bu düştüğünüz yanılgıya istatistik biliminde sampling bias denir. sen sadece şampiyon olan yerli hocaları peşpeşe koyunca ortaya bilimsel bir gerçek koymuş olmuyorsun. türkiye'de 3 büyük var. bir teknik direktör başarılı olurken iki tanesi başarısız oluyor. başarısız olan yerlileri görmezden gelip başarısız olan yabancıların üstüne spot ışıklarını tutuyorsunuz. bu bir. ikinci olarak türkiyede son x yılda kaç yabancı hoca kaç lig maçına çıkmış ve kaç yerli hoca kaç lig maçına çıkmış bunun verisi gerekli. bazı şeylerin anlaşılması içni abartarak örnek vermek gerekir. mesela diyelim ki son 30 yılda türkiyede üç büyüklerde 150 yerli hoca, 5 yabancı hoca çalışmış olsun. bu 5 yabancı hocanın hiç şampiyonluğu olmayınca zaten geri kalan tüm şampiyonluklar yerli hocalar tarafından alınmış oluyor. bu sizin "yabancı hocalar türkiye'de başarısız oluyor" diye sunabileceğiniz bir istatistik değildir. yabancı hocaların medya mensupları, taraftarlar ve yönetimler tarafından ne denli baskı altına alınıp, ne denli adaletsiz davranıldığı konusuna hiç girmedim bile.

tabi tabi. deliye dönmüşler aynen öyle. şuan tir tir titriyor gs'liler. her an şampiyonluk elden gidebilir diyorlar. 

ole'yi savunduğumuzu sanıyorlar. çünkü "kişi kendinden bilir işi." bizi adamcı sanıyorlar. ben ole'yi gidene kadar "kısmen" savundum. ama bugün itibariyle ole'yi savunmak için enerji harcamam ben. beşiktaş'ın teknik direktörü olmayan birini neden savunayım ben? ole hikayesi benim için bitmiştir. artık bu takımın hocası sergen. giden gitmiştir. desteği veya eleştiriyi mevcut hocaya yaparız. beşiktaş yönetimi yanlış bir hoca tercihi yapmıştır. benim konum bu.

sergen'i eleştirince otomatik robot gibi "ama ole çok kötüydü" diyorsa biri bu sergen yalçını yeterince beğenmediği içindir.

çünkü dertleri beşiktaş'ın başarılı olması değil, beşiktaş'ın sadece kendilerinin duygusal bağ kurabildiği kişiler ile başarılı olması. beşiktaş'ın yabancı biriyle (yabancı derken tanıdık olmayan birinden bahsediyorum milliyetten değil) başarılı olması onlarda herhangi bir mutluluk yaratmıyor. çünkü beşiktaş'ı kavramsal bir olgu olarak hissedemiyorlar. beşiktaş'ı hissedebilmeleri için bir karaktere, tanıdık bir simaya ihtiyaçları var. 1 sene önceye kadar adını duymadıkları futbolcular + hoca + başkan'dan oluşan bir beşiktaş onlar için beşiktaş değil. çünkü dediğim gibi kavramsal bir beşiktaş fikri onlarda yok. beşiktaş'ı hissedebilmek için bir yüze ihtiyaçları var. algı menzilleri o kadar.

fenerli ve gs'liler ole kalsın istermiş ki beşinci olalım diye.  konu sergen olunca akli melekeler gerçekten kayboluyor bazı insanlarda. sen fb ve gs'nin beşiktaş'ı hala umursadığını falan mı sanıyorsun?  ole gelsin, sergen gelsin, guardiola gelsin. sence umurlarında olur mu? beşiktaş'ın içine düştüğü durumdan hala habersizmiş gibi konuşuyorsunuz.

sicip batirma görmek istiyorsan bu tabloya bakabilirsin. çünkü 122 yılın en büyük sicip batirma hikayesi bu.

şu konu hakkında bilgisi olan varsa yazabilir mi? konu kirlenmesin diye buraya yazmak istemedim.

besiktasarena

çünkü dünkü maç hocanın gidişiyle veya kalışıyla ilgili bir şeyi değiştirmedi. 3 gün öne aldı sadece.

« / 53 »
Kayıt Ol