konsantrasyon.
bu maçtan bile korkar duruma geldik. karşındaki rakip senin bütçen ve oyuncu profilin olarak yanına yaklaşamaz. ancak biz biliyoruz ki kontradan gol yiyeceğiz. selçuk zaten 10 kişi defans yapacak. ya da hatay gibi bir duran toptan atarlar geçerler. biz de kan sıçarız maçı çıkaracağız diye. yunus alır bayblade gibi döner, kaan orta sahadan orta açmaya kalkar, mertens var mı ya diye oyuncu seçmeye kalkarız. jacops iki depar sonrası aşili tutar, yerine über sol bek berkan girer.
bu maç özelinde maç önü konuşmasını ve çıkacak kadroyu çok merak ediyorum. fener bizden bir gün önce antrenman maçına çıkacak, averaj kasacak. biz 0-1 yenersek dua edeceğiz.

okan hoca maç önü berkan'ın ayağını kullanacağımızı söyledi oyun kurulumunda. ben hönk diye ekran başında kaldım. bu maça çıkan 11 içinde en kötü ikinci ayak berkan. nasıl kurulumda kullanacağız diye düşündüm ki zaten kullanamadık.
daha maça çıkarken beksiz çıkma hatası yaparak maçı riske ettik. oynarken de gördük ki kaan orta saha çizgisini geçince panikliyor. rakip koşularına karşılık veremeyeceğini bildiği için geri geri kaçıyor. tandemi üçlüyor mu diye düşündüm ve sadece bir kere o şekilde dizildi takım. alakasız bir korkaklık. ajax ise gördüğüm kadarıyla defansı berbat, kademe hataları yapan, hamlelerde geç kalan bir takım. biz de bir o kadar ağır oynadık ve oyunu terse yönlendiremedik. değişiklikler geç oldu, sistem geç değişti. golü de çok geç bulduk. elimize fırsatlar da geçti aslında. ancak bu maç böyle mağlubiyet ne hocaya ne takıma yakışmadı. maçı izlerken sürekli ajax'ın ne kadar eski formundan uzak olduğunu düşündüm. fakat bir plan dahilinde oynayan onlardı ve biz bu planı ne bozabildik ne de kendi planımızı sahaya koyabildik.
çok can sıkıcı bir mağlubiyet.

muslera
sanchez nelsson abdülkerim
jelert tor sara jacops
mertens
barış osimhen

farioli eğer paslaşarak çıkayım derse bizim de son zamanlarda top kapma becerimizin düştüğünü varsayarsak mutlak suretle geride beşli durmak zorundayız. topu ayağında tutan, kendi ceza sahasından pas yaparak çıkmak isteyen her takıma karşı avantajımız var. ön alan presini akıllıca yapan oyuncularımız var. orta saha seri geçilirse de geriye dönüşlerde dinamik adamlara ihtiyacımız var. jelert ve jacops bu yüzden atletizm özellikleri ile öne çıkar.
maça dair tek dileğim allah sakatlıktan, beladan korusun.

gece gözümü kapatırken uefa kupası düşlüyordum 1 ay öncesine kadar. ancak yönetim öyle bir hale soktu ki bizi bu maç oynanmasa da olur diyecek durumdayım. galip gelirsek kendimizi direkt üste atacağız ancak kadro yetersiz şu an. 2 transfer ile bu kadroyu hala daha güçlendirebiliriz fakat o yetenek ve vizyon yönetimde 1 kişide bile yok.
antep maçı bana göre daha önemli. şampiyonluk bu sene daha da elzem.
sanchez, tor, sara, mertens, barış, osimhen gibi as oyuncularımızı allah nazardan saklasın. sonuç ne olursa olsun kazasız, sakatlıksız bir maç çıkarmamız dileğiyle.

hala daha sağ bek, sol bek, sağ açık eksikleri olan takım. bu takımın en büyük sorunu hala temposuzluk. yeni gelen stoperler ve talisca ile bu sorunu çözemeyecekler.
bek olmadığı için üçlüye dönüş yaptılar. buna göre de 2 stoper takviyesi gerçekleştirdiler. fakat oyun planları hatalı.
yeni transferleri eklesek dahi şöyle bir kadro ortaya çıkardığımız varsayalım.

kaleci
skriniar çağlar diego
oğuz fred ambrabat şımanski
talisca
dzeko en-neysri

şu takımda tempo yapacak 1 adam var. o da oğuz. gel git yapar ancak arkasını skriniar toplar mı bilinmez.
üstüne topla çıkışlarda fred ambrabat ikilisini stopere yaklaştırıp taslica ya da dzeko'yu merkeze indirmesi gerekiyor. onlar merkeze indikten sonra kanat bekler çizgiye konumlanıp uzun pas alıyorlar. en-nesyri ceza sahası koşusu yaparken diğer 2 forvet arkasından takip ediyor. merkezi üçlü kapatan her takım bu atağı savuşturmayı başaracaktır. kendi yarı sahasında 7 kişi kalıp geçiş oynamadan sahaya yayılmayı düşünüyorlar. maximin'i içeri atsa arkasına sol bek koymak zorunda olacak. talisca-tadiç ikilisi arasında tercihe kalktığı an kaos başlayacak.
talisca çok kaliteli, bitirici, sıkışan maçları açabilecek kalibrede bir adam. ölüsü şut atar bu adamın. ancak son haliyle kanatlara deplase olup ekarte duruma gelebilecek mi göreceğiz.

kaleci
osai skrinir diego kostiç
fred ambrabat
tadiç talica şımanski
en-neysri

bu seçenekte ise dzeko dışarıda kalacak. ancak en başarılı olacakları sistem bu gibi duruyor. yine bek yok fakat kostiç, tadiç, şımanski gibi pasör adamlarla talisca ve en-neysri'yi çokça bombeli topla beslerler. içeri sızan talisca dzeko'dan çok daha tehlikeli olur. oyun planı yine 7 kişi ile kendi sahasında kalmak olsa da ligimizin stoper kalitesi yerlerde olduğundan çok gol atarlar. bize bile ters gelecek oyun bu oyun. geride bekle, kanada şişir, bombeli orta ile içeri sızanı bul. rakip bekler çizgiye basan adama soluk aldırmazsa geriye dönüşlerde sıkıntı yaşarlar. işte orada da sistem olarak çöküş başlar.
fred'in formsuzluğu ve mourinho'nun defansif anlayışı bu takımın önünü çok tıkayacak.

açıkçası ümitlerimin pek olmadığı maç. bu sadece negatif enerji, his. sebebi de maçın saat 23.00 olması. günün yorgunluğu, ev ahalinin uyumaya geçmesi enerjiyi sömürüyor. en son saat 23.00 olan hangi maçı kazandık? bu sadece bizim için de değil. futbolcular için de çokça zor. bir moskova deplasmanı var 22.00 oynayıp yendiğimiz.

taraftar, yönetim, teknik heyet bir kenara futbolcuların artık üstlerinden ölü toprağını atma zamanı. sorumluluk sahibi, başarıya aç, birbirine güvenen bir takımdaşlık mevcut bizde. bu maç da bunun hakkını verme maçı. mutlak galip gelip bombayı rakibin kucağına bırakmamız gerekiyor.
allah yardımcımız olsun.

transfer gören masum köylü gibiyim. şu kap sevinciyle gece 2 de uyudum. hayırlı uğurlu olsun. potansiyeli var, hırsı ve gençliği var. hem yerli hem de eksik bir bölgeye adam indirdik.
allah kaza bela vermesin inşallah. konya maçında kulübede başlayacağını umuyorum.
ilk bir kaç maç çok eleştirmeden sabretmek lazım. bizim oyunumuz zor ve riskli. alışırsa takımın yıldızı olacaktır.

konsantrasyon. çok önemli bir maça çıkıyoruz. galip geldiğimiz anda üstümüzdeki bütün kara bulutlar dağılacak. fener maçına kadar olan 12 puanlık bir seri var. mutlaka bu seriyi olumlu bitirmeliyiz. bu serinin ilk maçı da çok kritik bir hal alan konya maçı.
skor önemli değil. gerekirse 6-5 kazanalım. yeter ki 3 puan yazalım şu maça.

bütün haftanın moralini geri kazandıran maç.
net şekilde bu ligin bile takımı değil fener. tek düze, 2 adamın ayağına bakan, 7 kişi rakibi ceza sahası önünde karşılayan baskı oyununu bölüme yaymak için sadece şımanski'ye güvenen geri kalmış bir oyun tarzı var.
üretken değiller, hızlı değiller, bitirici değiller. lyon tek stoperin iyi oyunuyla pozisyon vermedi kalesinde. üçlü beşli bir sistem ile bu kadar defans yaparak hücumu unutuyorlar.
zaman zaman fred, zaman zaman da ambrabat stoperler arasına girerek uzun vuruyor çapraza. ikinci topları toplayacak adam dahi yok orta sahalarında. at köşeye şişir uzun iki forvete oyun tarzı ile ülke futbolunda ekmek yerler ancak avrupa için bir ip olmaz bunlardan.

« / 27 »
Kayıt Ol