saha zemininin neden bu kadar ıslatıldığına anlam veremediğim karşılaşma. dün gün içinde eğer şakır şakır yağmur yağmadıysa maç saati zeminden fışkıran suyun tek izahı art niyettir. adamların ayakta duramaması bir kenara dursun top sürekli fış fış kaydı.
maça gelecek olursak sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. muslera yediği golde neden çıkıp topu alamadı? yani bu bakar çizgiyi kontrol etmesi çok mu normal? kavisli gelse bile top düşmeye geçmiş bir toptu ve yandan müdahale yapmak yerine direk önü dönük topu alsa alırdı. zaten rakip 8 kişilik bir blokla karşılıyor bari ucuz gol yemeyelim.
tor lemina sara üçlüsünü ben olsam antalya maçında son kez denerim. üç oyuncu bireysel olarak çok iyi olsa dahi ki düşüşte olanları var bir takım oyunu için yeterli iyi doneleri vermiyorlar bize. ya üçlüye dönüş yapılacak ya da tor-lemina ikilisinden biri oturacak.
bir diğer konu ise eğer bir takımın 2 forveti varsa o takım maça çift forvet ile başlamaz. morata ve osimhen'den başka forvetin yok ama ikisi de içerde. sistem desen allak bullak, oyun planı desen çizilmiş 2 tane set gördük. bu gördüklerimiz de çok cılız ve çok çalışılmamış belli ki.
biraz konudan konuya atlıyorum ancak bir diğer konu eren elmalı konusu. geldiğinden beri hiçbir şey vermiyor. sürekli 11 yazıyoruz zorunluluktan ancak gerçek manada berbat oynuyor. benim hiç beklentim olmadı kendisinden açıkçası. gelmeden önce de beğenmediğimi dile getirmiştim. şimdi çok hunharca da eleştirmek istemiyorum çünkü illa ki bir seviye farkı var geldiği takımla bizim aramızda. gelişebilir belki ancak sakat jacops kadar en azından dirilik anlamında bir dönüş alamıyoruz. üstüne sadece kendi oyununu değil barış'ı da aşağı çekiyor çok. bindirme yapamıyor, orta sahayı geçmek istemiyor, barş'ın yardımına gitmediği için sürekli barış 2 ya da 3 kişinin arasında girmek zorunda kalıyor. sağ bek oynamaya çalışan kaan ayhan'dan farkı ne?
kaan ayhan demişken artık gına geldi ancak beli dönmüyor. adamlar yanında yürüyerek geçiyor. galatasaray'a gelip kilo almak adet oldu.
sakatlanan ya da bir süre 11 başlamayan kim varsa salıyor kendini. sakatlıktan yeni çıkan yunus nedense herkesin umudu olmuş durumda. ancak gerçekler öyle mi? attığımız ikinci golde o kadar statik, o kadar koşmaktan çekinen bir görüntü çiziyor ki osimhen yunus 5 metre gidesiye kadar 3 kere yer değiştirip gol atıyor. sen hagi misin yunus? hangi yetenek ile bu özgüven? pozisyon bilgisi yerlerde adamın resmen. ikinci golü bir daha açıp izleyen olursa yunus'un ne kadar durağan oynadığını anlayacaktır. kerem aktürkoğlu ile hiçbir şekilde alakası yok yunus'un. kerem olabildiğince haraketli ve kaleye ne kadar yakın o kadar iyi düşüncesinde olan kanat hücumcusuydu. zaten onun eksikliğini çekiyoruz sezon başından beri. bütün yük fink'de. at fink'e penaltı alsın, kafa atsın. icardi ve mertens'in olmayışı oyunumuzu tamamen dibe çekti gibi.
şu maça kadar kim sorarsa sorsun takımın arkasındayım, hocama güveniyorum ve şampiyon olacağız diyordum. yine aynı şeyleri söylüyorum ve son düdüğe kadar bu inancımı koruyacağım. ama bazı maçlar vardır ivme aldırır. ben alanya ile başlayacağımızı düşünmüştüm. demek sadece ben düşünmüşüm.
artık okan hocam bu 4 günlük arayı iyi değerlendirmeli ve başlangıç maçı olarak antalya maçını seçmeli. öyle ya da böyle yenersek fener samsun karşısına 10 puan geride çıkacak.
3 puanı ıkınarak aldığımız maç.
muslera
franki sanchez abdül eren
lemina sara
barış yunus
morata osimhen
tor dinlendirilmeli, bol gol atmalıyız. allah kaza bela vermesin inşallah.
yükselişe geçeceğimiz maç. artık karamsarlığı geride bırakmak şart. şampiyonluk rakibimiz bay ve uefa da rezil bir mağlubiyet alarak bay oldu. yani asıl kırılgan kimmiş onlara göstermemiz gerekir. bu maçın lamı cimi yok basıp geçeceğiz. alanya çok dirençsiz ve defansları defolu. fener ile oynadıkları maçta 6 kişi ön alan presine gitti ve arkayı konya ovası gibi açık bıraktılar. bakalım bu anlayışla mı bize karşı oynayacaklar yoksa 6 pas içine yığılıp kontra mı arayacaklar. alanya fener maçında talisca'nın attığı gol gibi bakalım kaç pozisyon bulacağız?
teknik heyet hiç bir şey yapmayıp gelip burayı okusaydı maç önü galatasaray ne oynamalı diye karar vermişti. ben bile burada bir çok kez kasımpaşa'nın 3 adam ile bütün hücumu şekillendirdiğini, defansif sorunları olduğunu söyledim.
sadece 1 setleri var. mamadou ile hızlı çık, da costa ile buluştur, olmadı arka direğe ortala. kaç kere geldiler ilk yarı bu şekilde? en az 4 kere. eren ve abdül boşluğunu ilmek ilmek işlediler. biz ne dedik? topu tut, rakip defansın arkasına koşular at ve pas at. uzun ve havadan değil, yerden ve sakin. osimhen'in golü zaten o şekilde geldi. o da havadandı ancak defans baskıyı görünce kırıldı hemen. özellikle barış yaptığı koşulara karşılık bulamadı. sol kanatta eren zaten orta sahayı geçmemek için kıvrandı. kaan sağ kanatta ne yapıyorsa onu yaptı eren. ne savunabildi ne hücum edebildi. o kadar kötü bir maç çıkardı ki teknik heyet en son sanırım konya deplasmanında 2-1 kaybettiğimiz maçtı bu performansa karşılık olan.
hani kulübedeki adamlar? berkan-jelert-kerem-kaan-mertens. şu değişiklikler yeterli olacaktı bize. cuesta'nın sol beke geçtiği bir maçı kazanma ihtimali 0 bu takımın.
baştan sonra puan kaybının sorumlusu okan buruk ve teknik heyettir.
insanda moral bırakmayan maç.
rakip özellikle defans arkası koşularına cevap veremiyor. yerden hat kıran paslara cevap veremiyor. defansif zafiyetleri var. kaleci ile karşı karşıya kalırsak kaçırma lüksümüz yok ki ben en az 2 kere bu senaryoyu göreceğimizi düşünüyorum. eğer ki bu rakibe karşı böyle pozisyon bulamazsan gerçekten rakibe çalışmadığımızı göreceğiz. bütün oyunu hayradin üzerinden şekillendiriyorlar. nuno da costa ve mamadou sürekli koşular yapıyor ve forveti çiftliyor. abdülkerim çok zor bir sınav verecek. iki beki hızlı ve savruk. aytaç'ın olmaması bizim adımıza çok olumlu. hava topundan ziyade yerden gelen toplarda çok acemice hatalar yapıyor rakip. 0-1 olsun bizim olsun maçı olsa dahi çok skor bulabileceğimiz pozisyonlar bulacağız. osimhen gününde olursa farka gidecek bir oyun da olabilir.
önemli olan yememek. ilk maçta da rezil bir savunma performansı sergilemiş ve maçı 3-3 bitirmiştik. kasımpaşa'ya puan kaybı lüksümüzü iç sahada harcadık. artık sara'nın ben de buradayım demesini beklediğim maç. yerden bu kadar sıkıntılı bir savunma varken hat kırıcı pas özelliğini kullanıp defans arkasına öldürücü toplar atmalı. her topta kıçını dönüp geriye oynamamalı. antep maçındaki gibi erken bir gol çok işimize yarar. yetr ki geriye düşmeyelim.
muslera
franki sanchez abdül eren
tor lemina
barış sara ahmed
osimhen
konsantrasyon. çok çok önemli maç. eğer şampiyon olmak istiyorsak bu önümüzdeki 4 maçta en az 10 puan çıkarmalıyız. bjk maçına kadar full geçmeliyiz. kasımpaşa ofans olarak çok tehlikeli takım. bence son zamanlarda oynadığımız oyunu tutarak oynama alışkanlığı devam etmeli. tam 0-1 olsun bizim olsun maçı. görüyoruz ki stoperleri orta sahaya geçirmeden oynarsak gol yememiz çok zorlaşıyor. burada da hücumsal olarak başka planlara gitmek durumunda kalıyoruz. duran top olur, kontra olur uzaktan şut olur. bir tane bulup riske etmeden maçı tamamlamalıyız. zor ve stresli maç. kasımpaşa forvetleri abdülkerim ve eren'e çok sorun çıkaracak tipler. mutlaka lemina olmalı yine. artık lemina olmadan bir maça çıkmak intihar.
bir de hakem konusu var. ali koç hangi hakemi atayacak? ben kadir sağlam ya da cihan aydın diye düşünmekteyim. false olarak arda kardeşler, turgut doman.
yine bir türkiye kupası maçı. dünyanın en gereksiz organizasyonu. bütün takımı yedek ve gençlerden çıkarmalıyız.
günay
kaan cuesta metehan berkan
kerem eyüp
yusuf mertens yunus
ahmed
maç öncesi totem amaçlı yazmayayım, yorum yapmayayım dedim. bu bakımdan şimdi yazacağım.
başlangıç olarak beklediğim kadro çıktı bizim adımıza. neler verebileceği bu kadronun belliydi ve bence tam olarak aldık. kreatif adam eksikliğimiz var. yunus, mertens, icardi, keram aktürkoğlu gibi nerede ne yapacağı, hangi pası nasıl vereceği belli olmayan 1 adet adamımız yok. bu yüzden sistem takımı olmak zorundayız. beklerimizin ikisinin pas ve orta kalitesi belli bir seviyeye yükselmeli.
bu maçta da gördük ki fizik gücümüz, mücadelemiz ve defansif aksiyonlarımız iyi. hücumsal varyasyonlarda eksik kaldık.
sara mesela ne oynadı bu maç? hani bizim için hat kırıcı pas atan adam lazımdı ve o yüzden sara'ya gitmiştik. bir kere ekarte olup da dikine sert pas atamadı. bu da barış ve sallai'nin etkisinin azalmasına sebep oldu.
fener savunması sürekli sağ kanada ittirdi bizi. bunu söyledik daha önce. güçlü yanı sol tarafları. biz buna göre eren-barış hattını işlemek zorundayız. maç genelinde 2 kere oradan olgunlaştırdık atak. birinde de barış faul alıp çağlar'a kart yedirdi. o kadar ağır pas yaptık ki soldaki kara deliği görüp işleyemedik. fener zaten beraberliğe gelmiş. bir kere risk alıp savunmasını açmadı. sürekli üçlü durup geriyi altılı kontrol etti. biz ise sürekli ikinci topları topladık ama atak olgunlaştıramadık. hakem de burada etken oldu bence. ne zaman sırtı dönük adama pres yapsak faul verdi. hele bir şımanski-lemina ikili mücadelesi var sanırsın prenses caroline ile temas etti lemina. bizim zaten alametifarikamız rakibin sırtı dönük oyun kurucusuna sert ve şok pres. bu pres ile kapılan toplarda da sersem yakalanan rakip savunmasını aşmak. ama hakem izin vermedi ki. hakem gerçekten berbattı bu arada. birincisi daha ilk 10 dakika içinde sallai'nin ayağına bir kere basan, iki kere çekmeli faul yapan rakip sol stopere kart dahi göstermedi. gitti osimhen'e kel alaka bir temas yüzünden sarı verdi. ceko hakemi aldatmaya yönelik 2 kere attı kendini. sarı göremedik bu pozisyonlarda. ille ceza sahası içinde olması gerekmiyor hakemi aldatmaya yönelik hareketin.
asıl en önemli hatası osimhen'e skriniar'ın yaptığı orantısız kuvvet uygulamasına çalmadığı penaltı. osimhen havaya kalkmış, topa vuramayacağı kesin olan skriniar hatta topa dahi bakmadan direkt rakibi bozmak için amerikan futbolu tarzı omzu osimhen'in karnına indirdi. oshim'de havadayken nereden geldiğini şaşırdı. ancak bırak penaltıyı dönüp bakmadı bile hakem oraya. 49 dakika top oyunda kalmış. e hani türk hakemi diyordunuz, e hani türk var diyordunuz. ne değişti? tabi rakibe sorarsak adalet gelmiş. nasıl gelmiş? köşe vuruşunda yabancı madde atılmamış. bu kadar saçma bir savunma olabilir mi? hiç mi avrupa maçında yabancı madde atılmıyor? en güvenli lig premier lig mi? orada bile atılıyor.
sonuç olarak iki takımda ne yapması gerektiğini bilerek oynadı. fener açılmadı gol yememek için. biz de 6 puan avantajıyla berabere kalalım ne denize girelim ne kıçımız ıslansın yaptık ve bana göre istediğini alan biz olduk.
şunu da çıkarabiliriz. okan hoca da ne isterse onu alır ya da almaya çalışır. biz yeri geldi mertens'i bile 6 numaraya koyan bir hoca izledik. maçı almak için çok gereksiz riskler alan bir takım da izledik. aynı durumda biz olsaydık bu maçta belki mağlup olurduk ancak her daim saldırmaya çalışan, üretmeye çalışan olurduk.
olan oldu, biten bitti. konsantrasyon zamanı. derbi havaları her zaman farklı olur. kimin ne yapacağı belli olmaz bu bakımdan asıp kesmeyeceğim.
allah doğrunun yanında olur. bu zamana kadar yapılan pislikleri temizleme zamanı. bu fırsat bir insana 100 yılda bir gelir. bütün algıları, oyunları yıkmak şart.
allah yardımcımız olsun.
kızgınlıklar anlaşılır, hayal kırıkları anlaşılır ancak biz buraları gördük, yaşadık, söyledik. en başından yanlış kararlar alındı takımda. bize uefa hayali kurduran da kendisidir.
tamam yanlışları vardır ancak artık önümüze bakmalı ve şampiyon olmalıyız. bunun için sonuna kadar desteklenmelidir.
bu saatten sonra köstek olunmamalıdır. şampiyon olalım sezon sonu tekrar herkes takkeyi önüne koyar allah'ın izniyle.