sonunda söyleyeceğimi baştan yazayım; bu seneyi de heba ettiğimizi düşünüyorum. müneccim değili, tarot falı açmıyorum,vahi falan da gelmiyor, sadece modern futbol prensipleri ve bizdeki kadro planlamasına bakarak gerçekçi bir analiz yaptığımda bu gerçeklerle yüzleşmek durumunda kalıyorum. yıllardır dejavu yaşamaktan gına geldi artık. mourinho'nun bizde yaratacağı travmanın daha önce yaşadıklarımızın da önüne geçeceğinden endişeliyim. bu çapta bir hocanın bizim gördüğümüz,tesbit edilmesi çok basit hususları göremiyor olmasının rasyonel bir açıklamasını bulamıyorum. kendi söylediğini kendi yalanlar şekilde hareket edip çözümsüzlüğü daha fazla arttırmasını da hazmedemiyorum. dünya çapında kariyer sahibi olduğu için teknik direktörlüğünü eleştirmeye cüret etmek haddim olmaz ama bu kadar tutarsız ve üstünkörü bir tutum takınmasını çok talihsiz bir durum olarak görüyorum.
işin teknik analizi gayet basit:
türkiye liginde tipik 6 numara ile rakibi boğan, çabuk sonuca giden,hamle üstünlüğü olan,skor tehdidi yaratan bir oyun oynayamazsın. olmaz. nokta.
amrabad ile en zayıf rakiplere karşı bile takım boyunu uzatan,defans ile ön bölge arasındaki alanda rakibe kolay geçit verip atak olgunlaştırmasına müsaade eden, düşmeye oynayan takımlara bile mahkum oynayan bir kurgudan fazlası olmaz.
tipik 6 numara ile bir kurgu yaratmak istiyorsan bu sefer onun yanındaki diğer oyuncuların çok süratli mesafe kazanan,ikili mücadele kaybetmeyen, rakibe fizik üstünlüğü sağlayıp sindiren ve takım boyunun uzamasından fiziksel olarak etkilenmeyecek nitelikte olmaları gerekir. mourinho eğer bu modern futbol gerçeğine uygun olarak bir dönüşüm sağlama çabasında olsa bu kurguyu oturtmak için zamana ihtiyacı olduğunu düşünür ve umutla beklerdim. ama kadro planlaması inanılmaz şekilde uygunsuz ve kötü. zaten takım boyunun uzamasından olumsuz etkilenen tadic,dzeko,irfan can,fred,symanski,mert gibi oyuncuların yanına kadro planlamasında talisca ile destek olacağını düşünüyorsan bu halı saha profesörü zevzek ahmet konanç'tan daha ileri bir seviye olmaz. teknik oyuncular becerilerini sergileyebilmeleri için kendilerini fiziksel anlamda destekleyecek takım arkadaşlarına ihtiyaçları vardır. bunların etrafındakiler ne kadar dinamiz ve atltik ise teknik oyuncular da o oranda parlar. bir savaş sadece komutanlar ile kazanılmaz. komutanların idare ettiği güç ile kazanılır. bu gücü de askerler oluşturur. komutansız güç de işe yaramaz. ama hedefe ulaşmak için ne kadar az komutan, ne kadar çok savaşçı olurda rakibe karşı o kadar avantajlı olursunuz. ordunun dinamiğini artıranlar statik duran komutanlar değil, dinamik askerlerdir. askerlerin dinamizm de ordunun genel direnci için çok önemlidir. fazla statik,az dinamik kurgu ile maç savaş kazanılmaz. işte bu paradigma da modern futbolun vazgeçilmezidir. nu şekilde baktığımızda içimizde umut ışığı oluşturacak bir gelişme göremiyoruz. mou efendi amrabad gerçeğini anca 6 ayda anlayabildi. !