kendimi iyi ifade edemedim. ben başka birşeyden bahsediyorum. isteksiz takım çok gördüm, bu bazen fizik durumuyla alakalıdır, bazen oyuncular maçın önemine göre oynarlar. taraftarın önünde oynamak da takımları genelde ateşler, deplasmanlar zor olur, ama en önemli faktör oyuncular kulüp görevlilerinden gördükleri davranışlara göre şekillenir ve bu ellerinde olan birşey de değildir. sadece sporda değil bu bütün insan ilişkileri için geçerlidir fakat bizim taraftar hayatın manevi boyutunun ne kadar kapsamlı olduğunu çözemedi, sporcuya insan olarak bakmıyor ve bu yönetimlere de sirayet ediyor. özellikle son 2 senedir gördüğümüz şey çok net biçimde temel sorunun burada olduğunu gösteriyor. bunu çok önceden yazacaktım, nezaketten dolayı yazmadım ama artık dozu tamamen kaçırdılar. ispat edemesek de beşiktaşlılık vazifesi olarak artik anladıklarımızı dile getirmek zorundayız. yöneticiler, teknik heyet ve takımla zaman geçiren her kimse oyuncuların moralini feci şekilde bozuyor, motivasyonlarını yerle bir ediyor. bilinçli yada bilinçsiz farketmiyor, orasına takılmanın bize bir faydası yok, sonuçta takımın bu son dönemlerde bir şekilde sabote edildiğinden emin olabilirsiniz. bu durumda dünyanın hiç bir oyuncusu takım için gerçekten savaşamaz, savaşmaz değil savaşamaz, yani üstünkörü öyle görünse de oyuncuların bir suçu yok.

Kayıt Ol