erden timur'un basın toplantısındadan notlar;
"elimde olmayan nedenlerden dolayı 1 aydır gündemi meşgul ettiğim için tüm kamuoyundan özür diliyorum. bugüne nasıl gelindi onu anlatayım? ben şampiyonluktan 1 ay önce başkanımıza bu konuyu ilettim. yönetimde olmamla ilgili talebini ilettiğinde o zaman ilettim."
"şampiyonluk yarışında olmayacağımı söylemem imkansızdı. görevim devam ediyor demek durumundaydık. sonrasında kutlamalara limon sıkmak istemedim. perşembe günü bir transfer toplantısı oldu. bir de sponsorluk meselesi var takip ettiğim inşallah bitirmiş olacağız onu da."
"taraftar olarak galatasaray'a bağlıyım. o şekilde görevimi yaptım. bu kadar yapılan iftiraya samimiyetsizliği, galatasaray terbiyesi ve kendi edebimle anlatabilirim. 1 ay 2 ay sabredebileceğim yerde son 14 aydır devam eden kasıtlı haksız organize iftiralara dayanma sebebim galatasaray."
"başka tutunacak bir dalım olsa, hiçbir şekilde bu kararı almazdım. ne yaptığımı bilmiyorum. söylenen şeyler çok ağır. ne komisyonculuğumuz ne arsızlığımız ne hırsızlığımız hiçbir şey kalmadı. taraftar bırakmamı istemiyor, bende istemiyorum ama hiçbir dal yok.."
"her şeyimi vermeye hazırım, hazırdım ve her zaman hazır olacağım! bunu da bu iki senede gösterdiğimi düşünüyorum. galatasaray'ın büyük problemi içerdeki bu kötü siyaset. sürdürülebilirliğin olmama sebebi bu siyaset!"
"içerde durup bunlarla mücadele edemezsiniz. 1 yıl boyunca bunlar olurken yapabildiğim şey susmak. konuşursanız kavga edersiniz ve şampiyon olamazsınız. bu kişiler galatasaray'ı düşünen insanlar olmuyor. kıskançlık. 'ya ilerde potansiyel başkan olabilir şimdiden ayağını kaydıralım'... "
"sponsorluklarla eleştirildim, ben sadece bireysel çevremle galatasaray'a 40 milyon euro'luk sponsorluk imzalatmışım. bu sene sponsorlukların geldiği noktayı biliyorsunuz. katkısı olan niyazi beye, ibrahim hatipoğlu'na eray beye teşekkürlerimi iletiyorum."
"iftiralar dışardan değil. dışardakilerden olanlarda hiç sıkıntı yok. galatasaray'ın çıkarları nasıl korunması gerekirse korudum. ama bu içerden olduğu zaman bunun çaresi olmuyor"
"galatasaray devasa bir camia. bizler deryada bir damla... bu kadar büyük camiada bir insanın hiçbir önemi yok. kimsenin galatasaray'ın yanında konuşulmasını doğru bulmuyorum. tüm dallar kırıldıktan sonra maalesef ayrılıyorum..."
"divanda konuşulanlardan alınma gibi bir şey yok. tamamen manipülasyon işi. transfer eleştirisi vs bunlar normal. belli kesimlerce yapılan algı"
"ya hayattaki değerlere saygı duyalım arkadaşlar. 1 yıl boyunca kan kustum kızılcık şerbeti içtim! kim sahip çıktı? kim ne dedi? kim önemsedi?"
sorular;
- yönetim içinde mi dışında mı yaşadınız? dursun özbek yk üyeliği ve başkan vekilliği teklif etti mi?
"sayın başkan evet ikisini de teklif etti. içi dışı falan değil. içinde çok önemli çalışan katkı sağlayan insanlar da vardı ama çok farklı konular da var."
- icardi başta olmak üzere oyuncuların ayrılıktan etkileneceği konuşuluyor. oyuncularla konuştunuz mu?
"oyuncularla şampiyonluk sonrası konuştum. ben ne yapılması gerekiyorsa zaten galatasaray için yapmaya devam edeceğim! futbolculara da bunu söyledim."
"bu bir bırakıp gitme hikayesi değil. kalmak için her şeyi yapmak. mevlana şey diyor: sükut eyledim, "kahrı var" dediler. biraz söyledim, "zehri var” dediler. * sustum, “kahrından susuyor” dediler. biraz konuştum, "zehrini kusuyor” dediler. diyecekler yani..."
"mauro icardi çok özel bir insan. ben onunla hiçbir şey konuşmadım ama insanın duygusundan anlar. benim hep arkamda duran çok az sayıdaki insandan biriydi. icardi'nin ayrılacağını düşünmüyorum."
"fenerbahçe tarafından yapılan saldırıların ayrılmama zerre etkisi olmadı. o saldırıların zerrece etkisi olmadı. 'fenerbahçe camiası da kesinlikle ayrılmayacak, galatasaray şemsiyesi altından çıkmaması lazım. oradan çıkarsa başına çok şey gelir' dediler. onlardan korkuyorsak kalmak lazım. ticaret bakanlığı tarafından 8.5 ay incelendi şirketim. neler neler oldu. her noktasına zerresine şey yapıldı."
"erden'i seviyoruz arkasındayız! valla şöyle söyleyeyim; mauro icardi'den başka bu konuda öyle şey falan yok yani. herkes işin civası."