tedesco ile devam ediyormuşuz….
nereye kadar… bilen var mı 🙂
şaka bi yana doğru karar.
yürü be allah’ın adamı (domenice) 😁
yazılanları okuyorum da hala bu sezon şampiyon olabileceğimizi düşünenler var!
ali efendi şampiyonluğu rakibin eline bırakalı çok oldu!
conduran’la mı şampiyon olacağız! vitaminsiz nene ile mi? sol kanatta birbiri ile çarpışıp duran kerem&brown ikilisi ile mi? azıcık üst düzey top oynadığında motoru su kaynatıp conta yakan ismail yüksek ile mi!?
bu saçma kadronun büyük revizyona ihtiyacı var!
benim saran’dan beklentim, devre arasından itibaren sportif bir akıl göstermesi…. mantıklı ve direkt 11 transferleri yapması…. gönderilmesi gerekenlere yol vermesi.
bunları yapmazsa, o zaman konuşuruz….
yaparsa ikinci devrede yükselişe geçeriz….
ilk kez…..
maç sonu açıklamalarını dinledim domenice’nin….
adam çok mantıklı konuşuyor….. benim / taraftarın sahada gördüğü şeylerin aynısını görüyor / söylüyor.
semedo ile ilgili yazmıştım; “acele ediyor arkadan gelen adamı beklemiyor, kör orta yapıyor” diye… isim vermeden benzer şeyleri söyledi.
ayrıca orta sahadaki gücümüzü artırmaya çalışıyorum dedi! zagrep maçındaki deneme o yüzdendi dedi….
adam denediği için bizim camia sevmez böylelerini…. zaman da vermez!
ancak!
şimdi bu adamı gönderip aykut’u mu getireceğiz yerine…. basına konuşurken ne dediğini anlamak için decoder takılması gereken aykut’u….
ya da volkan gibi yıllarca takımın kalesine çöreklenen kazmayı mı!? td’liğe de çöreklenir alimallah!
tedesco yanlış seçim bu net…..
nedenini de anlattım….
kötü olduğu için demedim dikkat ederseniz; “takımı / oyuncuları tanımaya çalışarak ‘zaman kaybediyor’, kendi oyununa uygun oyuncuları takım içinden bulmaya çalışıyor, bu bizim camianın aceleciliğine uygun değil” dedim.
peki yerine gelmesi muhtemel isimler bizi şampiyon yapar mı bu sezon… hiç sanmam!
gelecek olan isim sene sonunda yine gönderilir mi… 99%! gönderilir.
o zaman biz neden 9 m € daha çöpe atalım…..
tedesco’yu kovacaksak takım istediğimiz futbol düzeyine ulaşmazsa sezon sonunda kovalım….
takım göze hoş gelen bir oyun oynamaya başlarsa da fb tarihinde daha önce rastlanmayan bir şey yapıp (!) bir sezon daha şans verelim!
yine olmazsa bu kez ss ile birlikte ikisine yol verelim.
bugün umarım güzel bir galibiyet alır da şu içinden olduğumuz anafordan biraz olsun kurtuluruz….
ruslar zamanında “napolyon’a bırakacağımıza” diyip, moskovayı tamamen yakmışlar….
ali koç’ta fb’yi yakıp bıraktı….
kendinden olmayanı / kendine rakip olanı düşman gördü zaten hep….
öncelikle buraya gelmeden önce ben adını bile duymamıştım adamın….
kendisini az çok anladım şu anda…
ve çok yanlış bir seçim olduğuna karar verdim….
en başta pragmatist bir td değil. adam elindeki oyuncuları tanımakla zaman geçiriyor. oyuncuları farklı pozisyonlarda görmek istiyor. oynatmak istediğine en uygun oyuncuyu kadro içinden bulmak istiyor. 2025 böyle geçer. ikinci devrede fb bir şeyler yapmaya başlar. sonraki sezon şampiyon olabilir bakın…. ancak bu camianın hiç bir td’ye böyle bir kredisi yok….
dolayısıyla neyi düzeltecek neyi yapacak tedesco, ondan sonra gelen td’nin tamamen sil baştan yapacağı şeyi mi?
ayrıca….
tufaya gelmeyin!
ali koç fanboyları muhtaç oldukları başkanları gidince delirmiş durumdalar!
ss’ye saldırmak için ne yapacaklarını şaşırmışlar.
geri getirecekler mavişlerini…
ne aşkmış birader!
bunlar tamamen önceki iki başkanın sebep olduğu güvensizlikten kaynaklanan duygu / düşünceler…
gözünün üstünde kaşı var diye adam beğenilmiyor şu anda.
icraat görelim önce…
savaş dediğin için aklıma geldi….
büyük komutanlar cephe sayısını azaltma, fiilen aktif cephe sayısını sınırlama, sıraya koyma prensibini kullanmışlar hep….
yani; ne kadar az cephede savaşırsan başarı şansın o kadar artar…..
aikidoda da buna benzer bir yaklaşım var; “çatışmayı büyütmek yerine uyumlandır”
ss bir sürü cephede aynı anda savaşmak istemiyor…. gereksiz çatışma ortamlarında kalmak istemiyor….. bu ali koç’u sevdiğinden değil….. adam akılcı davranıyor…. ali’yi kendine düşman olarak konumlandırmak da onu düşman görerek boşa enerji harcamak da istemiyor.
ali n’apmıştı; herkesle düşman, bir sürü cephede savaş, görünmeyen düşmanlar icat etme…..
aziz yıldırım ile savaşı kaç sene sürdü hatırlasanıza……
bizim bunlara ihtiyacımız yok. olmamalıydı!
tüm enerji sportif konulara en fazla da sportif konuların hemen dışındaki halkaya (sahadaki hakların akılcı manevralarla korunması) odaklanmalı.