bana hiç kimse bu işin bu kadar hızlı geliştiğini açıklayamaz. dünyada örneği yok. bu düpedüz önceden planlanmış bir iş. hatta öyle bir iki hafta önceden değil, aylar öncesinden. transferlerin hocanın fikri alınmadan yapılması zaten bunun göstergesi. sergen ile çok önceden anlaşılmış ve ole'nin bileti kesilmiş. fakat yönetim transferleri eylül ayına kadar sarkıtmayı planladığı için ve temmuz-ağustos aylarında kritik avrupa maçları olduğu için sergen bu zorlu dönemde eksik kadroyla takımın başına geçip ikinci beşiktaş döneminin başlamadan bitmesini istemedi. yönetim'in de işine geldi. eksik takımı daha da eksilterek ole'nin kucağına verdi ve kötü sonuçlar gelince günah keçisinin kellesi alınıp camia rahatlatıldı, sergen'e de konforlu bir çalışma alanı sağlandı. avrupa yok. ligde şampiyonluk beklentisi yok. sergen'in şuan yapması gereken tek şey yeni transferlerin gelişiyle güçlenecek ve eksik mevkiisi kalmayacak takımı ligde üçüncü yapmak. bunu yaptığı sürece zaten kendisinden beklenen her şeyi başarmış olacak. sonra bir sonraki sezona da takımın başında başlayabilecek.
mevzu bundan ibaret. serdal adalı zaten ilk seçimde seçim vaadi olarak verdi sergen'i. beşiktaş'a gelince yapacağı ilk iş buydu. fakat sergen gelmedi. gelmeyince de ole'yi getirdi öylesine. muhtemelen yemesi kolay olur diye de düşünmüştür güler yüzlü, kibar biri diye. sergen'in keyfi gelince de yol verip gönderdi şimdi 1 sene gecikmeli olarak istediği şeyi gerçekleştirdi adalı.