sorunu hala yanlış yerde arıyoruz. matruşka düzeni devam ettikce kimi gönderirsen gönder, kimi alırsan al sonuç yine hüsran olur ve borçtan başka birşey kazanmazsın. eldeki oyuncu kadrosu ne bilbao'yu ne de renklileri tesadüfen yenmedi ve bu twente'yi yenmeyi geçtim rezil bile edebilirdi ama tam aksine tamamen rezil oldu. artık avrupa ligini seyreden herkes beşiktaş'ın sadece büyüklüğünü değil aynı zamanda camia'nın karakterini de sorguluyor. bugünkü maçla bu algıyı kırma şansımız vardı ama artık iyice beyinlere yerleşti. bunları çok kafaya takmaya gerek yok aslında. kulüp iyi niyetli profesyoneller tarafından yönetilirse bunlar kısa sürede değişebilir ama gidişat çok kötü ve sorunu yanlış yerde aradıkca birşey değişmez. kadroda değişiklik olacaksa en başta aldığı yüksek maaşın karşılığını vermekten uzak ve yetersiz olduğu belli olan oyuncuları göndererek takım olmaya bakacaksın, yıldıza gerek yok. (rafa, immobile, musrati, joao mario, svensson, oxlade, paulista, onur, bahtiyar, necip)
transferden bahsetmiyorum çünkü şu durumda ne kadar az transfer yaparsan o kadar iyidir.