karşımızdaki takım juventus’u anadolu’nun bağrından kopup sami yen’e deplasmana gelen konya antep gibi oynamaya mahrum bıraktık. maçın hiçbir dakikasında topa ve oyuna hükmetmeyi denemediler ya da başaramadılar. tek farkları kontraları golle bitirdiler. ilk gol takım zafer sarhoşuyken attılar, ikinci golde de adam topa hagi gibi vurdu cidden.
demekki kadro buraların kadrosu, o zaman yetersiz olan plan oluyor. neredeyse oynadığımız her cl maçında oyuna ortak olabildik en azından city maçı dahil. demek ki yenildiğimiz ya da puan kaybettiğimiz maçlarda ya plan tutmadı ya da anlık konsantrasyon kayıpları nedeniyle kaybettik.

entry’nin bu kadarlık kısmını ilk yarı bittiğinde yazmıştım ama ikinci yarı başladı o sıra ve gönderememişim.

gelelim ikinci yarıya söylenecek hiçbirşey yok mükemmeldi.

ilk yarı sonunda okan hoca, barış ve yunus ağır eleştiriler almış.

ilk yarı da noa lang’ın olduğu kanattan gelmeyi neredeyse hiç denemedik. birazda bu yüzden etkisiz gözüktü.

barış alper ise aylar sonra ilk defa fiziksel gücün ne olduğunu tekrar gösterdi.

yunus’a gelecek olursak bence de kendisinden 10 numara olmaz. çünkü bir kadroda en hızlı ve en doğru kararı vermesi gereken ve verdiği kararı bileklerine, topa hükmederek uygulaması gereken ilk mevki 10 numara pozisyonudur. ama elinden geleni yapıyor, osimhen’le uyumsuzluğu olmasa dün 1-2 asist yapabilirdi. yine de ben okan hoca’nın yunus’la başlamasını anlıyorum çünkü onun kadar pres gücü katabilecek başka bir oyuncu yok. çok hızlı ve istekli pres yapıyor.

Kayıt Ol