ismail hoca ile ilgili sanırım bir düzeltme yapma zorunluluğu da doğdu benim açımdan. içeriği anlamak isteyerek okuyan birisi yaptığım tesbitlerde mou'ya yaptığım eleştirilerin onun td kariyeri ile ilgili olmadığını,teknik bir analiz ve durum tesbiti olduğunu çok rahatça çözebilir.geçen seneden örnekleme yapmanın "ismail hocayı geri istiyoruz" anlamına geldiğini iddia etmek ,en hafif tabiri ile,talihsizlik.mou'nun ismail'den daha yetersiz olduğunu iddia etmek büyük hadsizlik olur.buradaki problem, yetersizlikten çok, mou'nun bizi yeterince öenmsemediği,yeterince ciddiye alarak ve saygı duyarak gelmediğidir. sanki lutfen gelip bize büyük bir inayet yapmış tavrını ben kabul edemiyorum.alışılageldik mou sistemine uygun olmayan bir kadro seçimi yaparak takımı zor duruma düşürmesini kabul edemiyorum şahsen. eğer amrabad üzerine takım kurgusu oluşturuyorsan etrafında roket gibi gidip gelen osayi,ferdi,osterwolde gibi adamlara ihtiyacın var. mert müldür,samet,kostic ile bunda ısrar edince takım küçük takımlardan bile baskı yeyip gülünç duruma düşüyor. sistemine uygun olarak önde devamlı yer değiştiren,dinamik,süratle mesafe kat edecek adamlara ihtiyaç var; bu özelliklere uygun olarak sadece symanski'yi oynatıyorsa; dzeko,tadiç,irfan can gibi statik oyuncularda ısrar ediyorsa, oğuz gibi, nasyri gibi oyuncuları 12.haftalara kadar hatırlamıyorsa burada bir tutarsızlık var demektir. emre mor'u bencillik,takım oyunu oynamam,defansif yardımda bulunmama nedeniyle takımdan gönderirken bütün bu şikayet ettiklerini misli ile yapan maximenn'i ısrarla takıma getirip tercih etmesi tam bir paradoks. renkdaşlarımız müsaade etsin de bu tutarsızlıklar karşısında eleştirmizi yapalım.'defolsungitsin,işe yaramaz,yetersiz,çöp, vesaire" destrüktif yaklaşımlar bana göre değil. haddim de olmaz. ancak mou'nun artık bizi ve oynadığımız ligi ciddiye alması, kadro kurgusu yaparken modern futbolun gereği olan dinamik,ikili mücadele kaybetmeyen,atletik,süratle mesafe kazanan tercih ederek takımın genel direncini ve savaşkanlığını artırmasını istemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum. zira zaten bu prensiplerin kurucularındandır kendisi. bunu bizden neden esirgediğini sorguluyorum sadece. hani sen hep dersin ya ,"başarının tek ölçüsü şampiyon olmaktır" diye; işte zaten ben de bunu nasıl yaparız diye fikir yürütüyorum birikimiminüsaade ettiği ölçüde. ancak şampiyon olmak için bizim arkada amrabad ile top çevirmemiz değil ön alanda ismail ile baskı yapmamız gerektiğine taraftarı nasıl ikna ederiz bilemiyorum. futbolun amacı top dolaştırmak değil,o topu rakip takımın koruduğu 3 direk arasından geçirip sayı yapmaktır. bu kadar basit. amrabad ile bir sağa,bir sola,sonra liva'ya,oradan da ileriye dan/dun vurmak ile; forvet oyuncularımızın ileride elektrik direği gibi statik dikilmeleri ile olmuyor o iş maalesef. bunu eleştirmeye hakkımız yok mu ağabey? bundan ismail hoca güzellemesi yapıyoruz sonucu çıkartmak haksızlık olmuyor mu?

Kayıt Ol