hocam,çok teşekkürler. bu arada ismail hoca ile ilgili sanırım bir düzeltme yapma zorunluluğu da doğdu benim açımdan. içeriği anlamak isteyerek okuyan birisi yaptığım tesbitlerde mou'ya yaptığım eleştirilerin onun td kariyeri ile ilgili olmadığını,teknik bir analiz ve durum tesbiti olduğunu çok rahatça çözebilir.geçen seneden örnekleme yapmanın "ismail hocayı geri istiyoruz" anlamına geldiğini iddia etmek ,en hafif tabiri ile,talihsizlik.mou'nun ismail'den daha yetersiz olduğunu iddia etmek büyük hadsizlik olur.buradaki problem, yetersizlikten çok, mou'nun bizi yeterince öenmsemediği,yeterince ciddiye alarak ve saygı duyarak gelmediğidir. sanki lutfen gelip bize büyük bir inayet yapmış tavrını ben kabul edemiyorum.mou'daki bu isteksiz,yarım ağız işe koyuluşu sonucu takım önemli kayıplar yaşadı. bize gelenler nedense herhangi bir aidiyet duygusu oluşmadan, rutin görevini yapan migros kasa görevlisi gibi davranıyor.mou seviyesinde bir td sezon başında söylediklerini şayet sezon ilerledikçe inkar eder bir davranış biçimine girdiği için eleştiriyorum. sanıyorum bu kadarcık eleştirye de hakkımız var. en yakın ve basit örnek olarak da geçen seneki takımın duruşu,oyunu,kadro yapısı ve istatistiklerini göstermemizden doğal bir durum olamaz. bu örneklemeler ismail hocanın mou'dan çok daha iyi olduğu ve geri gelmesi gerektiği anlamına gelmiyor. en azından benim derdim ve aklından geçen bu değil.mou'nun kendisinden alışkın olduğumuz sistemi oturtmak sitemesi en doğal hakkı. buna kimse bir laf edemez. ancak sene başında geldiğinde bu takımı izlemiş olarak geldi. hedefin kısa vadede sistem kurmaktan önce eldeki malzemenin eksiklerini gidererek şampiyon olmaktı. kendi istediği sistemi oturtmak için gereken süre ve kadrolaşmanın bu süre içinde olamayacağı zaten belliydi. alışılageldik mou sistemine uygun olmayan bir kadro seçimi yaparak takımı zor duruma düşürmesini kabul edemiyorum şahsen. eğer amrabad üzerine takım kurgusu oluşturuyorsan etrafında roket gibi gidip gelen osayi,ferdi,osterwolde gibi adamlara ihtiyacın var. mert müldür,samet,kostic ile bunda ısrar edince takım küçük takımlardan bile baskı yeyip gülünç duruma düşüyor. sistemine uygun olarak önde devamlı yer değiştiren,dinamik,süratle mesafe kat edecek adamlara ihtiyaç var; bu özelliklere uygun olarak sadece symanski'yi oynatıyorsa; dzeko,tadiç,irfan can gibi statik oyuncularda ısrar ediyorsa, oğuz gibi, nasyri gibi oyuncuları 12.haftalara kadar hatırlamıyorsa burada bir tutarsızlık var demektir. emre mor'u bencillik,takım oyunu oynamam,defansif yardımda bulunmama nedeniyle takımdan gönderirken bütün bu şikayet ettiklerini misli ile yapan maximenn'i ısrarla takıma getirip tercih etmesi tam bir paradoks. renkdaşlarımız müsaade etsin de bu tutarsızlıklar karşısında eleştirmizi yapalım.'defolsungitsin,işe yaramaz,yetersiz,çöp, vesaire" destrüktif yaklaşımlar bana göre değil. haddim de olmaz. ancak mou'nun artık bizi ve oynadığımız ligi ciddiye alması, kadro kurgusu yaparken modern futbolun gereği olan dinamik,ikili mücadele kaybetmeyen,atletik,süratle mesafe kazanan tercih ederek takımın genel direncini ve savaşkanlığını artırmasını istemeye hakkımız olduğunu düşünüyorum. zira zaten bu prensiplerin kurucularındandır kendisi. bunu bizden neden esirgediğini sorguluyorum sadece.

Kayıt Ol