ilk yarısını 3-1 geride kapattığımız maç. adamlar hiçbir bok oynamadan maçı çevirdiler üstüne de 2 farklı üstünlükle soyunma odasına giriyorlar. frankfurt adam akıllı hücum bile edemezken yunus'un aptalca pas tercihi üzerine klasik avrupa bahtsızlığıyla dave'e çarpan top gol oldu. üstüne nizami golümüz hakemin puştluğuna kurban gitti. orada momentum bir kırıldı yine bizim adımıza bir avrupa klasiği haline gelen cezasahamızda bomboş top alıp rahat rahat şut çeken rakip golüyle 2-1 oldu. en son da 10 kere yapılsa 1 kere faul çalınacak bir duran toptan kötü savunmayla 3. golü de yedik.

inanılmaz kötü bir devre sonu oynandı bizim adımıza. pas hatası, çarparak ağlara giden top, gol iptali, rezil bir duran top savunması... hepsi 10 dk içinde oldu bitti ve büyük ihtimalle maçı da bitirdi. bu kadar şanssızlığın izahı yok.

galatasaray pes etmez, etmemeli ama sane ve ilkay ikinci 45 dk'ya da başlarsa okan hoca ya pes etmiştir ya da bazı şeyleri göremiyordur. bak millet aylardır apo ağır avrupa'da bizi yakacak diye tespit yumurtluyor ama onun oynamadığı bir 45 dk'da 3 gol yedik bile. takım savunması bambaşka bir şey. rakipteki stoperler cannavaro ile ramos mu sanki? biz niye atamıyoruz?

barış da kaçırdığı golden bağımsız, sanki bu maç eyüp deplasmanıymış da 3 gün sonra şl maçına çıkacakmış gibi stamina'dan tasarruf ederek oynuyor. koş ulan işte nefes aldırma rakibe, gerekirse ciğerini bırak da biz affedebilelim şu senin neom sürecini.

Kayıt Ol