sergen'i barcelona'nın başına koysan "bu takımı ben kurmadım" der. adamda sorumluluk alma gibi bir özellik yok çünkü, bir sorun varsa ancak transferle çözülebileceğine inandırmış kendini. problemin kendisi olduğunu kabul etmektense bütün kadroyu değiştirmeyi tercih edecek kadar da büyük bir egosu var.

başkanın da işine geliyor, dikilitaş'ın kaymağını yiyene kadar zaman kazanıyor işte. yarın öbür gün transferler tutmadığında "hoca istedi aldık, ne yapalım" deyip çıkacak işin içinden, beşiktaş'ın parası bol nasılsa. hesabı da 4-5 sene sonraki yönetimlere kitlediler bir güzel.

youtube'da feda dönemiyle ilgili bir videoya denk geldim, o dönemleri tekrar hatırlamak açısından güzel oldu. o takımlar bireysel hatalarla puan kaybetmiyor muydu sanki? ama samet aybaba'nın, bilic'in takımları puan kaybettiğinde bile alkışlanıyordu. çünkü o vasat kadrolar sahada terinin son damlasına kadar savaşıyordu. bu hoca dokunuşudur. oyuncular inandıkları hoca için savaşırlar, kötü sonuçların ardından oyuncusunu taraftarın önüne atan hoca için değil.

Kayıt Ol
Kanallar