biliç'ten, giovanni'den, valerian ismael'den, santos'tan ben rahatsız oldum. santos hakkında da, giovanni hakkında da bu sitede ilk cephe açan bendim. üye olsaydım, valerian ya da biliç'le ilgili de hemen cephe açardım. bu ömürlük nikah değil, her denemeye, çabaya, herşeye rağmen olmuyorsa herkes yoluna bakmalı. zaten hepside beşiktaş'ın kapısına yaklaşmaması gereken, seviye olarak olmayacak adamlardı. onlardan rahatsız olmayıpta tek kelime etmeyenler şimdi hiçbir tecrübesi olmadan beş kuruşa takım için birşeyler yapmaya çalışan nöbetçi hocamız serdar topraktepe'ye hoyratça hakaretvari bir şekilde konuşuyorlar ve bundanda rahatsız olmuyorlar, ilginç. herkes kendisine uygun davranıyor aslında ama yeri burası olmamalı.... mehmet özdilek gibi bir beşiktaş'lı hakkında da keza öyle saygı sınırlarını aşan cümleleri yazanlar hakkında da birşey söylerim ama yeri burası değil. burada beşiktaş'ın hocasına, efsanelerine azıcık saygılı olmalıyız. sevmiyorsan sevme... hakaret etme. sınırları bilmek lazım...
meseleyi algılamak lâzım, gelecek hocamız her kimse, kesinlikle vasat bir avrupalı olmamalı. burada da vasat çok ve hiç olmazsa ortamı biliyorlar. aynı nakaratları yazıyorum çünkü aynı mantıksız nakaratlarla karşılaşıyorum. kim gelecekse gelsin, yerli ya da yabancı, kompleks düşünebilen algısı yüksek, takım ve kriz yönetimi yüksek, mümkünse üst düzey tecrübeli biri olmalı.
inşallah beşiktaş'a yakışır bir üst akıl olaya el koyarda yapacağı plan çerçevesinde adam gibi birini getirir. hala giovanni savunan, hala biliç'in, pereira veya türevlerinin birşey yapabileceğini düşünenler var. olmaz, olmadı, zaten olamazdı....hayaller güzel ama gerçekler öyle değil....
olmazları zorlayacak lüksü olan takım değiliz. hedefsiz başakşehir, hedefsiz kasımpaşada olabilir ama beşiktaş için başarı olmazsa olmaz...