yürüttüğün tezleri çürütmek zor değil. dünya futbolunu ve son senelerde bizim takımı iyi takip eden herkes bu kadar istikrarsızlığın örneksiz olduğunu söyleyebilir. bu sezon bile bir çok örneği var renklileri yeniyorsun ve anadolu takımlarından kendi sahanda fark yiyorsun. 1 hafta arayla ispanya liginde şampiyonlar ligini zorlayan avrupa liginin en güçlü takımlarından birini sahadan siliyorsun sonra twente gibi vasat bir takıma yenilmeyi bırak neredeyse 90 dakika boyunca ezilerek beşlik olmaktan kurtuluyorsun. bilbao, gs, fb, lyon bunların hepsi sana önde bastı ama kazandın. ben neticelere takılmıyorum kötü gününde olursun twente'den fark da yersin ama kader maçında sahada gördüğümüz şey büyük bir rezaletti 8-0lık liverpool maçında bile bu kadar kötü bir görüntü vermedik, bunun en başta yetersizlikle ilgili olmadığını görmüyorsak işimiz var. şahsen ben sırf bu twente maçından dolayı adalı'yı silmek üzereyim, beni memnun etmek için artık ağzıyla kuş tutması gerekir, çünkü kendisi ve yönetimi maç öncesi gereken şeyleri yapsaydı böylesine skandal bir performans olmazdı. yapamadı çünkü son karar mercii kendisi değil. kendi çıkarı için ligi hatta toplumu dizayn eden, ve aynı zamanda özellikle türkiyede taraftar kitlelerini farklı şekilde bilinçlendirmeye çalışan siyaset üstü yapılanma var, onlar müsade etmeden türkiyede transfer bile yapamazsın. başkanlar ve yönetimler, hatta bir çok teknik direktör bunlara yakın olmadan o konuma gelemezler, bazen dürüst olup mecburen yakın görünürler bazen de direkt onların adamı olurlar. adalı, yönetimi ve solskjaer için hangisi geçerli bilmiyorum ama her halükarda istedikleri şekilde hareket edemezler. eleştirirken ve talepte bulunurken bunları düşünmezsen yanlış kişileri hedef gösterir ve yerinde sayarsın. oyunculara tesislerde neler yapıldığını araştırmak lazım. onlara yokmuş gibi davranarak taraftarlarla yakın bağ kurulmasını zorlaştırırsan olacaklar belli. burada bizim taraftarlarda eleştirilmeli tabi, aramızda goygoycu, melankolik ve tutkulu ama cahil oranı çok yüksek ve bu bütün sorunlara ön ayak oluyor. daha bilgili ve kültürlü olanlar küçük bir azınlık olunca onları dışlayarak takımı yanlız birakmak kolay oluyor.