cerny bekletiyoruz galiba ama kimin pesinden kosuyoruz ?
bir de cengiz geliyormus
semihin profesyonel futbolla bir alakası yok bildiğin sokak futbolu oynuyor bak aldığı toplsrın nerdeyse hepsini faulle kaybetti düzelmez çünkü hatasının farkında değil biz bir kaç sene sonra srmihin nerde olduğunu bile bilemeyeceğiz tabi hala maaş ödeyip kadroda tutmuyorsak
yaptığı tek şey topa abanmak ne teknik bir golcü vuruşu var nede başka becerisi çalım atamıyor adam geçeöiyor sürekli faul yapıyor kafasını kaldırmıyor kitabında pas vermek diye birşey yok verkaçla kolayca geçebileceği pozisyonda onu yapmayıp üç kişinin arasına dalıyor sanki çalım atmayı biliyoröuş gibi
böyle alt yapı fanatizminden kurtulamazsak bu adamkarı yıllarca sırtımızda taşır ve başarısız sezonlar yaşarız bunlarla baları falan gelmez nunlar futbolcu falan değil sokakta dolaş halı sahaları gez biraz iyi oynadığını gördüğün herkes bunlar kadar oynar
biz alt yapıdaki kendini hoca sanan herkesi kovmadığımız sürece bizden birşey olmaz orda sadece eski futbolcu besliyoruz uzun yıllardır tek oyuncu çıkartamaöış adamlara hala tahammül ediyoruz
iyi bir eğitimle sahada öküze bile futbol oynatabilirsin ama kötü eğitimle yıldız yetenekleri kaybedersin
bizse kötü eğitim bile yapmıyoruz sadece gençlere spor yaptırıyoruz sağlıklı gençler yetiştiriyoruz diyeceğimde onu bile yapabildiklerini sanmıyorum
saha zemininin neden bu kadar ıslatıldığına anlam veremediğim karşılaşma. dün gün içinde eğer şakır şakır yağmur yağmadıysa maç saati zeminden fışkıran suyun tek izahı art niyettir. adamların ayakta duramaması bir kenara dursun top sürekli fış fış kaydı.
maça gelecek olursak sonda söyleyeceğimi başta söyleyeyim. muslera yediği golde neden çıkıp topu alamadı? yani bu bakar çizgiyi kontrol etmesi çok mu normal? kavisli gelse bile top düşmeye geçmiş bir toptu ve yandan müdahale yapmak yerine direk önü dönük topu alsa alırdı. zaten rakip 8 kişilik bir blokla karşılıyor bari ucuz gol yemeyelim.
tor lemina sara üçlüsünü ben olsam antalya maçında son kez denerim. üç oyuncu bireysel olarak çok iyi olsa dahi ki düşüşte olanları var bir takım oyunu için yeterli iyi doneleri vermiyorlar bize. ya üçlüye dönüş yapılacak ya da tor-lemina ikilisinden biri oturacak.
bir diğer konu ise eğer bir takımın 2 forveti varsa o takım maça çift forvet ile başlamaz. morata ve osimhen'den başka forvetin yok ama ikisi de içerde. sistem desen allak bullak, oyun planı desen çizilmiş 2 tane set gördük. bu gördüklerimiz de çok cılız ve çok çalışılmamış belli ki.
biraz konudan konuya atlıyorum ancak bir diğer konu eren elmalı konusu. geldiğinden beri hiçbir şey vermiyor. sürekli 11 yazıyoruz zorunluluktan ancak gerçek manada berbat oynuyor. benim hiç beklentim olmadı kendisinden açıkçası. gelmeden önce de beğenmediğimi dile getirmiştim. şimdi çok hunharca da eleştirmek istemiyorum çünkü illa ki bir seviye farkı var geldiği takımla bizim aramızda. gelişebilir belki ancak sakat jacops kadar en azından dirilik anlamında bir dönüş alamıyoruz. üstüne sadece kendi oyununu değil barış'ı da aşağı çekiyor çok. bindirme yapamıyor, orta sahayı geçmek istemiyor, barş'ın yardımına gitmediği için sürekli barış 2 ya da 3 kişinin arasında girmek zorunda kalıyor. sağ bek oynamaya çalışan kaan ayhan'dan farkı ne?
kaan ayhan demişken artık gına geldi ancak beli dönmüyor. adamlar yanında yürüyerek geçiyor. galatasaray'a gelip kilo almak adet oldu.
sakatlanan ya da bir süre 11 başlamayan kim varsa salıyor kendini. sakatlıktan yeni çıkan yunus nedense herkesin umudu olmuş durumda. ancak gerçekler öyle mi? attığımız ikinci golde o kadar statik, o kadar koşmaktan çekinen bir görüntü çiziyor ki osimhen yunus 5 metre gidesiye kadar 3 kere yer değiştirip gol atıyor. sen hagi misin yunus? hangi yetenek ile bu özgüven? pozisyon bilgisi yerlerde adamın resmen. ikinci golü bir daha açıp izleyen olursa yunus'un ne kadar durağan oynadığını anlayacaktır. kerem aktürkoğlu ile hiçbir şekilde alakası yok yunus'un. kerem olabildiğince haraketli ve kaleye ne kadar yakın o kadar iyi düşüncesinde olan kanat hücumcusuydu. zaten onun eksikliğini çekiyoruz sezon başından beri. bütün yük fink'de. at fink'e penaltı alsın, kafa atsın. icardi ve mertens'in olmayışı oyunumuzu tamamen dibe çekti gibi.
şu maça kadar kim sorarsa sorsun takımın arkasındayım, hocama güveniyorum ve şampiyon olacağız diyordum. yine aynı şeyleri söylüyorum ve son düdüğe kadar bu inancımı koruyacağım. ama bazı maçlar vardır ivme aldırır. ben alanya ile başlayacağımızı düşünmüştüm. demek sadece ben düşünmüşüm.
artık okan hocam bu 4 günlük arayı iyi değerlendirmeli ve başlangıç maçı olarak antalya maçını seçmeli. öyle ya da böyle yenersek fener samsun karşısına 10 puan geride çıkacak.
3 puanı ıkınarak aldığımız maç.
tebrikler takım.
uzun süre sonra rahat maç izledik.
talisca formunu tutarsa bambaşka bir takım izleriz.
sahaya su atan mal kişi sahaya bir şey atarak tepki gösteremezsin.
dün geceki olaydan sonra çok farklı şeyler yaşayacağız.
çok önemli bir dersin çıkarılacağı maç. şöyle ki; maçın son dakikalarına 1-0 önde girerken ve eğer her şey stabil devam etseydi alanya'nın golü bulacağı belliydi. ve bir anda taraftar uyandı ve top rakibe geçince ıslıklamaya başladı. bizim oyuncular uyandı. basmaya ve tepki vermeye başladı. şimdi bizim burdan büyük ders çıkarmamız lazım. birincisi bu taraftar deplasmanlarda olmayacak. ikincisi evinde olsan bile taraftar tepkisi beklemeden aynı reaksiyonu göstermen gerekir. öndeyken maçı tutmak için taraftara ihtiyaç duymamalı takım. bu galibiyet net taraftara yazar bence.