bu maçta yaşananları sabaha kadar da konuşsak nafile. bu maçtan çıkaracağımız tek ders var; rizespor oldukça tehlikeli bir takım. kendi evinde de yenilmesi zor bir rakip. yakın zamanda bu deplasmana gideceğiz ve sezonun geri kalanında en zorlu maçlarımızdan biri olacak. umarım teknik ekip ve futbolcular rakibin ciddiyetinin farkına varmıştır.

şunu bir anlatsa:

bu sezon kaç maç ilk yarıyı çöpe attık?

lyon'a karşı baskılı başladık, ikinci yarı bittik.

bu takım ancak 10-25, en fazla 45 dakika tempolu oynayabiliyor, anlaşılan.

peki, neden böyle? bu sorunun yanıtını vermeli öncelikle.

bu takım kötü değil işin kötü tarafıda bu işde isterlerse avrupada bile her takımı yenebilir
şöyle diyelim yetenek olarak kötü değil takım ama karakter yerlerde sürünüyor
bu gün gökhanda dedi maç seçiyorlar diye
şurda 11 kursak bu takımı yeneriz umurlarında olmaz

önce şunu söylemek lazım ki çok kritik bir maçtı. matematiksel olarak değil ancak mental açıdan kazanamasak çok ağır bir hasar alırdık çünkü birden fazla şeyle uğraşıyoruz bu ara. neyse ki kazandık.

ilk yarıda çok kötüydük, özellikle de toplu oyunda. sanki 2.5 yıldır aynı hocayla devam eden bir takımı değil de ilk kez birlikte oynayan bir takımı izliyordum. topu ayağımıza aldığımızda o kadar ne yapacağımızı bilemez, nasıl yerleşeceğimizi bilemez haldeydik. hakemin de berbat yönetimiyle rezil bir 45 dakika yaşandı. 2. yarı daha konsantre ve istekli, daha üretken ve tempoluyduk. yeteri kadar üretemesek de en azından baskıyı kurduk ve devamlılığı sağladık.

maç boyunca olumlu en önemli kısım savunma konsantrasyonumuzdu. bence yine haddinden fazla geçiş yedik, yine rakibin topla oynamasına biraz müsaade ettik ancak hiç alan bırakmadık. boş şut imkanı vermedik. umarım bu konsantrasyonumuz devam eder. davinson'un performansı da belirleyici oldu bunda.

davinson'un yaklaşık 1 ay sonra dominat ve konsantre oyunu, osimhen'in sahadaki etkisi bizim için olumluydu. muslera'nın da bu sezon kadıköy'den sonra ilk defa konsantre durduğunu gördüm kalede. kurtarış anlamında çok iş düşmedi ancak içeri çevrilen toplarda, hava toplarında ceza sahasında çok aktifti.

şunu anlamıyorum.takımın yönetilişine kızıyoruz, nefret ettik yani...tamam da, ne fark eder. rakip berbat futbolunu ittirme ile 1 0 kazana kazana oynayınca herifler kötüyken de kazanıyor oluyor, bize niye tanımıyorsunuz o krediyi?

ads'yi her türlü yenerdik. 11 - 11 devam etse de yenerdik. 6 atmazdık da 2 atardık belki ama yenerdik. tabi garanti maçlarda puan kaybede kaybede gidiyoruz, o başka. malum.

ama yarışta kalmak, iyi top oynamaktan daha önemli.

biz kırılganız. kazana kazana takımın güveni artıyor kendine.

mesela dün irfan gol atmayı çok istedi. mesela en nesyry attıkça vücut dili değişmeye başladı.

kıymeti var bunların.

gömmeye, her şeyi devirmeye çok hazırız. barut gibi herkes.

rakip ise kötü mü oynamış, hakem mi ittirmiş, oyuncuları birbirini mi dövmüş, kazandıkça devam ediyorlar.

hayatımda gördüğüm en komik kırmızı kartlardan birinin çıktığı müsabaka. türk hakemleri... dünyada işini daha kötü yapan bir meslek grubu yok.

ozetini yeni izledigim, eyup macindan cok daha uzucu mac. rakibe 1 pozisyon vermisiz, golu pozisyondan saymiyorum. dunyalar kacmis.

isin sinir bozucu tarafi fenere bu maclari hediye ediyorlar. bizi uyuz eden nokta burasi. barisin golu ofsayttan donmezdi bu cok net. imkani yok yani o dakikada fenerin golunun iptal edildigi tarihte yoktur. penaltiyi da verirlerdi ama hadi o daha macin cok basi diye geciyorum.

e abicim kac haftadir herkes ne diyor? her mac hakemler skandal hatalar yapmiyor mu aleyhimize? bir yerde catladi iste.

size daha da sinir bozucu bir sey soyleyeyim. yine 5 mac herkesi yenerek seri yapalim, bir noktada da top girmez boyle kritik bir hakem katliami ile puan kaybedersin. ayni sey iki kere daha olursa fenerle puan farki kapanmis oluyor. 17 mac var. kim olmaz diyebilir? bu is boyle gitmez arkadaslar. hakemlerin duzelmesi gerek. yoksa gider sampiyonluk.

şu yasima geldim izledigim en rezil en kötü en uyusuk maçlari bu sezon izliyorum...ben fenerbahcemin geleçeğini düsünürümgörünen köy kilavuz istemez bu takim konya karsisinda son dk larda kornerde zaman gecirmek icin oynuyorsa hos onuda beceremedik ben dur derim koskoca fenerbahcem böyle uyusuk kötü futbola kazaniyorsa sevinmem. gelecegimiz icin böyle kötü uyusuk futbolla kazanip günü kurtarirsin ancak ve bu galibiyetler ancak ali kocun isine geliyor...biz lige havlu atmisiz ve bu futbolla ve tdyle baskanla sampiyon felan olamazsin.bu takim koçspor olma yolunda hizla ilerliyor.

hava ve zemin koşulları belki de başakşehir gibi sert ve dişli bir deplasmanda olabilecek en kötü ve istenmeyen durumdaydı. buna rağmen kazanmayı başarmamızın sebepleri, barış alper'in şapkadan tavşan çıkarması ve takımın uzun zamandır sahip olduğu kazanma alışkanlığıydı. rakip, zemin, hava, hakemin skandal kararları fark etmeksizin, bir şekilde alıyoruz maçı. böyle bir rakiple şampiyonluk mücadelesi vermeyi asla istemezdim...

lakin okan hoca, yediğimiz gol ve verdiğimiz birkaç pozisyon için iyi çalışmalı. yediğimiz golde yine ileride konumlanmışken ani bir top kaybı yaptık ve hücum yerken de 2 stoperimiz maalesef uyudu ve golü kalemizde gördük. neyse ki hızlı cevap verdik de başakşehir daha da direnç kazanmadan tekrar üstünlüğü ele geçirdik.

böylelikle lige verilen 1 haftalık aradan sonra oynadığımız 2 zorlu maçı da (göztepe ve başakşehir) kazanmayı başardık. böyle stresli maçları kazanarak geçmek, hem yolumuzu kolaylaştırıyor hem de bence rakibin sağlam olmayan mentaline de büyük darbe vuruyor.

“dolmabahçe’de kara gece” yazılmamasını falan geçtim sadece 27 entry girilmek suretiyle galatasaray sözlük tarafından önemsenmediği görülen maç. halbuki taylan antalyalı’nın yerde kaldığı pozisyon uganda, mars, jüpiter her yerde penaltı. bu akşam şerefiyle hakkıyla 12 ocak 2025 başakşehir galatasaray maçını izleyecek beşiktaş taraftarını sosyal medyada falan takip edin. galatasaray lehine en ufak hatada hepimize namus dersi verecekler.

(bkz: dolmabahçe’de kara gece)

« / 16 »
Kayıt Ol