öncelikle belirtmeliyim ki yangın yapılamayacak maçtı. ben çok rahat bira içe içe izledim. herkes olabilecek senaryonun farkındaydı. haaland, doku, çerki gibi oyuncular can yakacaktı zaten. seviye olarak çok üst düzeyler, fizik olarak yanlarında bile değiliz.
bunu ilk yarım saatte gösterdiler zaten. misal biz de frankfurt'a bunu göstermiştik ilk yarım saat. ama 5 yedik o ayrı mesele.
şimdi dönelim maça.
şu maçın liverpool maçındaki oyundan ne farkı var? onlar da ekitiki karşı karşıya kaldığında atsa orda da mağlup olabilirdik, onlar da kaosta ceza sahasında topu buluşturduğu adamla golü bulsa bugün 24 yapamazdık.
liverpool da bizi fizik olarak zorladı, maç sonu herkes yerlerde süründü. bir ingiliz takımıyla oynarken ilk yapacağın şey sahaya güçlü, topu kullanabilen ve hızlı adamlar sahaya atmak olmalıdır. biz pres gücümüzün ana aktörünü city maçında kestik.
hedef maç değil diye olabilir bu tercih bence.
apo arkasına adam ilk defa kaçırmıyor, ilkay ve sara ilk defa bu kadar yumuşak kalmıyor, barış berbat performansını ilk defa vermiyor.
galatasaray zaten bu. bizim sağ bekimiz yok, bizim orta sahamızda alternatif adamımız yok, bizim 10 numarada ismen adamımız var performans olarak yok. stoperde yedeğin yok. 2 kaleci yazıyorsun kafilene. kadro-performans ile fiyat-performans arasında çok fark var.
devler sahnesinde bu seviyede city son maça bırakmışsa o puanı alır karşısında kim olursa olsun. istediği kadar eksik olsun takımları ne fark eder? bir de kime göre eksik?
he karşısında fiziken diri kalan bir takım olabilseydi belki bu kadar rahat olmazdı. biraz daha efor sarf etmek zorunda kalırlardı.
belki şu maç istanbul'da olsa aynı liverpool ya da atleti maçı gibi puan alırdık net.
güzel maç oldu, güzel prestij oldu.