galatasaray maçının olduğu gün bize bayramdır. ancak bugün pek de öyle değil.
olay galatasaray'ı izlemek, bir olmak değil. tamamen üstümüze karabasan gibi çöken tff'nin zorla bizi maça çıkarmasından ibaret. bugün maç yap, pazar maç yap. kadro zaten yarım iyice yıpranacak adamlar.
bu maça yedek kadro ile çıkmayacak hocaya da çok kızarım, eleştiririm.
geçen sene sara kimilerine göre iyi performans verirken bir türkiye kupası maçında sakatlanmış ve geri dönüşü fiziken olsa da ruhen olmamıştır. o günden bu güne brezilya'lı sara gitti, murteke'li sara geldi.
bunun gibi bir örnek ile yola çıkarak yedek ağırlıklı kadro ile maça çıkılmalıdır.
skordan korkmayarak, olacakların farkında olarak oynanmalıdır.
hatta bana kalsa hiç maça çıkılmasa daha iyi. versinler bize kupa cezası kendileri bilir. biz yoksak kimse o turnuvayı izlemez. yani şu kadar yazıyorum da kadro bile yapabilecek yedeğimizin olmaması beni çok kızdırıyor.
batuhan
kaan arda abdül kazımcan
berkan sara
yusuf gökdeniz ahmed
çağrı

şu kadroda maça çıkıp heyecan yaratabilecek 3 adam var. arda-gökdeniz-çağrı. onları da zaten pas tutmadan izleyemeyiz. bari bu maça atalım.

dünyanın en gereksiz turnuvasının en gereksiz maçı.
federasyon o kadar ısrarımıza rağmen maçlarımızı başka güne almadı. mutlak suretle alt yapı destekli yedeklerle çıkmalıyız.
isterlerse 10 tane atsınlar. bizim sayemizde para kazanıyor yayıncı kuruluşta. biz yoksak kimse izlemez.
bana ne türkiye kupasını alandan bu saatten sonra. ne bir getirisi var, ne bir prestiji var.
müzende 500 tane olsa ne olacak?
geçen seneki hatayı yapıp as oyuncuları sakatlamamalıyız. zaten çok kırılgan takımız.

her maça bir skandal sığdıran türk hakemleri yine fener kayırmasıyla adlarından söz ettiriyorlar.
adlarına hakem diyemeyeceğim reziller ordusu forma rengine göre kararlar vermeye devam ediyor.
maçta olan penaltı pozisyonunu vermeyen hakem "var" çağırması sonrası penaltıya hükmediyor. ancak konya kalecisine açıklaması "ben vermedim var verdi" oluyor. var prosedüründe pozisyon hükmü verme gibi bir durum söz konusu değil. bu pozisyonda topu hemen var'a atan orta hakem ozan maçın son dakikalarında sarı lacivert formalı orta saha oyuncusunun net kırmızısını atladı. o zaman var büyük ihtimalle riva'da batak oynuyordu.
bu reziller ordusu fener'i her pozisyonda kayırmaya devam etmekte, adil davranmamakta ve ona rağmen kendilerini pür pak zannetmekte.
maça gelecek olursak konyaspor'un yetişkin film oyuncusu görünümlü teknik direktörü maçın başında kaleden topla çıkarak oyun kurmak istedi. kadıköy'de hakem baskısı da varken, rakibin bütün hatları senin orta sahana gelmişken yerden top yapmaya çalışmak zaten ancak kendisine yakışırdı. sonucunun sezon başından belli olan maçın bitiş skoru da çok şaşırtmadı.
suni galibiyetlere devam ediyor fener.

göztepe'deki dennis ile kafa kafaya takasa girilse ses çıkarmam. o derece benim sıtkım sıyrık kendisinden.
artık değişmesi gereken oyuncuların başında geliyor benim için. potansiyeline ulaştığını göstermekte çünkü. bu potansiyel de bizim arzularımızı ve beklentilerimizi karşılamıyor.

ork ve goblinlere karşı savaşımıza devam edeceğimiz bilmem kaçıncı mücadele. kötülüğün vücut bulmuş hali morgoth maçı yönetecek olan elfleri yönlendirmiştir bile. verilen hakem de hiç iç açıcı değil.
avrupa dönüşü sıradan bir anadolu takımına yenilmemiz için bütün orta dünya seferber olacaktır. biz bunu daha 4 hafta öncesinde yaşadık.
kocaeli maçını unutma unutturma sayın gassaraylı.
çok ciddi ve tempolu başlamalıyız. erken skor bulup fişi çekmeliyiz. yoksa geçen haftanın el diyetini bu hafta ödeteceklerdir.
penaltımız verilmezse şaşırmayın, kırmızı çıkmazsa gözlerinizi belertmeyin demeyeceğim çünkü bunlara alıştırıldık. katiyen rakibimiz oyuncularımızdan birini öldürmeye teşebbüs etmeden kart almıyorlar.
antalya yönetimi deplasman tribünü için afaki rakamlar belirledi. bizim yönetim de ses yok. bu koca koca adamlar kulüpler birliği denen mecrada ne konuşuyorlar acaba?
takım hala eksik. çoğu yerin alternatifi dahi yok. hoca inşallah bir göz kararması daha yaşayıp 2 forvet ile oyuna başlamaz.
kemik 11 belli.
günay
sallai sanchez abdülkerim jakops
torreira ilkay
sane yunus barış
osimhen

güzel bir oyun ile sakatlıksız bir maç olsun inşallah.

dün öğlenden beri entry girilmemiş karşılaşma.
ben de dahil gündeme o kadar daldık ki sürekli saha dışına çıkıyoruz. biz böyleysek futbolcular, teknik heyet ne durumdadır.
şimdi sabah bir kalkıyorsun abdülkerim, barış gibi oyuncularının da bahis skandalı adı altında alınacağı haberlerini okuyorsun. hem oyunculardaki tedirginlik hem teknik heyetteki korku hissedilir seviyede.
üstüne bombok bir monaco maçı çıkarmış oyuncularda bir kırgınlık da olabilir. hedeften sapma durumunda düşüşümüz engellenemez ki takımın yıldızı bu maç sonunda afrika kupasına gidecek.
herkes kendine gelmeli. sözlükten tesislerdeki aşçıya kadar herkes konsantre olmalı. antalya çantada keklik değil. üstümüzdeki ölü toprağını atıp hedefe odaklanmalıyız.
örnek misal bugün başkan açıklama yapacağım dedi. bir türlü kendimizi maça veremiyoruz.
son söz gerçek anlamda konsantrasyon.

dayak yiye yiye mağlup olduğumuz maç.
45 dakikalık bir galatasaray antrenman metotlarını sorgulamalı, performans antrenörlerini değiştirmeli, oyuncu transferlerini gözden geçirmelidir. onun gönlü olsun bunun gözü doysun futbolu bitirilmelidir.
150 milyon harcayıp hala bahane üreteceksek çok işimiz var.
monaco'yu 2 kere izledim bizim maçtan önce. bizim görev maçımız dedim ve 1 puan çok iyi puan dedim.
neden oyun tutmuyoruz? neden eforu 90 dakika yayamıyoruz? adamlar gencecik çocukları sahaya atarken bizim koca koca adamlar çocukları gibi kalıyor yanlarında. atamazsan cezalandırılsın. futbolun kuralı bu. sende osimhen gibi bir canavar varken ona uygun oyun çizemiyorsun. kaos kaos kaos.
ikinci yarı işin renginin değişeceği çok belliydi. fiziğe fizik ile karşılık veremezsen maçı ortada dahi tutamazsın. yedekten giren icardi ayakta duracak gücü yok, yunus ameliyat sonrası toparlanma sürecinde. günay girmeden rakip teknik direktörle kavga ediyor. konsantrasyon yok. maç önü dedik ki monaco çizgi arkasına çok koşuyor akliruş bu koşuları yanıtsız bırakmıyor takımı öne atmamalıyız, takım boyunu açmamalıyız dedik. ne dediysek hepsi oldu. biz ne yaptık kendi oyunumuz adı altında 45 dakika eforlu oyun sonra dayak yiye yiye yenildik.
yani şu takımı 2 kere izlesen ne yapmazsın sorusuna cevap bulursun.
oyunu sürekli sane üzerinden kurup terse top atamadık. halbuki yerleşim ve kayma hataları yapıyor monaco. zaten hızlı çıktığımız birkaç hücumda pozisyonu da bulduk. içeri sokamazsan böyle diyetini ödersin.
bize denk bir takım karşısında fizik olarak yine rezil olarak döndük. şimdi tırmala bakalım ilk 24 yapabilir miyiz diye.

görev maçı. bu görev maçında en az 1 puan almak şart.
lemina'nın olmaması orta sahada, singo'nun olmaması da geride fizik olarak bizi dezavantajlı kılıyor. biz defans çizgisini çok öne atan takımız. geri dönüşlerimiz de singo ve lemina yokken sıkıntılı oluyor. jakops sol bek başlar ancak 25. dakikada kenara işaret yapar. 25 dakika olmazsa 2. deparda kesin bir yeri çeker.
bu yüzden monaco'ya karşı derinde beklemek şart. takım boyunu uzattığımız anda cezayı keserler.
çünkü defans arkası koşuları çok cüretkar ve tehditkar. bizim de abdülkerim gibi ağır, sara gibi beli dönmeyen 2 futbolcumuz var.
sağ beke sallai geçerse kademe anlayışımız da sıkıntılı olacak. işimiz çok zor açıkçası. bu yüzden görev maçı dedim. union'da beceremediğimiz 1 puan koparma işini bu sefer yapmak zorundayız. en azından o 1 puan ile 24 garanti olur ve atletico karşısına ilk 16 için çıkarız.
ne kadar hedef o kadar güçlü galatasaray.
uğurcan
sallai sanchez abdülkerim jakops (barış)
torreira ilkay
sane sara barış (yunus)
osimhen

2 tercih var önümüzde. ya barış'ı sol beke koyup önüne yunus'u atacağız ya da standart jakops-barış çıkacağız. takımın geri kalanı değişmez.
osimhen bana göre son oynadığımız 2 lig maçında kendini çok sakındı. bu maç için miydi yoksa afrika kupası için mi onu da bugün göreceğiz. adama bir şey de diyemem. afrika kupası o adamlar için çok kritik.
ancak inşallah bu maç için kendini sakınmıştır ve o rakibe korku salan koşularını bugün yapar.
allah sakatlık vermesin.

ne yazık ki lemina'sız bir galatasaray fizik anlamında eksilere düşüyor ve orta sahayı kaptırıyor. sezon başında yediğin hurmalar bugün tırmalıyor işte.
bir beraberlik benim için iyi sonuç olacaktır. 10 puan ile atletico'nun karşısına çıkmalıyız. işimiz çok zor.
rakibi ben bir iki defa izledim. hücum yönü çok ters takım. sürekli defans arkasına ince deniyorlar ve sürekli koşu atıyorlar.
ajax-bodo-union bir yana bunlar bir yana. şampiyonlar ligi bu yüzden güzel işte. çeşit çeşit takımlara karşı oynuyorsun ve hepsinin oyun gücü farklı.
biz de buna göre tecrübeleniyoruz.
1 puan alınması elzem olan maç.

tam konsantre maça çıktığında istediği her şeyi rahatça yapabileceğini zaten biliyorduk da gösterme fırsatı olmamıştı. bu yüzden de eleştiriliyordu.
fakat fener maçındaki olgun oyunu, son dakika bile prese kendi çapında yardım etmesi, attığı goldeki ısrarı ve atmaya yakınlaştığı goldeki pozisyon alması çok iyiydi.
adamı itiyorlar, çekiyorlar, vuruyorlar gayet cool şekilde yoluna devam ediyor. bir gün birine yumruğu patlatacak ama keita gibi hayırlısı. yürüyerek adam geçen cinsten bir dribling yeteneği var adamın. kondisyonunu taşımamız için ocak ve sonrası rotasyona sokmamız lazım biraz.

« / 27 »
Kayıt Ol