacak? kendi mi oynayacak? elindeki en iyi 11 bu. takım da zımba gibi oynuyor. 2 tane bireysel hata yüzünden ilk 45 geride girdik. şu an en suçsuz kendisi. gayet iyi çalışmış, panzehiri bulmuş. barış deve gibi dikmese topu bu skoru görmezdik.
(bkz: 18 eylül 2025 eintracht frankfurt galatasaray maçı)
maçı al, kötü olanı sil at.
bu forma üstündeyken bize yine mücadeleni göster ki adın hain olarak kalmasın. bu saatten sonra top sende. açsın, heyecanlısın, ilk defa burada 11 oyuncusu olacaksın. kendini burada kanıtla ve bu seviyelerde transfer yap. inan 20 de getirsen sana kimse ne oluyor demez. ama bir yalan uğruna kendini kandırıp bu taraftarı daha da kızdırma.
önünde büyük bir fırsat var. en azından gidesiye kadar kimse senin hakkında gram yorum yapmaz. bakarsın 6 ay sonra sözleşmen de uzar.
bu maç barış için belirleyicidir bana göre.
(bkz: 17 eylül 2025 fenerbahçe alanyaspor maçı)
maç 2-1 devam ederken bir ara taraftara döndü kamera. o kadar çirkin suratın içinde 1 tane ümitle bakan göz yoktu. hepsi mahkus talihlerinin farkında. gol yiyeceklerini hepsi biliyordu. çünkü herkesin adaleti şaşar, allahın adaleti şaşmaz.
gitme, sana muhtaçlar.
kasparov önünde diz çöker tövbe ister. öyle bir satranç ustası kendisi. hele ki bir de benfica ile başarılı olursa o zaman işte fener'in nasıl looser bir kulüp olduğu bir kez daha kanıtlanmış olacak.
bildiğim kadarıyla da benfica antrenörü olması fener'den her ay alacağı tazminatı etkilemiyor.
büyük soktu. acun acaba kıs kıs gülüyor mudur? hani ilk geldiğinde televizyona çıkıp bizim için fedakarlık yaptı demişti. aynı fener'in büyüklüğü gibi fedakarlık işte bu. o kadar büyük ki anlayamazsın, o kadar fedakar ki öper gider.
sabah kalktık, yüzümüz gülüyor. editler, videolar, eski maçlar. heyecanımız dorukta. hevesimiz zirvede.
bütün gün ne işe odaklanacağız, ne elimizden bir şey gelecek.
maç başlama saatine kadar kalp ritmimiz çok yüksek olacak. ve maç başladığında ben 5. dakikada maçtan düşürücü gol görmek istemiyorum.
herkes bu işin ciddiyetini kavrasın. artık eski güçsüz takım değiliz. hem bireysel hem takım olarak kendini kanıtlamış bir camiayız.
bu saatten sonra öyle almanya dördüncüsü, hollanda altıncısı, fransa beşincisi falan gelip seni yenerse takke düşer, kel görünür.
münih ile oynamıyoruz. ki onunla da oynadık, donumuzda salladık. şanssızdık, olmadı. ama artık biz buraların takımı diyorsak o seviyemizi de böyle maçlar belirleyecek.
göreyim benim aslanlarımı.
allah yardımcımız olsun inşallah.
herkesi korku saldı ben de dahil. çünkü dün oynanan maçlarda gördük ki kimseyi çantada keklik görmemeliyiz. ancak bizim rakiplerimiz de bizi easy bir tutumla karşılamayacaktır.
takıma güven, hocaya güven. allah bahtımızı açık etsin.
puan veya puanlarla döneceğimiz karşılaşma.
bizim defansif oyunumuz önde baskılı, defans ile forvet arasındaki boşluğu dar tutan ve alan savunmasına dayalı. hücum oyunumuz ise forvetin yıpratıcılığını kullanarak halfspace kullanmak isterken forveti kenarlar haricinde iki sekiz ile destekleyen ve serbest çapamızı rakip yarı sahanın ortasında konumlandırarak tempolu baskı yapan bir oyun. şampiyonlar liginde bu oyundan esneklik göstermeliyiz diye düşünmekteyim. geçişleri de çok iyi oynayan oyuncularımız var. özellikle sane ve yunus tam bu oyun için biçilmiş kaftan. deplasman olması dezavantaj değil bence bizim için. oyunu kontrol edip galibiyet kovalayacak takım frankfurt olacak. bize dengeli oynamak ve 1 dakika bile mücadeleyi bırakmamak düşecek.
öyle ahım şahım bir takım değil, korkulacak hiçbir yerleri yok. eyüp gibi 10 kişi savunma yapmayacaklar. savunmaları da son izlediğim leverkusen maçında çok dağınıktı. topu rakip yarı sahada oynamak istiyorlar ve kanat forvetlerini havadan defans arkasına kaçırıyorlar. işte risk bizim için burada başlıyor.
abdülkerim-eren tandemi ne yazık ki bu denli tempoyu kaldırabilecek durumda değil gibi duruyor. yani ligde bile o tandem zafiyetini hem yerden hem havadan kullanmaya çalışıp pozisyon bulan takımlar var. bizim oraya bir önlem almamız şart. ya defans çizgisini geri taşıyacağız ya da abdül kesik yiyecek ve daha seri bir oyuncumuz orayı kotaracak. burada da seçeneğimi abdül-singo değişikliği olarak kullanmak isterim ben. defans çizgisini geri çekmek bize yaramaz.
bu arkaya doğru atılan toplardan dönen her pozisyonu kalesinde tehlike olarak görecektir frankfurt. orta sahada tutucu olan hojlund'u tor yorabildiği kadar yormalı, baskılayabildiği kadar baskılamalı. bizim silahımız çok daha fazla. osimhen olursa gözüm kapalı puan yazarım ve çok netim bu konuda.
kadro olarak bence şöyle çıkmalıyız.
uğurcan
sallai sanchez singo eren
lemina
sane tor ilkay yunus
osimhen (barış)
allah utandırmasın.